Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erbil Tuşalp

Şekerli fareler portakallı insanlar

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48

Erbil Tuşalp’in “Şekerli fareler portakallı insanlar” başlıklı yazısı 14 Ocak 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

ÜÇ BEŞ BADEM: Her şey o kadar kötü değil. Kolay unutup hemen kabullensek de, unutmaya direnen olumlu bir yapılanma da var. Bu ciple copla başımıza dikilip unutturmaya kalkanları her defasında zora sokuyor.

Geçen haftanın kanlı canlı gündeminde kent yönetimleri düzeyinde sinsice yerelleştirilen sansür gericiliği vardı. “Barış müsameresinin” yeniden sahnelenmesi nedeniyle önemsenmedi.

Oysa özel bir örgütlenme modeli olarak bence çok önemli. Örneğin iktidarın kentteki teb’asından üç beş badem toplanıyor kitabın zararlısını, öğretmenin sakıncalısını saptayıp bildiriyor. Sonrası kolay as kes, sorgula yargıla. Bu yöntemle Fareler ve İnsanlar’a, Şeker Portakalı’na yapılan son saldırı “demokrasi nasipsizlerinin” ne mal olduklarını her seferinde olduğu gibi bir kez daha gösterdi.

Bu kaçıncı bilen var mı? Yok. Karşı çıkan var mı? Yok.

Son on yılda ülke heykel yıkan, tiyatro kapatan, film makaslayan, oyun kaldıran, oratoryo yasaklayan, balerin eteği uzatan, dekolte kapattıran bir tımarhaneye çevrildi. Baleyi ve dansı fuhuşa indirgeyen, şiir kısaltan, tablo yırtan sansür ve yasak tapınıcıları önce “şekerli fareler ve portakallı insanlar tımarhanesinin” yakın geçmişini belleklere çağırdı. Sonra sahne alan barış müsameresi çılgınlığının getireceği hayal kırıklığını ve de arkasından gelecek toplumsal yıkımı düşündürdü.
Barışın yasak olduğu anımsanmalı önce yasak sonra barış konuşulmalı.

* * *

YASAK CENNETİ: Yirminci yüzyılın son yılında,1999 da, kitap, dergi ve gazetelerin toplatılmasına, imhasına filmlerin ve tiyatro oyunlarının yasaklanmasına yasal dayanak sağlayan yürürlükteki “152 yasa ve 11 kanun hükmündeki kararname” ile Türkiye’nin bir “yasak cenneti” olduğunu yazdığımı anımsıyorum. Bu sayı şimdilerde azalsa da yasak cennetinin alanı genişledi. Salt inançlarla değil tüm yerleşik değerlerle oynanan bir yeryüzü cenneti bu. Demokrasi nutuklarına. özgürlük şarkılarına diyecek yoktu. Oysa bunların tümü ikiyüzlülük ürünü yalanlardı.

Anton Çehov’dan, Victor Hugo’dan, Oscar Wilde’dan çeviriler yapıldı. Ama dünya edebiyatının bu anıt isimleri, iktidardaki ideolojik çarpıklıklara alet edildi.

Anton Çehov’un “Acı” öyküsünün çevirmeni, Grigoriy’e “Sabret güzelim. Allah’ın yardımıyla hastaneye varır varmaz bu sancılardan kurtulacaksın” dedirtiyordu.

“Kaval” öyküsünde kâhya Meliton yaşanan değişimi anlatırken “Çünkü çok günah işlemeye başladık. Allah’ı büsbütün unuttuk” diyecekti.

Oscar Wilde’ın “Mutlu Prens” kitabında Miller ve Hans “Hayırlı sabahlar” diye selamlaşıyor Pinokyo da “Allah rızası” için bir lokma ekmek istiyordu.

Sefiller’in çevirisinde “Allah’ın adaletinden” ve “Cenab-ı Hak’kın uyarılarından” söz edildi.

Hazırlanan 100 Temel Eser arasında Necip Fazıl Kısakürek’in, Mehmet Akif Ersoy’un kitapları vardı ama Türkiye’ye okumayı sevdiren Aziz Nesin’in hiçbir kitabı olmayacaktı. Dahası ders kitaplarından Ömer Asım Aksoy, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Muhsin Ertuğrul’un yazıları çıkarıldı.

* * *

VİCDAN VE CÜZDAN:”Şeker ve insan, portakal ve fare “ harmanlanıp kafa karıştırmaya kalkışıldı. Ama inanan çıkmadı. Onca güçlerine karşın değerlerin büyük kısmı yıpratılsa da vicdan ve cüzdan yer değiştirse de toplum istedikleri gibi değişip dönüşmedi.

Peşine takıldıkları İslam faşizminin gücü her nedense “ormanda yedi erkekle yaşayan” Pamuk Prenses’e, “gece sürtüğü” Kül Kedisi’ne, “erkek meraklısı azgın” Rapunzel’e yetmedi.

Arada bir pantolonunun üzerine donunu giyip ortalıkta gezinen Süpermen yangına körükle gitmeye barış diyerek hesap kesmeye kalkıştı. Şimdi her şey daha iyi. Özetle mum ihanet etmedi yatsıya kadar yandı.

Erbil Tuşalp 'ın Son Yazıları