'Sağlık Bakanlığı'na soruyoruz: Grip aşısı neden yok?'

Bilim ve Aydınlanma Akademisi, bir süredir ulaşmakta sıkıntı yaşanılan grip aşısının artık bulunamadığını duyurdu. 'Sağlık Bakanlığı grip aşısındaki gereksinim en az 10 milyon doz iken, neden 1,2 milyon doz aşı ithaliyle yetinmektedir?' diye sorulan açıklamada, sağlık alanının AKP eliyle tamamen piyasalaştırıldığı vurgulandı.
soL - Haber Merkezi
Çarşamba, 13 Kasım 2019 13:17

Aşı karşıtlığı sürerken, grip aşısında geçen yıl gözlenmeye başlanan sıkıntı da katlanıyor. 

Bilim ve Aydınlanma Akademisi (BAA), bu yıl itibariyle grip aşısına ulaşılamadığını duyururken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaşanan sıkıntının ardından gelen tepkilerle ilgili açıklama yaptı. Koca, 22 Ekim’de, bu sezon grip aşısının üretimindeki gecikme nedeniyle Türkiye’de grip aşısına ulaşmada sıkıntı bulunduğunu, ilk elde 253 bin doz aşı ithal ettiklerini, önümüzdeki haftalarda 500 bin doz daha ithal edeceklerini ve toplam ithalatı 1,2 milyon doza ulaştıracaklarını belirtti.

'AŞI TALEBİNDE BULUNULMALI'

Öte yandan Halk Sağlığı Uzmanları Derneği ile Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği birlikte yayımladıkları basın bildirisinde, bu yıl önceki yıllardan farklı olarak yalnızca "tetravalan aşı"nın üretildiğini ve bu aşı için gereken "İnfluenza B suşu"nun Dünya Sağlık Örgütü tarafından aşı firmalarına verilmesindeki gecikme nedeniyle yeterli doz ithalatın gerçekleştirilemediğini açıklayarak, vatandaşları aşı talebinde bulunmaya davet etti.

Bilim ve Aydınlanma Akademisi'nin yaptığı açıklamada ise söz konusu verilerin gerçeği yansıtmadığı somut verilerle şöyle sıralandı:

  • Bu yıl yalnızca tetravalan (dörtlü) aşının üretildiği bilgisi yanlış. Tetravalan grip aşısının yanında trivalan (üçlü) aşının üretimi de devam ediyor. Bu aşı yurt dışında mevcut.
  • DSÖ ve ABD’deki Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) trivalan HD aşıyı, 65 yaş üzeri yaşlılar için öneriyorlar.
  • DSÖ grip aşısı yapılması gereken riskli grupları şöyle sıralıyor: 6 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, gebeler, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemini baskılayan tedavi alanlar. Türkiye’de bu grupların toplam nüfusu 10 milyonu geçiyor.

'BAKANLIK NEDEN GEREĞİNDEN AZ DOZ AŞIYLA YETİNİYOR?'

BAA eldeki bu veriler ışığında bazı sorular da soruyor:

1-Sağlık Bakanlığı tetravalan aşı üretiminde gecikme varsa neden aradaki boşluğu hiç olmazsa 65 yaş ve üzeri nüfusun aşılanmasını sağlayacak şekilde trivalan HD aşı ithal ederek doldurmamıştır?

2-Sağlık Bakanlığı grip aşısındaki gereksinim en az 10 milyon doz iken (8 milyon dozdan fazlası 65 yaş ve üzerindeki yaşlı nüfus için olmak üzere) neden 1,2 milyon doz aşı ithaliyle yetinmektedir?

3- Sağlık Bakanlığı neden grip aşısı olma sorumluluğunu, risk gruplarında yer alan vatandaşların isteğine bırakmakta ve diğer aşılarda olduğu gibi riskli vatandaşların tamamını aşılamaya yönelik toplum temelli ve birinci basamak sağlık kurumlarının (aile sağlığı merkezleri) yürüteceği bir politikayı hayata geçirmemektedir?

'TÜRKİYE'NİN KENDİ AŞISINI ÜRETEMEMESİ KABUL EDİLEMEZ'

BAA'nın açıklamasının devamı şöyle:

Bu soruların yanıtları aslında bellidir: Türkiye’de sağlık alanının AKP eliyle tamamen piyasalaştırılması ve sağlık hizmetinin tüm bileşenlerinin bir maliyet unsuru olarak görülmesi.

Ayrıca Türkiye’nin kendi aşısını devlet eliyle üretmeyip aşı üreten tekellerin pazarı olmayı seçmesi de kabul edilemez.

Herkesin sağlık gereksiniminin parasız ve eşit şekilde karşılanması devletin görevidir ve bu sorumluluğu yerine getirebilecek devlet de yalnızca sosyalist devlettir.

Bu gerçeği karartacak, Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluktan kaçan tavrını görmezden gelecek hiçbir yaklaşımın içinde bulunulmamalıdır.