Kitaplardan filizlenen umutlar

25/02/2012 Cumartesi
Kitaplardan filizlenen umutlar

Maurizio de Rosa, yıllardır Atina’da yaşayan bir çevirmen. Yunanistan’ın kültürel dokusunu yakından tanıyan biri. Milano doğumlu çevirmen Maurizio de Rosa, Yunan edebiyatının tanınan isimlerinden İoanna Karistiani’nin beş romanını İtalyanca’ya kazandırdı.

Aynı zamanda yayın kooperatifi EmmeTi’nin Epsilon başlıklı yayın dizisinin yöneticiliğini yürütüyor. En son bu dizi için çağdaş Yunan edebiyatından bir grup Yunanlı yazarın öykülerinden derlenen bir antoloji hazırladı. Bu dizide İtalyan okuyucuları, Yunanistan’daki krizin bir edebiyat yapıtına ilk kez yansıdığı Iannis Makridakis’in “Ben de Vardım” başlıklı öyküsüyle tanıştırdı.

Yunan halkının içinden geçtiği bu güç dönemde, yayın ve kitap dünyasının kriz karşısında onurlu bir direniş sergilendiğini anlatan Maurizio de Rosa, Atina’dan edebiyatçıların, çevirmenlerin, kitap dünyasının izinde bu karanlık tabloya başka bir açıdan bakıyor.

-Yunan yazarları ülkenin içinden geçtiği krize nasıl tepki gösteriyor?

Yunan yazarları bu derin krize biraz hazırlıksız yakalandı. 1980’li yıllardan bu yana Yunan edebiyatı apolitik bir kimlik edindi. Ülkeye 1967-1974 yılları arasında damgasını vuran askeri diktatörlük döneminin ardından ve geçmişte yaşanan gergin günler sonrasında Yunan aydını demokrasiyi yeniden keşfetmenin verdiği hazla, yaşlı kuşak yazarlar ya da yaşıtları Avrupalılardan farklı bir yönde, bireysel düşlerin öne çıktığı bir dünyaya daldı.

Öte yandan Yunan edebiyatında 1920’lerden bu yana süregelen bir akım var ki, bu savaş sonrası dönemde de devam etti. Ancak 1980’lerde edebiyat dünyasına adım atan yazarlara baktığımız zaman, bir yanda siyasi olana kayıtsız bir yaklaşım dikkat çekerken diğer yanda 1980 öncesinin siyasi militanlığından sıyrılan bir edebiyat yaratma çabası gözleniyor.

Elbette andığım bu zaman sürecinde yayın sektörü de köklü bir evrim geçirdi. Tüm bu yıllar içinde yayın dünyası gerçek anlamda bir endüstriye dönüştü. Bu değişimin olumlu ve olumsuz yanları mevcut. Bu tablo karşısında Yunanistan’daki krize, Yunanlı edebiyatçıların başlangıçta da söylediğim gibi hazırlıksız yakalandıklarını düşünüyorum. Birçok edebiyatçı krizin fotoğrafını gerçeklerle yüzyüze geldikten sonra çekmeye ve yapıtlarında işlemeye başladı.

-Yunan edebiyatçılar arasında farklı görüşte olanlar var mı?

Hiç şüphesiz var. Ülkeyi etkisi altına kriz dalgasına en radikal tepki verenler, polisiye roman yazarları. Bu yazarların başında Markaris geliyor. Ama bir tek Markaris'i anmak yanlış olur. Yunanistan’da ekonomik krizin siyaset ve toplumsal değerler üzerinde neden olacağı olumsiz etkileri, herkesten önce polisiye edebiyat türünde yapıtlar kaleme alan yazarlar öngördü. Markaris'in yanı sıra Nikos Panaghiotòpulos, Ghiorgis Ghiatromanolakis gibi yazarlar, Yunanistan’da yaşanan krizi, eleştirel bir gözle izlerken, son otuz yılda ülkede gerek siyasi yöneticilerin gerekse vatandaşların attığı adımları analiz ediyor.

-Atina’nın kültür dergisi “No ena milo” ve benzeri yayınlar, krizin kültür dünyası ve yayıncılığını da kayalıklara sürükleyebileceğinden kaygı duyuyor …

Kitaplar ve yayın dünyasının geleceği konusundaki tartışmalar ülkeyi sarsan krizden çok daha önce elektronik yayıncılığın gündeme gelmesiyle başlamıştı. Modern teknolojiler karşısında geleneksel çerçevede kitap yayımcılığını nasıl bir gelecek bekliyor diye tartışılırken, araya şimdi de ekonomik kriz girdi.

Yayın endüstrisinin ciddi anlamda bir direniş göstermesi gerekiyor. Yunan toplumu ve ekonomisinin yanı sıra Yunanistan’daki yayın sektörü de can çekişiyor. Kitap dünyası göğüslemekte olduğu bütün sorunlara karşın onurlu bir direniş gösteriyor. Yayımlanan kitapların sayısında ciddi bir düşüş gözlense de bugüne kadar büyük bir yayın grubu dışında küçük ve orta ölçekte hiçbir yayınevi kapısına kilit koymadı. Özellikle kendi sadık okur kitlesine sahip bağımsız kitabevleri, süpermarket mantığıyla hizmet veren dev kitap saraylarının tersine krize başarıyla direniyor.

