Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erbil Tuşalp

Nasıl geçti habersiz…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:47 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:47

Erbil Tuşalp'in “Nasıl geçti habersiz...” başlıklı yazısı 31 Aralık 2012 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

KÖRLEŞME Mİ, İŞBİRLİĞİ Mİ?: Koskoca bir yılın son günü bugün. Yaşamdan kopup giden, acaba son bir yıl mı? Son yılın ayları, haftaları günleri mi? Yoksa son yılı sırtında taşıyan son on yıl mı?

2012 yılını kenarından köşesinden son on yılı anımsatmadan uğurlamak halka yalan söylemekle/halkı yanıltmakla eşdeğer.

Yılın son gününde, hiç olmazsa pimi çekilmiş bomba gibi ortalıkta dolaşan öfkenin adını koymalıyız.

Adı sanı boyu posu önemli değil, o bir diktatördür ya da bir kral. Bir sultandır, bir padişahtır. Bir beydir, bir şeyhtir.

Sırtına demokrat sıfatı yapıştırılmış, omzuna değişim misyonu yüklenmiş bir destabilitasyon uzmanıdır. Senaryonun geçmişi ve geleceği teslim alan kahramanıdır o.

İyi de ne oldu/nasıl oldu da can yakan bu misyon niçin sorgulanmadı, didiklenmedi? Kimler görmedi, üstünü örttü? Kimler yan çizdi, aldırmadı?

Ülkenin, laiklik karşıtı eylem ve söylemlerin odağı olan bir siyasi parti tarafından yönetilmesine kayıtsız kalmak körleşmeyi mi yoksa işbirliğini mi anlatıyordu?

Son on yılda “yetmez ama evet’cilikten, yetti artık hayır’cılığa” geçenleri anımsatmadan 2012 ile vedalaşmak ne kadar doğru olurdu?

* * *

İKTİDARLA EL ELE: Son on yılda yaşama müdahalenin sınırı olmayacak. Üniversite rektörü kutlu doğum haftalarında ilahi okutup lokma döktürecek İslam Hukuku uzmanı bir üniversite hocası İstanbul’da “her iki genç-yetişkin ve başı açık kadından biri resmi-kayıtlı hayat kadınıdır” diyecek “göz zinası, el zinası, ayak zinası, dil zinası ve ağız zinasından” söz edecek.

Bir vali “ayakta çiş yapmayı günah sayıp” tuvaletlerin pisuvarlarını kırdıracak bir vali kent sokaklarında minibüsten yapılan Kur’an yayınını duymayacak.

Bir kaymakam memurlarıyla “cami avlusunda” bayramlaşacak öteki “iktidarla el ele 84 yıllık karanlığa son” pankartını görmeyecek.

Bir belediye başkanı kentteki tüm heykelleri kaldıracak, bir belediye başkanı nü yasaklayacak.

Tefsir, hadis, fıkıh, kelam gibi İslami konularda çalışmaya başlayan TUBİTAK kapak konusu Darwin olan kendi aylık dergisini imha edecek.

Bir milletvekili “yargıç karar vermeden önce Kuran’daki ayete bakmalı” diyecek bir parti yöneticisi “türbanını çıkar demenin donunu çıkar anlamına geldiğini” söyleyecek

Bir camide “çalışan kadının kocasını aldatacağı” bir camide “düğünlerde dans etmenin ayakta zina olduğu” vaazı verilecek.

Tecavüze uğrayan kadını tecavüzcüsüyle evliliğe zorlayan içki yasağında 22-23 yaşı, tecavüze uğrayan kadını 14 yaşında reşit sayan yasal düzenlemeler yapılacak.

* * *

GÖREN DUYAN KONUŞAN: Bunların nedeninin körleşme mi, yoksa işbirliği mi olduğuna karar vermenin tam zamanı.

Adam “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, demek koskoca bir yalandır. Allah kesin hakimiyetin sahibidir..” diyecek, susacaksın.

Adam “İslam alemi, Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor. Kalkacağız, onun ışıkları görünüyor, bu kıyam başlayacak” diyecek, duymayacaksın.

Hırsızlığı yolsuzluğu, vurgunu soygunu, ihaleyi rüşveti konuşmayacaksın.

Üniversite rektörleri, bilim ve siyaset insanları, avukatlar, savcılar, yazarlar, gazeteciler, bilim ve sanat adamları, öğrenciler, öğretmenler ve generallerin tutuklanmasını, yargılanıp zincirlenmesini “vesayetin yıkılması sayacak” zil takıp oynayacaksın.

Görmeyecek, duymayacak, konuşmayacaksın. Göreni-duyanı-konuşanı “yıkıcı-saldırgan-kışkırtıcı” ilan edeceksin.

1933 Nazi döneminde Hitler’i destekleyen bilim insanlarını unutacaksın. “Alman üniversiteleri(nin) bütün güçleriyle bilginin ve demokratik devletin ortadan kaldırılmasına hâlâ açıkça karşı koyacak zamanları olduğu halde bunu yapmadıklar(ını) zulmün her yanı kararttığı gecede özgürlük ve hak meşalesini uyanık tutmaktan korktu(k)lar(ını)” anımsamayacaksın*

Sonra hiç utanmadan bir yıl nasıl çabuk geçti diyeceksin.

*Prof.Julius Ebbinghaus. Nazi İmparatorluğu-Doğuş, William L.Shirer, sayfa 247

Erbil Tuşalp 'ın Son Yazıları