Aptallar ülkesi mi?

25/09/2017 Pazartesi
Aptallar ülkesi mi?

Irak’ta Barzani referanduma gider, Ankara Suriye sınırına asker yığar. Anlaşılan Menderes’in küçük Amerika olma hayalinin bir kısmı gerçekleşti. Amerikan nüfusuyla dalga geçilirdi; hangi ülkenin hangi kıtada olduğunu bilmezmiş ortalaması… Şimdi Türkiye nüfusunun ülkenin sınırları, komşuları hakkında bir şey bilmediğini varsayan bir hükümet var. Irak’taki dostuna kızıp Suriye’ye silah çekmek başka nasıl açıklanır?

Ulusalcı muhalefet de en az AKP kadar “kızgın”, yaşanan gelişmelere. Keşfetmişler ki, Barzani ve hatta bütün Kürtler Büyük Kürdistan planı yapıyorlarmış. Sanki Küçük Kürdistan sayılan Barzanistan’da ulusalcı iş adamları ihale kuyruğuna girmemişti!

Biraz kafası çalışan, Türkiye’nin Kürt tehdidiyle korkutularak yönetilmesinin artık suyunun çıktığını anlamalıdır. Türklerin ve Kürtlerin birbirlerine karşı kışkırtılmasına devam edilirken iki yıldır taş taş üstünde bırakılmayan Kürt yerleşimlerinin yeniden imarından pay kapmak için Türk ve Kürt patronlarının ağızlarının sulandığını bilmiyor muyuz? Bütün ulusların milliyetçileri rantta birleşti bile…

Kürtçe konuşan ve kendisini Kürt olarak nitelendiren toplumun büyük çoğunluğu Türkiye sınırları içinde yaşıyor. Bu insanların en kalabalık bulundukları kent İstanbul. Tekstil, inşaat, tersane, temizlik hizmetleri gibi en acımasız sektörlerde Kürt emekçi oranı Kürtlerin toplam nüfusa oranının çok üstünde. Bu yoksul insanlar mı Türkleri tehdit ediyor? Yoksa bu yoksulluğun, ayrımcılığın faili genel olarak Türkler, yani bütün Türkler mi? Öyle hissedilsin isteniyor. Oysa acımasızca sömürülen Kürtlerin patronlarının önemli bir kesimi Kürttür. Bu sömürüden Türkçe konuşan ve kendilerini Türk olarak niteleyen on milyonlarca emekçinin hiçbir çıkarı, olup biten herhangi bir dahli yoktur…

Ortadoğu emperyalistlerin ve bölgenin gerici güçlerinin paylaşmaya uğraştıkları bir vahşi ormana döndü. Burada, bulundukları her ülkede azınlık konumundaki Kürtlerin özgürlük savaşı verdikleri ise bir “orman efsanesi” oldu. Bütün Kürt siyasetleri büyük güçler arasında gidip gelen bir pazarlıkçı görünümü veriyorlar. Barzani kâh AKP’ye, kâh ABD’ye yaslanıyor. Erbil ile Süleymaniye birbirine diş biliyor. Irak’ın Kürt yoksulları şu veya bu aşiret reisinin tebaası olarak yaşıyor. İsrail herhalde başkalarının özgürlüğüne çok meraklı olduğu için değil, stratejik hesaplarının bir ürünü olarak Kürtçü tutum takınıyor…

Bağımsızlık referandumuymuş! Amerikancı gelenekten gelenler mi, özerk bölgelerini ABD’nin Irak’ı istilasına, bu istila sırasında sergiledikleri işbirlikçiliğe borçlu olanlar mı yurtsevermiş!

HDP tezkereye karşı oy kullandı. Güzel; peki Suriye’de başı çeken Kürt hareketlerinin, Amerikancıdan yurtsever olmaz diyecek yüzleri var mı? Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de ABD’nin en önemli üs sahası neresi ki? Referandumun zamanlaması mı yanlışmış yoksa!

Irak’ın toprak bütünlüğünün ne çok meraklısı varmış! Bu konuda Ankara’dan, Washington’dan duyacağınız her söz yalandır.

Toprak bütünlüğü mü dediniz, Türkmenleri kurcalamayı bırakacaksınız. Savaş istemiyor musunuz, herkes kendi ülkesini emperyalistlerden arındıracak. Türkiye’de miyiz; yurtdışında tek bir askerimizin bulundurulmasını sineye çekmeyeceğiz! Yanki mi, defolacak! Berikini ev sahibi mi çağırmış? Ya ya inandık…

Milli Güvenlik Kurulunda Kerkük’ün, Musul’un gündeme getirilmesi… İki kişiden birinin işgücünün dışında kaldığı, dört kişiden birinin işsiz olduğu, ortalama ücretin resmi asgari ücretin altında seyrettiği bir ülkede toplumun mutlak, ezici çoğunluğunun Kerkük, Musul diye bir derdi yoktur. Varsa, çocuklarımızın ölebileceği, başkalarını öldürmeye yollanmışken cenazesi beklenecek yer listesinin uzaması gibi bir derdimiz var!

Yurtdışında asker bulundurma kararının uzatılmasını “şehitler gelmesin” diye gerekçelendiren CHP, Türkiye halkına en az AKP kadar salak muamelesi yapmaktadır. Güvenlikmiş, TSK’nın pozisyonu güçlenirmiş! NATO üyesi ordunun, Fethullahçıların mı Tayyipçilerin mi daha etkin olduğunun bilinmediği bir yapının pozisyonu falan güçlenmesin! Bizim adımıza kimse orayı burayı tehdit kabiliyetini arttıramasın.

Hayır; Menderes’in hayali gerçekleşmedi. Türkiye Küçük Amerika değil. Zaten Küçük Amerika olmak, en başta aptallar ülkesi olmaktır. Türkiye’yi aptallar ülkesi yaptıklarını zannedenlerin kendileri aptaldır.

Türkiye süregiden alçaklığın, yalanın, kışkırtılan kardeş kavgalarının hesabını sormaya hazırlananların ülkesidir.

 

ÖNCEKİ YAZILARI

Kriz ile anlamak 20/11/2019 Çarşamba
Geri dönüş mü? 13/11/2019 Çarşamba
Bir koridor hikayesi 06/11/2019 Çarşamba
Hutbe istemez 30/10/2019 Çarşamba
Saatin alarmı 23/10/2019 Çarşamba
Suriye notları 16/10/2019 Çarşamba
Yönetememek ve hazırlanmak 02/10/2019 Çarşamba
Bulunduğumuz yol 25/09/2019 Çarşamba
Hatırlamak ve örgütlenmek 18/09/2019 Çarşamba
Unutulma hakkı 11/09/2019 Çarşamba