-Yayımlanan kitaplar ya da çevirisi tasarlanan yapıtlar açısından bir küçülme sözkonusu mu?

Şu aşamada Yunanistan’da yayın sektörünün karşı karşıya geldiği en büyük sorun nakit para noksanlığı ve okurların sayıca azalması. Ama önce de söyledim sektör krizi onurlu bir biçimde göğüslüyor. Yunan Ulusal Kitap Merkezi Ekevi’nin verilerine göre Yunanistan’da 2008’de 10 bin 600 yeni kitap basıldı. 2010 yılına geldiğimizde yayımlanan yeni kitapların sayısı 8900’a düştü. 2008’de bin dolayında yayınevi yeni kitap basarken 2010’da programına yeni kitapları alan yayınevleri 956’yla sınırlandı. 2008’de Yunanistan’da yayımlanan yeni kitapların yüzde 42’sini çeviri kitaplar oluştururken, 2010’da bu rakam, yüzde 35’e geriledi. Yunan ekonomisinde gözlendiği gibi yayın dünyasında da bir iç değer kaybı izleniyor.

-Markaris'in yanı sıra Yunan halkının krizi nasıl göğüslediğini, tepkilerini yapıtlarında anlatan başka yazarlar var mı?
Yunanistan’daki krizi yazarlar henüz sindiremedi. Biraz zamana gerek var. Bizler aradan on yıl geçmiş gibi hissetsek de Yunanistan yaklaşık iki yıldır AB’nin destek programına güdümlü yaşıyor. Krizin edebi boyuttaki yansımaları şimdi ürkek bir biçimde kendi ortaya koymaya başladı. Bugüne kadar krize edebi bir yaklaşımla bakan çok az kitap yayımlandı. Varoluşçu bir içerikten yola çıkan az sayıdaki romanda, idealleri buz kesen, ekonomik krizin olumsuz etkilerini birebir yaşayan kahramanlar ile karşikarşıya geliyoruz.

Yunanlılar askeri dikatatörlüğün çöktüğü 1974 yılından demokratik özgürlüklerin yaşandığı sürece kadar olan dönemi ‘Metapolitefsi’ diye anıyor. Ama bence ‘Metapolitefsi’, bir türlü olgunlaşamayan siyasetçileri, üretilen demagojileri ve nice güçlüklerin yaşandığı yılları silip atmak arzusundaki özlemlerle dolu Yunan halkını tanımlıyor.

-Çağdaş Yunan edebiyatı tarihsel gerçeklere karşı duyarlı kaldı. Yunan şairleri ve yazarları yıllardır direniş, iç savaş, askerlerin diktatörlüğü gibi konulara bağlı kaldı. Son birkaç yıldır siyasi ve sosyal konulardan biraz uzaklaşan, bireysel deneyimlere içeriğinde yer veren edebiyat ürünleri dikkat çekmekte. Ekonomik kriz, edebiyatçıların seçimlerini etkileyebilir mi?

Krizin sanatsal içerikli seçimlerde ne türden bir etki yapacağını öngörebilmek için biraz erken. Bugün 15 yasında olanların dünyayı nasıl algıladıkları önemli, çünkü gelecek on yıl içinde onların arasından çıkacak yazarlar. 1950’ler, 1960’lar ve 1970’lerin Yunanistanı’na özgü bir edebiyata ve militan bir sanat anlayışına geri dönüleceğini düşünmüyorum, Çünkü yaşanan deneyimler, kültürel modeller otuz yıl öncesinden çok farklı, bugünkü yazarların da farklı hedefler gözettikleri gibi. .

-Yazarlar, Yunan kültürünün krizin olumsuz etkileri nedeniyle marjinalleşebileceğinden ürküyor mu?

Yunan yazarları kitaplarının yurt dışında az okunduğuna alışkınlar. Yunan edebiyatının dışarıda çok daha fazla tanınmayı hakettiğini düşünüyorum. Oysa çağdaş Yunan sineması edebiyatın tersine dünya festivallerinde çok başarılı bulunuyor.

-Siz yıllardır Atina’da yaşıyor ve çalışıyorsunuz. Ülkenin kültürel dokusunu yakından tanıyorsunuz. Sizi konuk eden Yunanistan’da bir İtalyan çevirmen olarak nasıl yaşıyorsunuz krizi?

Ben de Yunanlı dostlarım gibi aynı sorunları yaşıyor ve umutları güdüyorum. Yunan halkının yaşadığı tüm belirsizlikler ve kaygıları ben de paylaşıyorum. Yunanistan’ın isminin kriz nedeniyle olumsuz algılanan tanımlamalara iliştirilmesinden acı duyuyorum.

[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI

Gerçeklere göz yumanlar 08/04/2017 Cumartesi
Caravaggio ve engizisyon yargıcı 11/03/2017 Cumartesi
Bağnaz Katolik doktorlar 25/02/2017 Cumartesi
'Tinissima' 18/02/2017 Cumartesi
Cavriago’daki Lenin 28/01/2017 Cumartesi
Tacizci kardinaller 21/01/2017 Cumartesi
David Lazzaretti cinayeti 31/12/2016 Cumartesi
Yüzyılın dolandırıcılığı 10/12/2016 Cumartesi