Erbil Tuşalp
Akil adam galerisi – I
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:54 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:54
Erbil Tuşalp'in “Akil adam galerisi – I” başlıklı yazısı 8 Nisan 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
PSİKOLOJİK SAVAŞ UNSURU: Recep Bey’in “o psikolojik harekat denen ifade vardı ya…” yaklaşımıyla önemsizleştirdiği “psikolojik savaşın” ne olduğu bilinseydi, bu kadar sevinilmezdi. Taslak listede adı geçen çok sayıda akil arkadaşın sevinci kısa sürdü. Operasyonun amacı, sıcak ya da soğuk savaşın bilinen tuzaklarından biriydi:
“Gezici vaiz sosuyla” süslenen akil adamlara aslında hükümet adına ikna turuna katılan “psikolojik savaş unsuru” rolü verilmişti.
“Akil adamı” gerçek anlamından soyutlayan okyanus ötesi bu pazarlama yönteminin ülkede ve bölgede yeni acılara neden olacağı belliydi.
Mal meydana çıktıktan sonra sevinmenin ya da üzülmenin hiç kimseye yararı yok. Siparişi verenin “alımların ağırlıklı olarak Müslüman mahallesinden” yapılmasını istediği “tedarikçinin de talimata aynen uyduğu” açık seçik ortada.
O pazarın konuşurken “taammüden sahteci” yazarken “ağır tahrikçi” ip cambazı ustalarını anımsamanın tam zamanı. Önce Abdurrahman Dilipak:
“-Batı anlamında bir demokrasi İslam diniyle uyuşabilir mi?
-İslamı demokrasiyle, liberalizmle, rasyonalizmle açıklayamayız. İslam demokrat değildir. Rasyonalist de değildir. İslam’ın kendi değerleri var. Ben demokrasiden çok daha fazlasını istiyorum.
-Sizin istediğinizle demokrasi arasındaki farklar neler?
-Hiçbir Batı demokrasisinde insanlara kendi hukukuyla yargılanma hakkı tanınmaz. İslama göre insanlar kendi cemaatlerinin hukukuna göre yargılanmalıdır. İslamda kanun koyucu yok.
-Bu kuralların dışına çıkanlar cezalandırılır mı?
- Dinde zorlama yoktur, fakat İslam’da vardır. Kurallara uymuyorsa cezalandırılır. Müslüman kadın başı açık gezemez, Müslüman kişi oruç yiyemez. Cezalandırılır. Her çocuk 18 yaşına geldiği zaman dinden çıkabilir. Ama süre geçtikten sonra dinden çıkarsa öldürülür yani öldürme hüküm olarak vardır.” (3 Ocak 1987)
Dilipak’ı barış ve demokrasi savaşçısı psikolojik savaş akilleri listesinde görmek insanı şaşırtmıyor.
***
EXETER’Lİ İKİ AKİL: Dolmabahçe’den sefere çıkan psikolojik savaş unsurları arasında rastlantı bu ya, İngiltere’nin Exeter Üniversitesi’nden iki kişi var. Bünyesinde Kürt, Arap ve İslami Araştırmalar Enstitüleri olan bu bilim yuvası Ortadoğu ve Afrika’da İngiliz sömürgeciliğini sürdürecek İslam, Arap ve Kürt uzmanı politikacı, diplomat, idareci, asker ve istihbarat elemanı yetiştirmekle ünlü. Adını akil psikolojik unsur listesine yazdıranlardan Fethullahçıların Akevler grubundan Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe yıllar önce katıldığı 10 Kasım Anma Günü’nü anlatıyordu:
“Hakim güçler ‘ya bizim gibi yaşarsın ya da her türlü fitneyi, fesadı içinize sokarız’ diyor. Bu yüzden de bakanlar bile kendi dünya görüşlerini bakanlıklarına yansıtamıyor. Bu sabah ben de resmi görevim nedeniyle bir törene katıldım. Süslü püslü görünüşüme bakıp da laik olduğumu sakın sanmayın. İnancımıza saygı duyulmadığı, sövüldüğü bir dönemde, içim kan ağlayarak, bugünkü törenlere katıldım. Belki Başbakan’ın bakanların, milletvekillerinin bazı mecburiyetleri vardır. Ancak sizin hiçbir mecburiyetiniz yok. Bu zulüm düzeni değişmeli. Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. Gün ola, harman ola. Müslümanlar içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmesin. Bu bizim boynumuzun borcudur.” (10 Kasım 1996)
***
ZALİM DE VAR ZULÜM DE: Barışsever psikolojik savaş unsurları listesinde yıllar yılı unutulmayacak isimler var. Kimi “Tesettür amacının seksüel duygu uyandırmamak olduğunu” mırıldıyor. (26 Ağustos 2007) Kimi, “İstanbul sokaklarında dolaşan her iki başı açık genç ve yetişkin kadından birinin resmen hayat kadını” olduğunu söylüyor. (20 Aralık 2007)
Kimi öyküde Evren Paşa zalimi, kimi öyküde Recep Bey zulmü var. Yarına...