Kemal Özer
Salihli Şiir İkindileri'nin Düşündürdüğü
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
Anımsanacaktır, 12 Eylül saldırısıyla birlikte, bu saldırının rüzgârından hız alan değişimler yaşandı. Popüler kültürün yaygınlaşmasına hizmet edecek yayın çalışmaları için yayınevleri kurulmaya, dergiler çıkarılmaya başlandı.
Üstelik bu değişimler karşısında daha önceki sanatsal ve toplumsal duruşların korunamadığı görüldü. Sessizliğe bürünenler "bekle gör" tavrını benimserken, değişime ayak uydurmaya kalkanlar kendilerine yeni yollar çizmekten, yeni "ittifak"lara girmekten çekinmediler.
Bütün bunlar yaşanırken, saldırılar karşısında birtakım direniş odakları da ortaya çıktı. Yazarlar Kooperatifi (Yazko) bu direnişin bir odağı haline kendiliğinden gelmişti. Onun birtakım yönetim yanlışları yüzünden kapanmasıyla, direnişin başka odaklar yaratması birbirini izledi. Sanat ve kültür merkezleri hızla yaygınlaştı ve saldırıya karşı çıkanlara sözlerini söyleyecekleri, eylemlerini gerçekleştirecekleri ortamı hazırladı.
Bu yıl 40. kez yapılan Salihli Şiir İkindileri'ne çağrıldığımda bunları bir daha düşündüm. 1984 yılında ilkini düzenlediklerinde Salihli Belediye Başkanı Zafer Keskiner'in amacı, yalnız "toplumsal belediyecilik" anlayışı gereği sanat ve kültür çalışmalarını, yapılan hizmetin bir vazgeçilmezi olarak görmekle sınırlı değildi.
Direniş odaklarına, tıpkı yaygınlaşan sanat ve kültür merkezleri gibi yeni bir söz söyleme, eylem gerçekleştirme alanı katmak istemişti.
Bu tür etkinliklerin en uzun ömürlüsü (bilindiği kadarıyla) Makedonya'daki Struga Şiir Akşamları'ydı. Salihli'de başlatılan, ilkyazda ve güzde iki kez yapılarak, (4 yıllık bir ara dışında) bugün 20. yıla ulaşmış bulunuyor.
Yeri gelmişken, Salihli Şiir İkindileri'nin sağladığı ortamı, yılda iki kez gerçekleşen etkinliğe indirgememek gerektiğini söylemeliyim. Yıl boyunca sürüp giden tiyatro, halk oyunları, halk sanatları vb çalışmalarıyla bir bütün içinde değerlendirilirse anlamı daha iyi anlaşılacaktır.
Salihli Şiir İkindileri, bu bütünün dışa açılan yüzünü oluşturuyor çünkü. İzleyicisi Salihli'yle sınırlı kalmayan, Manisa ve İzmir'in yanı sıra ülkenin birçok yerinden gelenlerce de izlenen bir etkinlik. (Kırklareli'nden gelen bir izleyiciyle tanıştım bu yıl). Katılımcısı ise, kentin ve yörenin yetenekli sanat heveslilerini geliştirme işlevinden, ülke çapında bir şiir şölenine, zaman zaman da ülke dışından gelen ozanlarla uluslararası bir boyuta taşımış bulunuyor onu.
İlk kez katıldığım 2001 yılında, bu gelişmenin nerden kaynaklandığını kavramamda en büyük etken, halkın gösterdiği ilgi olmuştu. Gençler, öğrenciler vb gibi belli bir kesimce değil, kentin her yaşta, her meslekten insanlarınca izleniyor ve sahip çıkılıyordu.
Tanık olduğum bir olay ise, izleyenlerin niteliğinin düzeyiyle ilgili bir gözlem yapmama yol açmıştı. Sahnede kendisine fırsat verilen bir kişi, bu fırsatı kendi şiiri için değil, propagandasını yapmak istediği dünya görüşü için kullanmak istemişti. Üstelik bunu o dünya görüşünün ünlü bir ozanından seçtiği çok uzun bir şiirle yapmak istemişti. Kolay rastlanmayacak bir hoşgörü gösteren izleyiciler, tepkilerini herhangi bir taşkınlığa yol açmadan, ancak hafifçe başlayan bir uyarı alkışıyla sınırlı tutmuşlardı.
Gözlemlerim arasına, kentin üzerine kurulduğu eski uygarlıkların benimsenmesi de eklenmişti. Verdikleri ödülün bile Diyonisos adıyla anılması, halk adına verilmesi, kentin yalnız bugünüyle değil, tarihsel geçmişiyle de bütünleşildiğini düşündürmüştü.
Bütün bu gözlemlerin yanı sıra bir kaygı da akla geliyordu hemen: Benzeri girişimlerin sürekli olamaması. Kişisel etkenin önemini vurgulayan başka etkinliklerle tanışmıştık daha önce. Muğla'da Erman Şahin'in, Susurluk'ta Tahsin Bozoğlu'nun, Bergama'da Sefa Taşkın'ın başlattıkları, kendileriyle sınırlı kalmış, sürekli olamamıştı.
Bu yıl 40. kez yapılan Salihli Şiir İkindileri, kişisel etkenin doğurduğu kaygıyı ortadan kaldırmış görünüyor. Belediye başkanlığı el değiştirdiği halde, etkinlik sürüyor yine. Hem de gelinen düzeyi daha da geliştirip ileriye taşıyarak. Kurumlaşma yolunda atılmış bu adımın arkasını getirecek birikime halkın sahip çıktığını göstererek.