Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ben Becker

ABD’nin hedefinde KDHC

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:53 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:53

Ben Becker'in “ABD'nin hedefinde KDHC” başlıklı yazısı 5 Nisan Cuma tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri, 1812 yılından beri yabancı bir devletin saldırısına maruz kalmadı. Buna rağmen hükümet ve medya sözcüleri, dünyanın ve Amerikalıların güvenliğini tehdit eden haydut devletlerin var olduğu söylemini her gün yineleyerek, ABD toplumunda savunma psikolojisini körüklüyorlar. ABD medyasının bu hafta sürekli ilgisini çeken yeni düşman, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC)...

Obama hükümeti 28 Mart günü, nükleer bombalarla donatılmış ve ABD hava kuvvetlerinin en gelişkin uçaklarından biri olan B2 hayalet uçaklarıyla KDHC’ye bir saldırı provası yaptı.

Eğer KDHC, benzer şekilde, nükleer başlık taşıyan uçakları bir “savaş oyunu” kapsamında ABD civarına gönderseydi, ABD’nin buna tepkisinin ne olacağı konusunda kafa yormaya gerek yok.

ABD egemen sınıfı, KDHC’yi Kore Savaşı’ndan sonra imzalanan ateşkes anlaşmasını bozması nedeniyle saldırgan olarak niteliyor fakat Pyongyang yönetimi, böyle dramatik bir adımı neden attığını ya da bu adımın tarihsel boyutunu sorgulamaktan kaçınıyor.

ABD, bombardıman uçakları 1950 ile 1953 yılları arasında KDHC’yi öyle insafsızca bombaladı ki, ABD pilotları bombalanacak hedef kalmadığından şikayet eder oldular. 1953 Temmuz’da, askeri çatışmalara son veren ateşkes imzalandığında, Kuzey Kore’de ayakta kalabilmiş bir kattan fazla yükseklikte bina kalmamış, savaşta 5 milyondan fazla Koreli ölmüştü.

Aslında ABD’nin şimdi KDHC üzerinde savaş oyunları ve nükleer saldırı tatbikatları yapması, psikolojik terörden başka birşey değil.
Kuzey ve Güney dahil tüm Kore halkı için ulusal bir trajedi olan Kore Yarımadası’nın bölünmesi ve bölünmüş kalması için azimle savaşmaya devam eden ABD’dir. Barış anlaşması ve ilişkilerin normale dönme şansını göz göre göre çöpe atan da Bush döneminde yine ABD hükümetidir.
KDHC’nin nükleer programını yeniden başlatması da o zamana denk gelir. Bush, KDHC’yi “Şer Ekseni”ne dahil ederek, Irak’tan sonra sıranın ona geleceğinin tehdit sinyalini vermiştir. Kuzey Kore, Irak’ta yaşananlardan, silah programından vazgeçmenin ABD işgal ihtimalini artıracağı sonucuna varmıştır. Bu mantık 2011 yılında Libya’da da doğrulandı. ABD hiçbir zaman nükleer silahı olan bir ülkeye direkt olarak saldırmadı.
ABD egemen sınıfı KDHC hükümetini iyice zayıflatıp devirmek istiyor çünkü KDHC, kapitalist dünya pazarının dışında yer alıyor ve bağımsız ve anti-emperyalist bir dış politika güdüyor. Ayrıca, KDHC hükümetinin Batı yandaşı bir güçle değiştirilmesi, Çin sınırına ABD askeri varlığını konuşlanma şansını yaratacaktır. KDHC’ye karşı gösterilen bu son saldırgan tutum, Obama’nın açıkladığı ve Çin’i kontrol altında tutmak ve bölgede ABD hegemonyasını arttırmak amacı güden “Asya Pivotu” politikasının bir parçasıdır.

ABD propaganda makinesinin hayati işlevlerinden biri, hedefteki ulusların liderlerini ABD hükümetine mantıksızca karşı çıkan ve uzlaşma yeteneğinden yoksun vahşi ve bilinçsiz zorbalar olarak tasvirlemek. Bu tasvir oluşturulunca, saldırgan bir ABD militarizmi ve savaş tek seçenekmiş gibi gösteriliyor. Çoğunluğu savaştan bıkmış ve askeri müdahalelere karşı olan ABD halkına, ABD medyasının çizmeye çalıştığı KDHC imajı budur.

Tüm dünyada solun bu şeytanlaştırma kampanyasına karşı ayağa kalkması hayati önem taşımaktadır.

Ben Becker 'ın Son Yazıları