Erbil Tuşalp
Utanç sayıları-1
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:49 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:49
Erbil Tuşalp'in “Utanç sayıları-1” başlıklı yazısı 28 Ocak 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
FAİLİ MEÇHUL YARGISIZ: Milyonların gözünün içine bakarak “işkenceyi, baskıyı, zulmü, ayrımcılığı” bitirdiğini anlatırken elbette yalan yanlış şeyler söylediğinin ayırdındaydı.
Ağzından çıkanın kanun sayılacağı günlerin özlemi içinde konuşunca, akepe öncesinde ülkenin “cehennem” sonrasındaysa bir “cennet” olduğunu anlatıyordu.
Oysa 2012 Türkiyesi’nin utanç sayıları bu savı doğrulamıyor.
“Sıfır tolerans” yalanıyla örtülen işkence ara vermeden sürdü. AKP iktidarının 10. yılında TİHV’na göre 217 İHD’ne göre 397 kişi işkence gördü. Devrimci 78’liler Federasyonu 12 Eylül vahşetinde dava dosyalarına adı geçen 1656 işkenceciyi açıkladı. Kiminin danışmanı, kiminin koruma müdürü işkenceci çıktı.
Yargısız infazlarda 35, faili meçhul cinayetlerde 19, gözaltı merkezlerinde 9 yurttaşın yaşam hakkına son verildi.
Kadın cinayetleri hız kesmeden sürdü. Erkekler 2012’de 165 kadın, 14 çocuk, üç bebek ve 15 erkek öldürdü. 2012’de koruma talep ettikleri, tedbir kararı çıkarttıkları halde 24 kadın öldürülmesi yaşam hakkına dönük ayrı bir aykırılıktı.
Çatışmalarda ise185’i asker-polis-korucu olmak üzere 425 yurttaş öldü. Roboski’de sınır aşan 19’u çocuk silahsız 34 Kürt yurttaşın jetler tarafından bombalanarak öldürülmesi TBMM ve yargıya taşındı.
*
ÇOCUK KADIN ÖĞRENCİ: 377 cezaevinde 35.432’si tutuklu 89.668’i hükümlü olmak üzere 125.100 yetişkin, 2091 çocuk, 4512 kadın vardı.. Yıl içinde cezaevlerinden 69 ölü çıktı.
KCK tutuklularının “Kürtçe savunmada, anadilde eğitim ve Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılması” istemiyle 67 cezaevine başlatılan açlık grevine katılanların sayısı Kasım ayında 682’ye kadar çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “12 Eylül cunta dönemini” anımsatan “şiş kebap” açıklamaları bir işe yaramadı, 68 gün süren açlık grevi Öcalan’ın çağrısıyla sona erdi.
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde 4 kişi öldü, 555 kişi yaralandı. 6529 kişi gözaltına alındı. Yıl içinde çoğu üniversite öğrencisi olmak üzere binlerce genç insan cezaeviyle tanıştı. Ocak 2012 tarihinde Türkiye’de cezaevlerinde 1778’i tutuklu, 1046’sı hükümlü olmak üzere 2 bin 824 öğrenci vardı. Öğrenciler Dayanışma Platformu İnisiyatifi Aralık 2012’de 771 tutuklu öğrenci listesi yayınladı. Adalet Bakanı ise bu sayının 87 olduğunu açıkladı.
*
GAZETECİ HAPİSHANESİ: İHD’ye göre 2012 yılında ifade özgürlüğü kapsamında 301 kişi hakkında toplam 908 yıl 2 ay 8 gün hapis cezası verildi. İfade özgürlüğü konusunda en çarpıcı gerçek AİHM verilerinden yansıdı. AİHM’nin faaliyete geçtiği 1959 yılından 2011’e kadar geçen 52 yılda ifade özgürlüğü konusunda bize en yakın ülke olarak gözüken Avusturya’nın 32 ihlal kararına karşı, 1990 yılında AİHM’nin zorunlu yargı yetkisini kabul eden Türkiye’nin 1990-2011 yılları arasındaki 21 yıl içinde 207 ihlal kararı olması yaşanan durumun en acı istatistiği oldu.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Kültür, Bilim, Eğitim ve Medya Raportörü tarafından hazırlanan “Avrupa’daki Medya Özgürlüğünün Durumu” raporunda, “Türkiye’nin, halen dünyanın en çok tutuklu gazetecisi olan ülke olduğu” belirtildi. AGİT Medya Özgürlüğü temsilcisinin Nisan 2012 itibarıyla 95 gazetecinin cezaevinde olduğu saptamasına yer verildi. Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) 1 Aralık 2012 tarihli listesine göre 61 gazeteci haber, yazı ve yorum 15 gazeteci ise diğer nedenlerle cezaevindeydi.
Sorunları çarpıtmakla görevli Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hiçbir ahlaki endişe duymadan “İçeride kaç gazeteci var derseniz, bunu samimiyetle söylüyorum ki 3’ü geçmez” dedi. Oysa Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’nun 27 Aralık 2012 tarihli saptamasında 10’u imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere 73 gazeteci cezaevindeydi. Türkiye “dünyanın en kötü gazeteci zindancısı” oldu.