Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kemal Özer

Ordaydım Diyebilen Bir Bellek

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:35 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:35

Alanlara çıkıldı. Ölümlerin yıldönümüydü. Yollardan alanlara. Seslerle çıkıldı. Seslerin yolu açıktı. Kararlı seslerin. Yakınan, ama geri dönmemeye kararlı. Omuz omuza yürüyen seslerin. Engellere çarpa çarpa yürüyen. Geçmişi bugüne taşıyarak. Bugünün içindeki geleceği konuşarak.

Gömütlüklere gidildi. Gömüt taşlarının başına. Güneş altında ısınan gömüt taşlarının. Eller değdikçe daha da ısınan. Bir yılın daha geçmiş olduğunu anımsatarak. Bekleye bekleye geçmiş olduğunu. Her biri bir adı taşıyarak alnında. Her biri bir yüzü gizleyip açıklayarak. Her birine bir çiçeğin gölgesi düşerek.

Sözler verildi. Verilen sözlere yenileri eklene eklene. Daha önce verilenler anımsana anımsana. Ardından koşulamayacak kadar hızlı. Geri alınamayacak kadar direngen. Yumruklar sıkıla sıkıla verildi. Göğüsler boşala boşala. Korkusuzlukla verildi. Kuşkuyu akla bile getirmeksizin. Sabrın sınavdan geçmesi gerektiğini.

Gün bitti, geceye gelindi. Günün yürüyüşlerinden gecenin bekleyişine gelindi. Marşlardan şiirlere, türkülerden semahlara gelindi. Günün yoruluşundan gecenin coşumuna. Aydınlığın terleyişinden ışıkların esintisine. Derin bir soluklanma için gelindi. Yarını aralayacak bir rüzgâr için.

"Mayısta açan gül adınızla anılacak
alanlara çıkan ses, anımsatan özlem
yarım bırakılmış bir yaşamı" demeye

"Zaman adınızla anılacak Temmuz geldiğinde
yerinden oynayan ana yüreği
kapının her çalınışında" demeye

"Birer adım olacak her biriniz
biri bitse bile bir başka yürüyüş için
yeniden başladıkça bu yaralı semah" demeye gelindi.

Sonra alanlardan bir boşalmışlık kaldı geriye. Ayak izlerinden bir dağınıklık. Sonra gömüt taşlarından bir susuş. Verilen sözlerden bir uçuşma. Sonra semahlardan ıssız bir gölge. Türkülerden sessiz bir yankı.

Her yer boşalsa, herkes gitse, her şey sussa bile olanları duyan, gören, konuşan bir bellek ordaydı yine de. Artık duyulmaz olanı, göz önünden çekileni, yankılara ve gölgelere bürüneni içinde barındıran, ordaydım diyebilen bir bellek. Ne zaman dile geleceği, ne zaman dile getireceği kestirilemese de.

Evet, bir bellek, bir ozan belleği.

[email protected]
www.blogcu.com/kemalozer

Kemal Özer 'ın Son Yazıları