Korkut Boratav
Çin’de 15’nci Beş-Yıllık Plan (II)
Yayın Tarihi: 20.11.2025 , 22:35 Güncelleme Tarihi: 21.11.2025 , 00:08
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
15’nci Beş-Yıllık Plan hazırlıkları
Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) bugünlerde 15’nci Beş-Yıllık Plan hazırlıklarına odaklanmıştır. 15’ncisi hazırlandığına göre, Çin planlamasının geçmişi 75 yıla (demek ki 1950’ye) uzanır. ÇHC 1949’da kurulduğuna göre kesintisiz, zengin bir planlama birikiminin de sahibidir.
Planlama hazırlıklarını bu köşedeki son yazımda okurlarımla paylaştım.1Hatırlatayım.
ÇHÇ Anayasası’na göre Çin Komünist Partisi (ÇKP) ülkenin yönetiminde öncü konumundadır. Marksist/Leninist devrim geleneğinden kaynaklanan bu özellik halk demokrasisi pratikleri ile hayata geçirilir. Plan taslağı ÇKP Merkez Komitesi’nce hazırlanmış, tartışılmış aşağıda inceleyeceğimiz belgeye dönüştürülmüş; 23 Ekim 2025’te yasama organı Ulusal Halk Kongresi’ne sunulmuştur. Nisan 2026’da görüşülerek (bir “yasa” konumunda) kesinleşecektir.
“Tavsiyeler” başlığı altında değerlendireceğim bu belge,2Beş-Yıllık Plan’ın temel amaçlarını, stratejilerini içeriyor. Nicel hedefler ve araçlar ile bütünleşerek 15’nci Beş-Yıllık Plan’a dönüştürülmesini, ÇHC’nin yürütme organı olan hükümet, yani bakanlıklar ve planlama örgütü (NDRC) üstlenecektir.
Tavsiyeler’in hazırlanmasını bir önceki yazıda aktardım: Belgenin ilk taslağı yayımlanıyor, dağıtılıyor. İnternet üzerinden tüm vatandaşlara, ayrıca yerel yönetimlere, sendikalara, meslek kuruluşlarına, bilim, teknoloji, iktisat çevrelerine, sempozyumlar da düzenleyerek önerilerini, görüşlerini aktarma çağrısı yapılıyor.
Sıradan vatandaşlardan 3 milyon internet iletisi; halk örgütlerinden, uzman çevrelerden, sempozyumlardan gelen binlerce katkı; iki aşamada önce 452, sonra 218 revizyona dönüştürülerek taslağa yediriliyor. Değiştirilmiş taslak, Merkez Komitesi’nin 4’ncü Genel Kurulu’nda (“Plenum”da) tartışılıyor. Son biçimiyle 23 Ekim 2025’te yayımlanıyor.
'Tavsiyeler' belgesinin niteliği, yapısı
Çin Ulusal Halk Kongresi’ne ÇKP Merkez Komitesi tarafından “Tavsiyeler” başlığı altında sunulmuş olan belge 15’nci Beş-Yıllık Plan Taslağı olarak yorumlanabilir.
Belgenin Öneriler (“proposals”) değil, Tavsiyeler (“recommendations”) başlığı altında sunulması, Merkez Komitesi’nin ÇHC’nin ikili yapısına özen göstermesinden kaynaklanıyor. Bu aşamadan sonra plan taslağındaki değişiklik önerileri Parti değil, Yasama Organı üyelerinin yetkisi içindedir.
Tavsiyeler 45 sayfalık bir belgedir. Başlangıç paragrafı, planın stratejik konumunu ifade ediyor: “15’nci Beş-Yıllık Plan dönemi, sosyalist modernleşmeyi büyük ölçüde gerçekleştirecek kritik bir aşamadır.”
Şi Jinping’in Genel Sekreterlik döneminde 21’nci yüzyılda Çin toplumu için öngörülen kritik hedefler tarihlenmişti: 2020: Mutlak yoksulluğun son bulması; 2035: Sosyalist modernleşme; 2049: Ulusal dinçleşmesinin tamamlanması: Modern, büyük, güzel, sosyalist bir ekonomi…
23 Kasım 2020’de ÇKP Merkez Komitesi ayrıntılara da girerek Çin’de mutlak yoksulluğun son bulduğunu açıkladı. 15’nci Beş-Yıllık Plan’ın bitiş dönemi olan 2030’da, sosyalist modernleşme hedefinde yolun yarısı tamamlanmış olacaktır. Tavsiyeler, “kritik bir aşama” olarak vurguladığı bu yıllarda karşılaşılacak sorunları, çözüm yollarını, ilkeleri açıklıyor. Örnek olarak Beş-Yıllık Plan’ın izlemesi tavsiye edilen temel ilkeleri (“core principles”) aktaralım: “Parti’nin genel öncülüğünü desteklemek; Öncelik halktadır (“the people”); Yüksek nitelikli kalkınma; Reformun kapsamlı olarak derinleştirilmesi; Hem etkin bir piyasanın, hem de iyi-işleyen (“well-functioning”) bir devletin hedeflenmesi; Kalkınma ve güvenliğin bir arada sağlanması”…
"Çin modeli”ni tartıştığım yazıda açıkladığım gibi Çin’deki politika tartışmalarında “reform” kavramı 1979’da gerçekleştirilen dönüşüm için kullanılmaktadır. “Reformlar” ifadesi değil, niteliksel dönüşümü kasteden “sıçrama” anlamında reform yeğlenmiştir. Kastedilen, kısa dönemli kaynak tahsisinde piyasa mekanizmasının geçiştir. Önceki paragrafta yer alan “reform” da bu anlamdadır.
