Erbil Tuşalp
Utanç sayıları-2
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:49 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:49
Erbil Tuşalp'in “Utanç sayıları-2” başlıklı yazısı 29 Ocak 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
SAVUNMA REFLEKSİ: Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay’daki yeni yapılanma “orduyu yıpratmak için sürdürülen psikolojik savaşa” yeni boyut kazandırdı. Adalet Bakanlığı koltuğundaki “İmam Hatip kökenli” üç bakan, “ABD’den gelen-giden” uzman hukukçular ve de elbette “hocaefendi polislerinin” işbirliği programın en önemli ayağı olan “ordunun gözden düşürülmesi” operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi.
“Askeri darbeye” karşı “yargı darbesi” örtüsüyle gizlenen sivil dikta tiyatrosunun en başarılı temsilleri “adil yargılanma hakkına aykırılıkların” sergilendiği Özel Yetkili Mahkeme sahnelerinde oynandı.
Aklı birdenbire başına mı geldi, yoksa hayat böyle bir açıklamayı zorunlu mu kıldı belli değil. Ama Başbakan’ın ağzından çıkan “Askerlere yönelik operasyonlar terörle mücadelede motivasyonu olumsuz etkiliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadelesine darbe vuruyor” sözlerinin yaşama nasıl yansıdığı belli:
Önce “ordunun savunma refleksine dönük itibarsızlaştırma operasyonunun” tamamlandığını düşündüm. Sonra “Uysal atın çiftesi..” ya da “İmralı’nın cilvesi..” veya “İmamın öfkesi..” gibi olasılıklar geldi aklıma. Belki Büyük Ortadoğu Projesi’nden gelen, belki de Stratejik Derinlik kuyusundan çıkan bir sürprizdi. Kısaca Vaşhington saçmalaması da, Ankara yalaklanması da olabilirdi.
* * *
MİLLETVEKİLLERİ BİLİM ADAMLARI: Her neyse çifte mi, cilve mi, öfke mi bilen yok. Ama bu olasılıkları doğrulayan “Silivri matematiğinin” utanç sayılarının anlamı var.
Önce BDP’den 6, CHP’den 2 ve MHP’den bir milletvekili cezaevlerinde.
Silivri’yi tanıyan üniversite öğretim üyesi sayısı 7. Tutuklu yargılanan Prof. Fatih Hilmioğlu ve Prof. Mehmet Haberal’ın sağlık sorunları var. Prof. Yalçın Küçük Silivri’de de dimdik ayakta. Doğu Perinçek’in oğlu Mehmet ile Ragıp Zarakolu’nun oğlu Deniz babalarının izinde cezaevinde.
Cezaevlerindeki 76 gazeteciden 28’i bir süre Silivri’de yaşadı, yaşıyor. Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan aynı hücrede. Günde 10 dakika su hakları var. Hikmet Çiçek 20 yıla yaklaşan deneyimiyle cezaevine boyun eğmiyor.
Silivri yargılamaları sürecinde İlhan Selçuk, Prof. Uçkun Geray, Prof. Türkan Saylan, Ali Tatar , Kuddusi Okkır, Engin Aydın, Kaşif Kozinoğlu ve Erhan Göksel yaşamdan koparıldılar.
* * *
CEZAEVİNDE MAHKEME: Gelelim “komutan kalmadı” yakınmasına. İnanması güç ama “terörle mücadele eden” Genelkurmay Başkanı kaşla göz arasında terör örgütü lideri oluverdi. Silivri’de 8 cezaevinin ortasına kurulan mahkemede görülen Ergenekon ve Balyoz davalarında 700’ü aşan sanık var.
Ergenekon’da yaklaşık 300, 28 Şubat’ta 90, Askeri Casusluk ve Şantaj’da 300 asker yargılanıyor.
Balyoz’dan 324 asker ceza aldı. 40 kişi beraat etti.
Tutuklu muvazzaf subayların rütbelerine göre dökümü ise şöyle: 1 orgeneral, 2 korgeneral, 2 koramiral, 9 tümgeneral, 4 tümamiral, 9 tuğgeneral, 6 tuğamiral, 165 albay, 33 yarbay, 19 binbaşı, 9 yüzbaşı, 3 üsteğmen, 1 teğmen.
Kara Kuvvetleri’nden 75. Hava Kuvvetleri’nden 29 muvazzaf subaya karşılık Deniz Kuvvetleri’nden çoğunluğu amiral ve albay olmak üzere 112 subay tutuklu.
Bunca rüşvetçiyi, kara paracıyı, yalancıyı , dolandırıcıyı, hırsızı, arsızı, uğursuzu, kalpazanı, sahtekarı görmezden gelip onları tutuklarsanız elbette “komutan kalmadı” diye ağlarsınız.
Binlerce, yüzbinlerce utanç sayısı tüm gerçekliğiyle ortadayken sahte demokratikleşme gülücükleriyle kimseyi kandıramazsınız.