Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Fadime Uslu

Fadime Uslu

Kesişme

Mutluluk fotoğrafını ilk gördüğümde zihnimde Rembrandt’ın Dr. Nicolaes Tulp’ün Anatomi Dersi adlı tablosundaki dersi dinleyen öğrencilerin imgesi belirdi. Hatimoğulları’nın açıklaması kurduğum bağlantıyı destekledi.

Yayın Tarihi: 05.10.2025 , 23:41 Güncelleme Tarihi: 06.10.2025 , 11:06

İroni, o andaki durumun içerdiği katmanlı gerçeklikle onu savunma tarzının yüzlerce yıl önce üretilmiş bir resim ve resmin izleksel alanlarının kesişmesinden doğuyor.

Durum şu: “Meclis Resepsiyonunda Erdoğan ile Çekilen Mutluluk Fotoğrafı”ndaki yakın teması Dem Parti eş genel başkanı Tülay Hatimoğulları, Spot Youtube kanalında İrfan Aktan’a açıklıyor: 

“Orada çok ciddi bir itiş kakış, masalar devrilmek üzere filan. Biz de ayakta durmakta bile zorlandığımız bir fotoğraf. O fotoğraf karesi esnasında insanlar ayakta durmaya çalışıyor.”

Yani, temastaki yakınlık mekânsal koşullardan kaynaklanıyordu. Alan o kadar dardı ki, yakınlık kaçınılmazdı. 

Mutluluk fotoğrafını ilk gördüğümde zihnimde Rembrandt’ın Dr. Nicolaes Tulp’ün Anatomi Dersi adlı tablosundaki dersi dinleyen öğrencilerin imgesi belirdi. Hatimoğulları’nın açıklaması kurduğum bağlantıyı destekledi. 

On yedinci yüzyıl Hollanda burjuvazisinin görsel ideolojisini yansıtan Anatomi Dersi tablosu, Hollanda grup portreciliği tarzında. Genellikle meslek loncalarına mensup olanların resmedildiği grup portrelerinde kişilerin arasındaki ruhsal ve duygusal ilişkiyi öne çıkarmak için dar alanlar tercih ediliyor. Üzerinde durduğum resmin biçimsel gerekçeleri, Hatimoğulları’nın ‘alan dardı’ açıklamasıyla örtüşüyor.

Tabloda, ünlü cerrah Dr. Tulp profesör olarak, cerrahlar loncasından yedi meslektaşına teşrih masasındaki kadavranın ön kolundaki belirli kasları anlattığı ders sırasında betimleniyor. Profesörün sağ elinde kasları geriye çekmek için bir alet var. Sol elinin hareketi, geleneksel olarak konuşmaya eşlik eden türden. Tulp’un dikkati, dersin konusu olan kadavrada değil, açıklamalarını dinleyen grupta. Bu, otoriteyi temsil eden profesörle cerrahlar arasındaki psikolojik ilişkiyi öne çıkarıyor. Hollanda resminde grup portreciliği konusunda çalışmasıyla tanınan Alois Riegl, resmedilen dinleyicileri şöyle yorumluyor: “İlgililikleri ile dinleyiciler kendilerini profesöre tabi kılarlar; hepsi de aynı psikolojik ilgililiği paylaşırlar ama bu bireyden bireye değişen beden hareketiyle ifade edilmiştir.”1

Cerrahlar temelde üç farklı hareketle betimlenir ama nüansta her biri farklı biçimdedir. Ressamın bu yaklaşımı, kişilerin dersi dinlemeye yönelik motivasyonlarının aynı anlam kategorisinde değerlendirilmesini sağlar. Gene bu tavır, resimdeki iki tarafın varlığını keskinleştirir: Ders veren profesörle tek bir bütünü oluşturan öğrenciler. Öğrenci konumundaki cerrahlar yüceliği sembolize eden üçgen bir hat boyunca sıralanır. Üçgenin tepesindeki ve solundaki figür, resmin üçüncü tarafı olan izleyiciye bakmaktadır. İzleyiciyi o ânın şahidi olarak konumlayan ressam, izleyiciye doğru bakan kişileri, profesöre yakın temasta olan öğrencilerin yüz ifadelerindeki duygusal tondan farklı olarak duygudan azade nesnel bir tutumla sahneye koyar. Bu karşıtlık, merkezdeki kişilerin duygusal tepkilerini öne çıkarır.

