Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erbil Tuşalp

Kuru sıkı atma...

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:46 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:46

Erbil Tuşalp'in “Kuru sıkı atma...” başlıklı yazısı 25 Aralık 2012 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

İNSAN ÖLÜR: Bu işte bir terslik var. Kaç gün geçti biri çıkıp “öyle demek istemedi, böyle demek istedi” demedi. Anlaşılan o ki “Başbakanlık Dedi Demedi Genel Müdürlüğü” yan gelip yatma yerine dönmüş durumda. Başbakanı canı gönülden savunanlar da her nedense yok hükmünde.
Şeyin şeyi Bülent de, alidibo Ergin de, maymuncuk Burhan da “öyle demedi, böyle dedi” demedi.

Ya düzeltmekten yoruldular ya da yalanlamaktan bıktılar. Haklılar, tam on yıldır durup dinlenmeden düzeltip yalanlayarak yalaklanmak kolay değil. Hem neyi düzelteceksin ki:

Sinoplu filozof Diyojen’le Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i karıştırması dil sürçmesi oldu. Diyojenler’den birinin elinde “fener ya da mercek” olması ne fark ederdi !

“Okullar olmasa Milli Eğitimi ne güzel idare ederdim” diyen Osmanlı Maarif Nazırı Emrullah Efendi’yi CHP’li yapması önemsizdi!
Yetmedi kendisine siyaset yolunu kapatan Cevat Önder’in “ cami asker, kubbe miğfer, minare süngü” şiirinin Ziya Gökalp’in olduğunu söylemesi onun için hata sayılmazdı!

Yetmedi kendisine siyaset yolunu kapatan Cevat Önder’in “ cami asker, kubbe miğfer, minare süngü” şiirinin Ziya Gökalp’in olduğunu söylemesi onun için hata sayılmazdı!

Kıbrıs Rum lideri Kipriyanu’ya “o zaten kanser..” diyerek beğeni toplamış, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’i “çocuk katili..” yaparak alkış almıştı.
İngilizcesi “one minute”, Fransızcası “mon cher” ile sınırlı bir başbakan olarak dünya siyasetine ağırlığını koyuyor olsa da ağzını her açtığında yakın çevresini heyecanlandıracaktı.

Son olarak “insan ölür semeri kalır, eşek ölür eseri kalır” sözleriyle özdeyiş sözlüğüne altın bir sayfa ekliyordu.

* * *

DERS ÇIKARMAK: Başbakanı eleştirenlerin ocağına incir ağacı dikmeye kalkan eski kifayetsiz muktedirler de şimdi tam siper yaptı. Oysa onların “kul-köle, teba-biat” tarihimize önemli katkıları vardı.

Şimdilerde televizyon ekranında vızıldıyan Akif Peki’nin* izleri anımsanınca ODTÜ öğretim üyelerine dönük kin ve öfkenin tarihi ortaya çıkıyor. Başbakan’ın öfkesi Peki’nin yıllar önceki düzeyini çağırıyor :

“-Ama görüyoruz ki ..sayın rektörler, bilim adamı davranışıyla pek de bağdaşmayacak bir şekilde, Başbakan’ın sözlerinden ders çıkarmak yerine tepkisel tavır geliştirmişlerdir”

Şimdilerde Anadolu Ajansı Genel Müdürü olan Kemal Öztürk’ün tarihsel nefretinde de aynı öfke vardı:

“-En sonunda beni bir numaralı terörist yapacak bu p...ler, bütün laikleri bir şişe geçirecem ondan sonra anlayacaklar laikliğin faziletlerini. Elin o...su bile kalkıp, ben laikim, namusumla çalışıyorum demeye başladı. Ula ben böyle laikliğin..”

Başbakanın “dedi demedi” uzmanları bunlar. Bir de Yasin El Kadı, Ofer, Hikmetyar, El Beşir, Kabbani gibi biçilmiş kaftan defolu arkadaşlar var.

* * *

KİNİNE-ÖFKESİNE-HIRSINA: ODTÜ baskını devlet ve siyaset adamlarının kuru sıkı atma alışkanlıklarını sergiledi:

“-Biz de öğrencilik yaptık ama biz taşla sopayla öğrencilik yapmadık.”

Başbakanın ağzından çıkan bu sözler insanı yakın geçmişe götürüyor:

Müslüman Gençlik adıyla bir platform oluşturan silahlı İslam örgütlerinden Rahmet’in lideri Mehmet Güney 12 Eylül’den önce Akıncılar Derneği İstanbul il başkanıyken, Recep Tayyip Erdoğan partinin il gençlik kollarında etkin biri değil miydi?

1977’den 1980 eylül’üne dek İstanbul Gençlik Kolları Başkanı kimdi ?

O yılları soran, anımsatan olmayınca şaşırtmaya devam ediyordu:

“- Atılan her hayırlı adıma destek olan bir gençlik olarak yetiştik.”

Benim bildiğim Recep Tayyip partili gençlerin “Akıncı Kampları” çevresinde örgütlendiği 1978 yılını da arkadaşı İrşadi Yıldırım’ın “ileride ki çetin mücadelede görev alma kabiliyetinde olan kardeşlerine” yaptığı çağrıyı da kulak arkasına atmaz. Akıncı gençlerin ülke çapında 32 kampta silahlı eğitimden geçirildiği günleri unutmaz.

“Kulağı kesik takımının ciğerinden gelen” başbakanın kinine-öfkesine-hırsına unutmak yakışmaz.

* Sevgili Mustafa Balbay’dan

Erbil Tuşalp 'ın Son Yazıları