Fide Lale Durak
Yaşamın birliği sanatla sağlanır mı?
Yayın Tarihi: 20.12.2025 , 21:59 Güncelleme Tarihi: 17.07.2026 , 16:22
Savaşın vahşetinde çocuklar bize bakıyor. Kimisi yaktığı kağıt parçasıyla ısınmaya çalışıyor, kimisi arabanın içinde savaştan uzaklaşmaya... Bir çocuğun çığlıklarının arkasından yok edici alevler yükseliyor. Osman Tali'nin savaşı anlatan resimleri yüzümüze çocukların nefesi olarak çarpıyor.
Tali, yaşamın birliğinden bahsediyor sergisinde. Serginin adı: “Yaşamın Birlik Manifestosu”. Savaşlardan bahsederek birlik olur mu? Tali'nin sergisinin yalnızca bir kısmını oluşturuyor savaş, daha büyük kısmında ise çocukların yaşam hakkı teması karşımıza çıkıyor. Çocuk kırılganlığı, naifliği, hayvanların masumluğu ile buluşuyor. Bir resimde, iki ahbap arkadaş kollarını birbirlerinin omuzlarına atmış yürüyorlar, daha doğrusu yaşı daha büyük olan küçük olanı kollarcasına elini sırtına atmış. Yetişkinlerde pek göremediğimiz, artik sadece çocuk dünyasının bozulmamışlığında karşımıza çıkan duygular bunlar: kollama, sahip çıkma, sevecenlik… Arkalarından da iki güvercin çocukları taklit ederek kanatlarını geçirmişler birbirlerine, peşlerine takılmış gidiyorlar. Yaşamın güzelliği böyle bir kurguyla canlanıyor tuvalde.

Serginin afişine de taşınan bir resim var sırada. Adını yaşama sevinci koysanız yeridir. Elinde köpeğiyle, denizin köpüklerinde koşan bir kız. Ardında kızıl bir gökyüzü bırakmış ama gökyüzünün rengini de yüzüne taşımış, turuncu sıcak… Resim, güneşin renginde varoluşun tatlı bir sarhoşluğu gibi. İnsan soruyor kendine, peki yaşamın birliği böyle sağlanabilir mi? Neden olmasın.

Tali'nin resimlerinde yaşamın birliği, temennisi ve umudu yüksek diyalektik bir varoluş. Savaşların gölgesinde gözümüzü iyi ve güzel olana çeviriyor.
Bir başka resimde, gözünü penguene dikmiş bir çocuk var. Bu resim diğerlerinden biraz faklı geliyor, fırçası daha bir empresyonist, duygusu o ana odaklanmış. İçine çekiyor insanı, çocuk olup bu dikkati bulmak, kuşanmak istiyor insan. Odaklanma süremizin bilmem kaç saniyelere düştüğü günümüzde derinlemesine bakmak bile ne kadar zor. Halbuki bir çocuk için gördüğü bir hayvan bile merakını, zamanını vermek için yeterli. Tali'nin resimleri unuttuğumuz güzellikleri hatırlatıyor. Yaşamın birliği unutulan güzellikleri hatırlayarak sağlanabilir mi? Mutlaka hatırlamak başat olmalı.

Hatırlamak yaşamın sevincini, neşesini… Sergi, çocuklukta mı kaldı bunlar diye düşündürtüyor. Öyle değil mutlaka ama gündelik hayatımızda akla gelmesi zor, nadir anlara dönüştüğünü hissettiriyor.
Tali'nin hattatlık pratiği de var. Hattat tavrının ince dokunuşları resimlerde de kendini hissettiriyor. Özellikle mekan çözümlemelerinde hissettiğimiz ayrıntılı fırçası sanata yaklaşımına dair ip uçları veriyor. Geleneksel teknik, bugünün konuları ile buluşuyor. Tali'nin kendine özgü yaklaşımını oluşturan bu yaklaşım, sadece tekniğin gelenek ve bugünle harmanlanmasıyla ilgili değil, aynı zamanda resimlerinin çağımızın felaketlerine sessiz kalmayan duruşuyla da ilgili.
Tali, çocukların kaçamak bakışlarında, duruşlarında, yürüyüşlerinde unutulan bir dünya özlemini çağırıyor. Resimlerden her şeyin çocuk neşesine sığabildiği bir dünya yansıyor. Tali, izleyenleri sadece kendi çocukluk hatıralarına dalıp çıkartmıyor, savaşlarla değil yaşama sevinciyle sarılı bir dünyanın mümkün olduğunu da hatırlatıyor.
Yeni yıla girmemize sayılı günler kaldı. Geçen haftalarda ‘ahlak’ kavramına da vurgu yapan siyasi bir açıklama çıkmıştı. Sermayenin yaşamlarımızı nasıl çürüttüğünü, uyuşturucu kullanma yaşının 12'ye indiğini, çocuk istismarındaki inanılmaz artışı, çocuk işçi ölümlerinin MESEM projeleriyle nasıl önünün açıldığını ve daha pek çok şeyden bahseden bu açıklama birlik olmaya çağırıyordu. Çocukların neşesinin kaçtığı, kadınların ve işçilerin sanayi devriminin ilk yıllarını aratmayan koşullarda çalıştığı günümüzde, birlik olmaya çağırarak bitiyordu aynı açıklama.
Yaşamın birliği nasıl sağlanabilir?
Tali'nin sergisi böylesine kapsamlı bir soruya cevap üretiyor. Kurtuluş sanatta olduğu için değil de her yerde sağlanması gerektiği için, iyi ve güzel olanı görünür kılmadan birlik olunamayacağı için ve herhalde en önemlisi, sessizliğimizin çürütmek isteyen bu düzene fırsat vermesini engellemek için.
Tali'nin sergisini gezmek için bugün son gün, hala bir haftasonu planınız yoksa ve İstanbul'daysanız sergiyi İspirtohane Kültür Merkezi'nde görmenizi tavsiye ederim.