Tavsiyeler, Beş-Yıllık Plan’ın temel amaçlarını açıklayarak başlıyor¸ Nisan 2026 sonrasında Ulusal Halk Kongresi tarafından belirlenecek nicel hedefleri içermiyor. Ana belgeyi kaleme alan Yazı Kurulu’nun da başkanı olan Şi Jinping, 29 Ekim 2025 tarihli People’s Daily gazetesinde Tavsiyeler’in önemli öğelerini açıklayan uzunca bir yazı yayımlıyor.
Şi Jinping’in açıklamaları
Genel Sekreter Şi, yazısının başında Ulusal Halk Kongresi’ne sunulan Tavsiyeler’in niteliksel bir belge olduğunu vurguluyor ve nicel hedefler için bazı ipuçları önererek devam ediyor: “Sosyalist modernleşmenin 2035’de gerçekleşmesi için, Çin’de kişi başına GSYH’nın, orta-derecede gelişmiş bir ülkenin o tarihteki düzeyine ulaşmış olması gerekiyor. 15’nci Beş-Yıllık Plan döneminde de ‘buna uygun’ GSYH büyüme temposunu sürdürmek gerekecektir.”
Dolarlı millî gelir karşılaştırmaları ile tanımlanan bir hedefi, sabit fiyatlı yuan (RMB) ile hesaplanan “uygun” büyüme hedefine dönüştürme Çin Planlama Örgütü’nce yapılmaktadır. Yanlış hatırlamıyorsam South China Morning Post gazetesi yıllık büyüme hedefinin %4,17 olarak hesaplandığını açıklamıştı.
Bu tempo, son yılı sürdürülen 14’ncü Beş-Yıllık Plan döneminde gerçekleşmekte olan %5,5’lik büyüme tahminine göre önemlice bir yavaşlama içermektedir. Çin’de nüfus artışı son bulmuştur; verim artışları belirleyicidir. Şi de yazısında buna ve benzer nicel hedeflere dikkat çekiyor:
“Verimlilikte düzenli artışlar, kişisel gelir artışlarının büyüme temposuna uyarlanması, ücret hareketlerinin emek verimi artışlarına bağlanması, orta-gelirli nüfusun genişlemesi, tüketim harcamalarının payında önemli bir artış hedefler arasında yer almalıdır.”
Bölüşüm ilişkilerinde istikrar, katma değerde ücret/kâr paylarının sabitlenmesi ile sağlanacaktır. Yöntem, ücretlerin verim hareketlerine bağlanmasıdır.
GSYH’ da özel tüketim harcamalarının payında 3-4 puanlık artışlar dahi, gerçekleşmesi çok güç hedeflerdir. Şi, önemini pekiştirmek için ayrıca vurgulamış: “İç talep ekonomik büyümenin ana motorudur; bu işlevi güçlendirilmelidir”. Bu yapısal sorunu tartışan Çin iktisatçılarının “sol” kanadı, çözümü sosyalist bir refah devletine geçişte arıyor.
Çin planlamasının başarılarından söz ettim. Bilançosu “günahlarını” da içermektedir. Bir yandan modern bir sosyalist toplum inşası tasarlanmakta, bir yandan da milyonlarca köy kökenli göçmen işçinin sosyal güvenlik sistemlerinden yoksunluğu sürmektedir. Çin, sağlık ve eğitim hizmetlerinin bir bölümünün bedelli olması “ayıbından” hâlâ arınamamıştır.
Şi Jinping’in bir öncelik olarak vurguladığı “nitelikli yeni üretim güçlerinin” gelişme temposu, Çin’de bölüşüm ilişkilerinde de radikal bir düzelmeyi sağlayabilecek mi?
Robotlaşmada, temiz enerji üretiminde, elektrikli taşıtlarda, altyapıda, mühendis diplomalı gençlerin sayısında, bunların kurduğu “deep-seek” türü girişimlerin yapay zeka katkılarında dünya lideri olan bu ülke, sosyal güvenlikten yoksun köylü çocuklarının mümkün kıldığı ucuz işgücüne bağımlılığını hâlâ sürdürecek mi?
Halk demokrasisi mi? Burjuva demokrasisi mi?
21’inci yüzyılın ilk çeyreği son bulurken dünya sisteminin zirvesinde yer alan iki ülkede (ÇHC ve ABD’de) iki farklı “demokrasi türü” (veya “siyasal rejim”) eş-zamanlı olarak “marifetlerini” sergiliyorlar. “Ahkâm kesmeyi” de ben üstlenmiş olayım.
Çin’de hazırlanmakta olan Beş-Yıllık Plan, sosyalist devrimler geleneğinin bir mirası olan halk demokrasisi pratiği içeren yüzbinlerce insanın katılımıyla kolektif bir ürün olarak hazırlanmaktadır.
Başkan Trump, temsilî demokrasinin başkanlık sistemini tek başına ve tehlikeli doğrultuda yönetmektedir. Bir yandan ülke içinde faşizmi yaygınlaştırmakta, diğer yandan da temsilî demokrasinin kurucu belgesi Magna Carta’nın “vergi hakkı Meclis’indir” ilkesini dahi çiğneyerek “cezalı gümrük tarife oranlarını” başta Çin, dış rakiplerine karşı tek başına kararlaştırmaktadır. Kongre kararı olmadan Venezuela’yı da istila etmek niyetindedir.
Sömürücü sınıfların tasfiye edildiği sosyalist devrim aşamasında Lenin, “bugünkü biçimiyle proletarya diktatörlüğü bile en demokratik bir burjuva rejiminden defalarca daha demokrattır” görüşündeydi. Bugünün farklı ortamlarında Çin ve ABD karşılaştırması, Lenin’in geçen yüzyıldaki tespitini hatırlatıyor.