Kompozisyonun merkezindeki üç figürün yüz ifadesinde meslek loncasının işlerine duydukları sadakat okunur. Riegl, karakterlerin psikolojilerini şu sözlerle açıklar: “Kadavranın kafasının hemen arkasında bulunan üç cerrah en canlı tepkileri veriyor görünürler çünkü en belirgin jestlere onlar sahiptir. İçlerinden birisi daha iyi görebilmek adına öne doğru eğilmiştir. Yanındaki adam daha iyi duyabilmek için aynı şeyi yapar, gayreti yüz ifadesine neredeyse acı (pathos=duygusal bakımdan etkilenmiş olma durumu) olarak okunabilecek şekilde yansır. Üçüncü adam her iki tarafa uyum sağlamış görünür. Bu merkezî grubun dışındaki figürlerin tepkileri ile istenç ve duyguların ifadesi giderek hafifler.”2

Riegl, Rembrandt’ın 1632 tarihli Anatomi Dersi’ndeki karakterlerin profesörün dersine olan ilgisini anlatırken, bu yazıya konu olan fotoğraftaki DEM Parti heyetinin Erdoğan’a gösterdikleri ilgiyi açıklıyor gibidir. Mutluluktan öte, tabi olmanın grup portresidir bu. Heyeti çevreleyen kalabalığın rolü, tarihi anlardan birini büyük kitle adına seyretmektedir. Kitleden beklenen buradaki uyuma eşlik etmesidir.

Resimdeki üçgen hattın üst noktasındaki bulunan cerrahın bakışının yönü frontal duruşla doğrudan izleyici üzerindedir. Sağ işaret parmağı ile profesörün sunumunu gösterir. Bu hareketin anlamını, Riegl de açıklar: “Parmağın tabi kılan işareti ile izleyicinin dikkatini derse yönlendirir. Böylelikle tabi kılan araç, iki ilişki yapılanmasını kapsar: Birincisi, Tulp ve kendilerini derse veren kişi olarak Tulp’a tabi kılan yedi cerrah arasında; ikincisi en üstteki cerrah ve izleyici arasındadır. Böylece izleyici cerraha ve onun aracılığıyla Dr. Tulp’a tabi kılınır.”3

Anatomi Dersi tablosunun temel nesnesi kadavranın incelendiği teşrih masasıdır. Masa bağlayıcıdır. Figürlerin her birinin ilgisindeki kaynak bu masadan doğar. Teatral bir sahnede, ışığın odağı dışa vurulan duygu ve istencin şiddetinde ve yeni bir işlev kazanmış olan cesettedir. Kadavra olarak insanlığın yararı için, insanlık adına masada teşhir edilmektedir.   Mutluluk Fotoğrafı’ndaki masa ise boştur. Önde bağlanmış ellerin altını çizer. Her iki tarafın beklentisini, kendi gruplarının gelecek tasarılarının hayalini taşımaktadır.

Resimde de fotoğrafta da kişilerin her biri temsil ettikleri sembolün açık diliyle konuşur. Bir ideolojik araç olarak sembol, iktidar tarafından üretilen, çevrimiçine sunulan, çeşitli aygıtlarla pekiştirilen ve kitleye dayatılan büyük bir sözlüğün alfabesidir. Düşüncenin inşasındaki dilin ham maddesi buradan şekillenir. Kesişme noktasını kuran gramer ise izleyicinin eylem potansiyeli hesaplanamaz olan görme biçimindedir. 

  • 1

    Alois Riegl, Hollanda Resminde Grup Portreciliği, Çevirmen: F. Tülay Kazancı, Hayalperest Kitap, İst.2019, s. 286.

  • 2

    a.g.e., a.s.

  • 3

    a.g.e., s.288.

Fadime Uslu 'ın Son Yazıları