Süleyman Soylu'ya kendi sözlerini hatırlatıyoruz: 'Bedel ödeme' zamanı, istifa et!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 41 yurttaşın öldüğü deprem sonrası neredeyse her gün açıklamada bulunarak geçen yıl yaşanan Elazığ depremi sonrası kullandığı sözleri unutturmaya çalışıyor. Biz hatırlatıyoruz... Soylu, Aralık 2019'daki 4,9 büyüklüğündeki Elazığ depreminden sonra 'Eğer 4.9 değil de 5.5 civarında bir şey olsaydı bu hasarlı binalarda insanlar oturmaya devam etseler, biz bunun sorumluluğunun altından kalkamayız. Biz bu bedeli ödeyemeyiz' demişti. O deprem oldu, AKP hiçbir önlem almadığı için 41 yurttaş yaşamını yitirdi. Şimdi o hesabı ödeme zamanı.
soL - Haber Merkezi
Cuma, 31 Ocak 2020 07:49

Elazığ depremlerin yoğun yaşandığı bir bölgede bulunuyor. Geçtiğimiz Aralık ayında, üstelik Sivrice merkez üssü 4.9 büyüklüğünde, Nisan ayında da 5.2 büyüklüğünde bir deprem yaşanmıştı. Son deprem de adeta "geliyorum" demişti. Bölgede kalıcı bir yapılanma, hasarlı binalara müdahale gibi çalışmalar için yine kimse kılını kıpırdatmadı. Sonuç ortada… 

O günlerde İçişleri Bakanı Soylu’nun basında yer bulan sözlerini hatırlatalım: “Eğer 4.9 değil de 5.5 civarında bir şey olsaydı bu hasarlı binalarda insanlar oturmaya devam etseler, biz bunun sorumluluğunun altından kalkamayız. Biz bu bedeli ödeyemeyiz.”

O deprem oldu işte.

41 yurttaşın hayatını kaybetmesini ardından Soylu'ya kendi sözlerini hatırlatıyoruz: "Biz bu bedeli ödeyemeyiz"

Şimdi o bedeli ödeme, 41 yurttaşın ölümünün sorumluluğunu alma zamanı.

İşte Soylu'nun unutturmaya çalıştığı 27 Aralık 2019'daki konuşması:

Allah muhafaza buradan çıkaracağımız ders var. Bu deprem eğer 4.9 değil de 5.5 civarında olsa vatandaşlarımız bu binada oturmaya devam etseler biz bunun sorumluluğu altından kalkamayız,  biz bu bedeli ödeyemeyiz. Bunun ne zaman olacağı belli değil, burası deprem hattı. Bundan yaklaşık 80 yıl önce Erzincan’da 1939’da 7.9 şiddetinde bir deprem oldu.  Yine bundan 100 yıl önce Elazığ’da 7.2 şiddetinde deprem meydana geldi. Bu depremlere yönelik hazırlıkları ortaya koyabilmek. Vatandaşlarımızla halkımızla işbirliği içinde bunları sağlayabiliriz. Yarın öbür gün karşı karşıya kaldığımız durumlarda devletimiz her zaman milletimizin yanında. Bunları sağlayabilecek gücümüz var. Bunun için yapılması gereken her şeyi yapacağız.