Fide Lale Durak
NATO'ya karşı afişe çıkmak
Yayın Tarihi: 05.07.2026 , 00:08 Güncelleme Tarihi: 05.07.2026 , 00:09
Ülkede NATO Zirvesi nedeniyle olağanüstü bir atmosfer yaratıldı. NATO'ya karşı söz söylemek, itiraz etmek, örgütlenmek neredeyse başlı başına bir suç gibi gösteriliyor. Bunun son örneklerinden biri, "5 Temmuz'da NATO'ya karşı ülkemiz ve onurumuz için yürüyoruz" çağrısının afişlerini hazırlayan TKP üyelerinin gözaltına alınması oldu. Gerekçe de NATO atmosferiyle bağlantılı: "Suça tahrik."
İlginç olan şu: Her şeyin dijital ortama taşındığı, siyasetin sosyal medya ekranlarına sıkıştırıldığı söylenen bir dönemde iktidar hâlâ bir afişten korkuyor. Demek ki duvara yapıştırılan bir kâğıdın hâlâ değiştirebildiği bir şeyler var.
Uzun zamandır insanlara sokağın etkisiz olduğu anlatılıyor. Tepki göstereceksen paylaşım yap, beğen, yorum yaz... Siyaset ekranın içine çekilirken sokak da iktidarın gösterisine bırakılıyor. Oysa duvara asılan bir afiş tam tersini söyler. "Biz buradayız" der. Bir fikrin, bir örgütün, bir mücadelenin bu kentte yer tuttuğunu ilan eder.
NATO'nun afişleri ise zaten her yerde. Zirveler tanıtılıyor, güvenlik önlemleri duyuruluyor, kent NATO'nun ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleniyor. Bunların hiçbiri propaganda sayılmıyor. Ama NATO'ya karşı bir yürüyüş çağrısı yapan afiş "suça tahrik" sayılabiliyor. Böyle zamanlarda asıl düşünülmesi gereken, hukuktan çok siyasetin nasıl işlediği ve toplumsal meşruiyetin nasıl kurulduğudur.
Benim NATO karşıtı bir afişle ilk karşılaşmam 2004 İstanbul Zirvesi sırasında olmuştu. Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi'nin duvarına asılmış "NATO'ya Karşı Gençlik Kampı" afişini gördüğümde üniversitede siyasallaşmaya başladığım yıllardı. Kısa süre sonra o afişleri ben de asmaya başladım.
Afişleri okul yönetimi istemiyor, sağcı öğrenciler ise söküyordu. Sonra afişlerin başında beklemeye başladık. Merak edenlere NATO'yu anlatıyor, broşür dağıtıyorduk. Bazen afişi indirmeye gelenlerin ezberini ironiyle bozuyorduk. "Yanlış anlamışsın; NATO'ya karşı derken denize karşı gibi. NATO manzaralı bir kamp olacak." O birkaç saniyelik duraksama bile, aslında ezberlenmiş NATO savunusunun ne kadar boş olduğunu göstermeye yetiyordu.
O günlerde şunu öğrendim: Afiş tek başına bir kâğıt değildir. Arkasında onu hazırlayanlar, çoğaltanlar, asanlar ve sahip çıkanlar vardır. Duvara yapıştırılan şey mürekkep değil, örgütlü iradedir.
Türkiye'de NATO karşıtı afişlerin tarihi de neredeyse NATO kadar eskidir. En üretken dönem ise kuşkusuz 1968 sonrasıdır. Üniversitelerde kurulan serigrafi atölyeleri kısa sürede politik üretim merkezlerine dönüşmüş, Vietnam direnişi, 6. Filo protestoları, tam bağımsız Türkiye talebi ve NATO karşıtlığı aynı görsel dil içinde buluşmuştu.
Bu afişlerin önemli bir özelliği vardı. Büyük bölümü imzasızdı. Çünkü afiş bir kişinin değil, örgütlü mücadelenin ürünüydü.
1960'lardan 1980'e uzanan dönemde Abidin Dino, Sait Maden, Tonguç Yaşar, İnci Tuğsavul Özgüden, İbrahim Niyazioğlu, Mehmet Sönmez, Sadık Karamustafa ve daha birçok sanatçı bu üretimin içinde yer aldı. Kimisi doğrudan afiş tasarladı, kimisi grafik dili geliştirdi, kimisi atölyelerde çalıştı. Sanat ile siyaset arasındaki ilişki galerilerde değil, çoğu zaman matbaalarda ve serigrafi tezgahlarında kuruldu.
Artık afişlerin önemli bir bölümü dijital olarak üretilmesine rağmen işlevi değişmedi. Hâlâ bir siyasal hattın görünür hale gelmesinin en yalın araçlarından biri.
Dolayısıyla toplumun harekete geçtiği dönemlerde afişlerin çoğalması da tesadüf değildir. Çünkü afiş, örgütlü bir gücün işareti olarak insanları çağırır, buluşturur, tartışmayı büyütür, örgütlü iradeyi güçlendirir.
Bu yüzden mesele afiş basmaktan ziyade, o afişin temsil ettiği siyasal iradeyi büyütebilmekte. Afişleri söktürmemek de onları asanları korumak da aynı mücadelenin parçaları.
Bugün bir afişten korkuluyorsa bunun nedeni, o kâğıdın arkasında yeniden örgütlenebilecek bir halk ihtimalidir. Belki de NATO Zirvesi günlerinde yeniden hatırlamamız gereken budur.
Bu vesileyle duvara asıldığı için suç tahriki sayılan afişe ve çağrısına burada yer verelim.
