İmamoğlu: İBB'yi ihaleden eleyenlerle seçimi iptal edenler aynı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı'ndaki ihaleyi yapanları 31 Mart seçimlerini iptal eden kişilere benzetirken, 'Bu süreci sıradan bir şekilde takip edeceğimizi düşünenler gözlerimizdeki inanca baksınlar ve 23 Haziran’ı hatırlasınlar' dedi.
Pazar, 20 Ekim 2019 23:35

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalesinden İBB’nin elenmesini eleştirdi. İmamoğlu “Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın, 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Bu süreci sıradan bir şekilde takip edeceğimizi düşünenler gözlerimizdeki inanca baksınlar ve 23 Haziran’ı hatırlasınlar” dedi ve ihale süreci hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yla birlikte Haliç Kongre Merkezi’nde “CHP İstanbul İl Danışma Kurulu Toplantısı”na katılan İmamoğlu, gar ihalelerindeki duruşlarını ‘yozlaşmışlığa karşı bir duruş’ olarak niteledi ve “Eğer siz buna sessiz kalırsanız daha büyüklerini yaşarsınız” dedi.

İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

 

'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM' 

''İhanet etmeyeceğimiz konusunda buradan bir teminat daha vermek istiyorum. Kendimize bu konuda çok güveniyoruz. Kimse bundan şüphe duymasın ama ettirmeyeceğimiz kısmında da bir mücadelenin olduğunu ve bunun kolay olmayacağını da biliyoruz. İşte son örneği; Haydarpaşa ve Sirkeci Garı diye iki simgesel yerden bahsediyoruz. Manevi ve kültürel açıdan simgesel iki noktadan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu alanların kiralanma sürecinde kamusal olarak hakkımız olan İBB’ye bir kamu kurumu olarak vermelerinde hiçbir sakınca olamaz. Bu iki noktada alavere, dalaverelerle, farklı motivasyonlarla buranın kim olduğu belli olmayan; daha düne kadar İBB’de 2-3 bin TL maaşla çalışan, ‘buralarda kültür sanat aktiviteleri yapacağım’ diyenlerin arkasında kimler olduğunu biliyoruz. Bu sürecin böyle yönetilip kim olduğu belli olmayan bir kuruma verilmesine vesile olan insanları kınıyorum. Burada en önemli prensibimiz, İstanbul’a ihanet ettirmeme adınadır. Bu bakımdan bütün hazırlığını yapmış olan hukukçu arkadaşlarım, müşavirliğimiz ve bize destek olan binlerce hukukçunun da katkısıyla yarın bu hem idari mahkemede başvuru yapılacak. Saat 11.30’da Anadolu Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunulacağı çağrısını hepinize yapmak istiyorum.

'23 HAZİRAN’I HATIRLASINLAR'

Bütün hukukçuların da bizimle beraber olmasını diliyorum. Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Buna çıkardığımız ses İstanbul’da iki noktaya sahip çıkma sesi değil sadece. Sadece İstanbul’a ihanet ettirmeme sesi de değil. Bu bir yozlaşmışlığa karşı duruştur. Eğer siz buna sessiz kalırsanız daha büyüklerini yaşarsınız. Ülkemize, milletimize ait bir noktanın bu şekilde, kişilere, kurumlara, kim olduğu belli olmayan insanlara devredilmesi ülkede güvensizlik ortamı oluşturur. Bugün baktığınızda tüm bu olaylar olurken suç duyurumuzu yarın öbür gün sadece oradaki sürece imza atanlar, ihale kurulunda olanlara değil. O kurumun gelen müdürüne hatta sayın bakana kadar ulaşacağımızı ve bu süreci böyle takip edeceğimizi buradan belirtmek istiyorum. Henüz ülkemizin en tepesindeki yönetime bunu aktarmış, anlatmış değiliz ama günü geldiğinde oradan da beklentimiz olacağını ifade edelim. Bu süreci sıradan bir şekilde takip edeceğimizi düşünenler gözlerimizdeki inanca baksınlar ve 23 Haziran’ı hatırlasınlar.

'SAYIN BAKANI BAKAN OLMAYA DAVET EDİYORUM'

Şimdilik çağrımı bu işi yapanlara yapıyorum. Bir kere kınıyorum. Suç duyurusunda da bulunacağız. 16 milyon insanın arkamızda olduğunu da biliyorum. Ben 16 milyon insan için, bu milletin maneviyatı için, kim olduğu belli olmayan insanların bu kentin manevi değerlerinin ellerine geçmemesi için bu mücadeleyi veriyorum. Kim olduğunu onlar biliyorlarsa çıksın açıklasınlar. Hala tek bir kelime etmeyen, kendisiyle fotoğraf çektiren, kendisi ile bir arada olan, bir kelime açıklama yapmayan Sayın Bakanı, bakan olmaya davet ediyorum. Bu süreç devam edecek. Benim dilim birilerine sert gelebilir ama; çok yumuşak aslında. Günü geldiğinde devletimizin en üst makamına da bu çağrıyı yapacağım. Diyeceksiniz ki bu kadar mı mühim? Evet mühim. Burada başlayan yozlaşmalar daha büyük yerlere varıyor. Ondan sonra yıllar geçiyor dönüp diyoruz ki, ‘bu şehre ihanet ettik, özür dileriz’. Ben ihanet ettirmeyeceğim ve etmeyeceğim, diye söz verdim insanlara. İhanet etmeye çalışan insanlara da karşı duracağım. 16 milyonun insanın seçtiği belediye başkanı Ekrem İmamoğlu olarak''