Aydemir Güler
Sonu belli soruşturma, dönmesi mümkün bir yol
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48
İki konuya birden değinmek durumundayım bugün.
Birincisi Fransız Emniyetinin "göz kamaştırıcı" başarısı!
İkincisi Patriot meselemiz...
***
Bakmayın siz bizim medyanın ihalenin "PKK içi hesaplaşma"ya kalışını bayram olarak kutlamasına. Sanki bunun alternatifi var mıydı?
Diğer olasılıkları geçirin gözünüzün önünden...
NATO'nun karşısında konumlanan ülkelere çıkacak bir fatura, savaş nedenidir! Fransa'nın dünya barışını korumak diye bir kaygı gütmediğini görüyoruz. Lakin Mali'ye saldırmakla öteki farklı. Ben cinayetin İran-Rusya-Suriye cenahıyla uzak yakın bir alakası olduğuna inanmam, ama öyle olsa bile Fransa bunun üstünü örtmek durumundadır. Zaten bu öyle bir savaş olurdu ki, suikastı yaptığı ilan edilen taraf savaşa bir büyük muharebeyi eze eze kazanmış olarak, veya bir maça benzetecek olursak 1-0 galip başlamış olurdu.
Yeri gelmişken bir not her kim ki, cinayetten söz konusu odağı veya onu oluşturan ülkelerden birini sorumlu tutar, o bir savaş kışkırtıcısıdır!
Benzer bir üstünü örtme gereksinimi dost kuvvetler için fazla fazla geçerli. Fransa nasıl açıklayabilir, Paris'in göbeğinde taammüden açılmış bir dost ateşini?
İttifak içinde olmakla birlikte bir ABD'den, İsrail'den falan farklı yerde bulunan Türkiye'ye gelince... Bu iş Ankara'nın boyunu çok aşar. Fransa böyle bir duyum halinde olayı tahrif etmeye yine ihtiyaç duyardı. Ama bunu Türkiye'nin burnundan fitil fitil getirirmesini de bilirdi.
En iyisi mi, gelin bu işi iç hesaplaşmayla bağlayalım!
Salı günü itibariyle bir tutuklu var. Bu pilav daha çok su kaldıracak ve asla bir çözüme bağlanmayacak. Çünkü bu bir adli soruşturmanın ve hukukun konusu değil, düpedüz siyasal bir girdi. Egemen güçler kan siyasetini çok severler.
Katilin kimliğinin gerçekten de iç hesaplaşma tezini güçlendirmesi de mümkündür. Aklı kıt tetikçi, provokatör vs bulmak çok zor değil çağımızda. El Kaide adında basbayağı bir küresel provokatör örgütü var örneğin. Emperyalizm için canını vermeye hazır oldukları kadar, emperyalistler tarafından günah keçisi ilan edilip her tür günahın onlar üstünden aklanmasına olarak sağlayan bir yapı. Böyle bir yapı kurup on yıllardır tepe tepe kullananlar, oraya buraya ajan sokmayı, birkaç tetikçi satın almayı mı beceremeyecekler?
***
Patriotlar konusunda mücadele eden ve eleştiren çok. Lakin TKP'nin ortaya koyduğu politik içeriğe destek veren birkaç milletvekilini ve aşağı yukarı aynı konumu kendi açılarından sergileyenleri bir yana ayırırsak, Meclis muhalefetinin ne yaptığı aydınlatılmaya muhtaç hale gelmiştir.
Hükümet, gündeme geldiği her ülkede Meclis'te konu olan Patriot füzelerinin yerleştirilmesine bir dilekçeyle karar verdi.
Biz itiraz ederken Meclis'in muhalefet partileri seyretti!
Hükümet, Türkiye'ye teknisyen falan değil sadece asker olan yüzlerce, binlerce kişinin gelmesi için herhangi bir karar süreci işletmedi. Anlaşıldığı kadarıyla NATO sormamakta, tartışmamakta, şuradan 500 ötekinden 300... yollayıvermekte.
Hal böyleyken Meclis'in muhalefet partileri seyretmektedir.
MHP işi laf kalabalığına getiriyor. Bunca yılın Amerikancı faşistleri ne yapacak başka! Peki ya diğerleri?
Hâlâ zaman var. TBMM'de birilerinin Patriotların ve eşlikçisi NATO askerlerinin yerleştirilmesini Meclis gündemine getirmeleri mümkündür. Kimse oldu da bitti maşallah yapamayacaktır. Adamlar gelene kadar nerdeydi aklınız sorusuna bir yanıt da bulunur bir biçimde.
Böyle bir adım Kasım ayından bu yana yaşananları gayrımeşru kılacak ve hükümetin çıkartamayacağı bir gol olacaktır.
Kopya almaya ihtiyaç duymaması gereken koca koca meclis partilerine, gecikmeyi affettirecek yolu da göstermiş oldum. Daha ne yapalım!
Ondan sonra günah bizden gider.