Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ben Becker

Posta Servisi kıskaçta

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:54 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:54

Ben Becker'in “Posta Servisi kıskaçta” başlıklı yazısı 19 Nisan 2013 Cuma tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

ABD’deki sendikalı en büyük işveren Posta Servisi, bu günlerde ABD hükümetinin büyük bir saldırısıyla karşı karşıya. Bağımsız bir federal kurum olarak Amerikan Devrimi sırasında kurulmuş olan servis, uygun fiyatlarla ülkedeki herkese posta hizmeti sunmakla yükümlü. Kendi geliriyle ayakta duruyor ve 30 yılı aşkın süredir ABD hükümetinden mali destek almış değil. Bu gerçeğe rağmen, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti, ortak bir çabayla bu kurumu ortadan kaldırmak ya da özelleştirmek için kuyusunu kazıyorlar.

George W. Bush yönetimi, iktidarının son aylarında, çok dikkat çekmeden, Posta Servisi’nin mali olarak belini bükmek için bir kanun geçirdi. Bu kanun, Posta Servisi’ne diğer hiçbir şirket veya kamu kurumundan istenmeyen yükümlülüğü, yani Posta Servisi’nden önümüzdeki 75 sene içerisinde emekli olacak personelinin (henüz doğmamış çalışanların bile!) sağlık hizmetlerini finanse etmesi için milyarlarca doları bir kenara koyma zorunluluğunu getirdi. Milyarlarca doların bu şekilde ödenmesini şart koşarak, Kongre ve başkan Posta Servisi’nin işini yapabilmesini neredeyse imkansız hale getirdi.

Bu iyi bilinen bir kemer sıkma stratejisi: Kamu hizmetlerinin mali kaynaklarını mütemadiyen kıs, sonra da iyi hizmet vermiyor diye özelleştirmenin gerekli olduğunu iddiasını ortaya at.

Posta Servisi, son birkaç yıldır zarar ediyor fakat bu zarar tamamen yapay. Zararın arkasındaki gerçek nedenler halktan saklanırken, neden olarak Posta Servisi’nin e-mail çağında artık gereksiz hale geldiğini, zaten özel kargo şirketleriyle de rekabet edemediği söyleniyor. Posta hizmetlerinde kısıtlamaya gidilmesinin şart olduğu sonucuna varan ve medya tarafından tarafsız olarak lanse edilen bir son dönem araştırmasının özel şirketler tarafından finanse edildiği ortaya çıktı. Saldırıyı kolaylaştırmak için atanmış olan Posta Servisi’nin genel müdürü bile bu yalanları tekrar ediyor.

Gündemdeki öneri yüzlerce postanenin kapanması, çalışan maaşlarının azaltılması ve Cumartesi servisinin tamamen ortadan kaldırılması. Bu binlerce çalışanın işini kaybetmesi ya da part-time çalışmaya başlaması demek. Kırsal bölgelerdeki milyonlarca insan için postane, hayati bir iletişim aracı. Birçok yaşlının ihtiyaç duyduğu ilaçlar, posta aracılığıyla ellerine ulaştırılıyor.

Posta Servisi, ülkede en çok siyahi çalışanı olan işveren olmasının yanı sıra, ırk ve cinsiyet açısından da en çeşitli işgücüne sahip. Tarih boyunca ezilmiş olan topluluklar için Posta Servisi, onyıllarca süren mücadelerin sonucunda “iyi” ücret veren, sendikalı ve istikrarlı iş olanakları sunan nadir kurumlardan. Sendikasız meslektaşlarıyla karşılaştırıldığında Posta çalışanları, işyerinde güçlü oldukları duygusuna sahipler ve genel olarak mücadele için kendilerine olan güvenleri yüksek.

Bu mücadelede çok şey bahis konusu. Posta işçilerinin sendikalarının grev yapması özel kanunlarla yasaklanmış ama geçmişte onların kolektif gücünü gözler önüne süren izinsiz grevlere şahit olduk. Radikal sendika üyeleri kesintilere karşı kısa süreli açlık grevleri organize ettiler. Ağustos’ta yürürlüğe girmesi planlanan bu kesintilere karşı, yüzlerce eylem eşgüdümlü eylem gerçekleştirildi. Mücadelenin etkili olduğu, hükümetin daha şimdiden kapatmakla tehdit ettiği postane sayısını azaltmak zorunda kalmasından belli ama işçi sınıfı için çok büyük stratejik önemi olan bu sektöre yapılan koordine saldırının tam olarak püskürtülebilmesi için, mücadelenin daha da yükseltilmesi gerekiyor.

Ben Becker 'ın Son Yazıları