Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erbil Tuşalp

Onuriliği kırığı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:43 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:43

Erbil Tuşalp'in "Onuriliği kırığı" başlıklı köşe yazısı 20 Kasım 2012 Cuma tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

KORİDORDA BİR AMERİKALI: Sorun çözme yaklaşımlarında insan yok. Onda da yok. İnsan onuru önemsenmiyor. O da önemsemiyor. Attığı her adımda evrensel değerlerden uzaklaşıyor. Hergün bir kez daha insanla vedalaşıyor.Kısaca bugün artık insanla arasında kalın bir duvar var.

Oradan oraya koşuşturması ona “sorun çözüyor” görüntüsü veriyor. Bulduğu her çözümün yeni sorun getirdiği gerçeğiyle yine sahne alıyor.

Ölüme dayanan 68 günlük açlık grevi sorunun çözümünde de görünürde o var. Mecliste bugün görüşülecek “anadilinde savunmayı” düzenleyen yasa tasarısına da o emek verdi. Bu çözümde de yine yeni bir sorun saklı.

Bu elbette bir rastlantı değil. Okyanusun ötesinden önerilen kurgu böyle. Elin oğlu neyin, ne zaman, nasıl yapılacağı soruları için zaman harcamıyor.Konu belli.Yazıp eline veriyor.

Senaryodaki “kim” tanıdık, kısaca bizim Adalet Bakanı Ali Dibo.

Siparişi almak için önce kendisi dağları denizleri aşıp Amerikalara gitti. Sonra bakanlığının bürokratlarını “terör ve terörün finansmanı” gibi konularda görüş alışverişi yapsınlar diye Amerika’ya gönderdi. Hem sonra dost ve müttefikin Amerikan Adalet Bakanı salt kendisiyle değil “Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile işbirliği içindeydi.”

Dahası bakanlığın koridorlarında Bush zamanından beri Amerikalı bir danışman savcı dolaşıyordu. Büyütecek bir şey yok. ABD’nin Pakistan, Endonezya, Kenya, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde de danışman savcıları var. Ne var bunda adamlar yardım ediyor yol gösteriyor.

***

ÖDÜL OLARAK:Belli ki ortada “iyi polisi olun, sorunu çözün” buyruğu var. Buyruğun arkasında “omuriliğini kıramıyorsanız onuriliğini kırın” seçeneği gizli.

Bulduğu her çözümün yeni sorun getirdiği gerçeğiyle sahnede yine sayın bakan Ali Dibo var.

Yasa tasarısında “hükümlülerin eşleriyle 24 saat görüştürülmesini” düzenleyen maddenin utanılacak gerekçesi var:

“Evli hükümlülerin, eşleriyle ceza infaz kurumu görevlisinin yakın nezareti olmaksızın görüşme yapması, ödül olarak düzenlenmektedir.”

Yasa ile birine ödül veriliyor ama ödülün ne olduğu belli değil. Ödül ne? Ödül kim? Kim kime ödül? Kadın mı erkeğe ödül erkek mi kadına?

Bu soruların yanıtı İslam’da kadının yerine bakarak verilebilir.

İçkiye geldi mi 22-23 yaşındakileri reşit sayan, ama iş küçük kızlara tecavüz etmeye gelince 14 yaşındaki kız reşit sayılsın isteyen sapık anlayış sahipleri için kadın erkeğe ödüldür.

Tecavüzcünün tecavüz ettiği kişiyle evlenmesi durumunda cezadan kurtulmasını isteyenler için kadın erkeğe ödüldür.

Zinanın gündemde tutulması için “göz zinası, el zinası, ayak zinası, dil zinası, ağız zinası, öpmek...” gibi akıl ve ahlak dışı çeşitliliği savunanlar için kadın erkeğe ödüldür.

***

TEPEDEN TIRNAĞA CERAHAT: Ulema böyle buyuruyor. İmamı hatibi, hacısı hocası böyle biliyor. Ama ya çocuklarınız, 4 artı 4’ten sonra onlara neler öğretilecek:

“İki kadının tanıklığı, bir erkeğin tanıklığına bedeldir.

Kadınlar aklen ve dinen eksik yaratıklardır. Üç şeyde uğursuzluk vardır: karı’da, ev’de at’ta. Namazı kat’eden şeyler, köpek, eşek, domuz ve kadındır.

Kadınlar arasında saliha kadın, yüz tane karga arasında alaca karga gibidir. Erkekler için kadından zararlı bir fitne bırakılmadı. Cehennem halkının çoğunluğu kadındır.Kadınlar erkeğin karşısına şeytan gibi çıkar. Erkekler kadınlar üzerinde hakimdir. O sebeple ki, Allah erkekleri kadınlara üstün kılmıştır.

Erkek tepeden tırnağa cerahat olsa, kadın da diliyle yalasa ,yine de hakkını ödeyemez.”

***

Çocuklarınız bugün olmazsa yarın bu ve benzeri metinlerle okuldan dönecek. Karşınıza oturup hesap soracak. Görmediğiniz, duymadığınız, sustuğunuz için, pişman olacaksınız.

Kavgadan kaçtığınız için utanacaksınız.

Erbil Tuşalp 'ın Son Yazıları