Halkbank davasının ikinci duruşmasında neler oldu: Halkbank davadan mı kaçıyor?

New York Güney Bölge Savcılığı, Halkbank'ın kendisine yöneltilen suçlamalardan haberdar olduğunu ve belgeyi kabul etmeyerek davadan kaçmaya çalıştığını savundu.
Çarşamba, 06 Kasım 2019 08:53

Halkbank, New York’ta 22 Ekim’de başlayan davada “ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delme” suçlamasıyla yargılanmaya devam ediyor.

New York Güney Bölge Savcılığı hazırladığı 45 sayfalık iddianamede, Halkbank’a yönelik “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” dahil 6 farklı suçlama yöneltmişti.

İran’a yasa dışı yollardan 20 milyar dolar aktarmakla suçlanan Halkbank, iddiaları reddederken, Savcılık, kargo şirketi FedEx aracılığıyla bankaya mahkeme celbi gönderdiklerini; fakat şirketin bu belgeyi almayı reddettiğini söyledi. Savcılık, bu sebeple Halkbank’ın kendisine yöneltilen suçlamalardan haberdar olduğunu ve belgeyi kabul etmeyerek davadan kaçmaya çalıştığını savundu.

Halkbank davasına, Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın hüküm giydiği davaya da bakan Yargıç Richard Berman bakıyor. ABD'de temyiz mahkemesi devam eden Hakan Atilla'nın Türkiye’ye gelişinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından karşılanmış, Atilla bir süre sonra Borsa İstanbul Genel Müdürü yapılmıştı.

REDDİ HAKİM TALEBİ

Amerika’nın Sesi‘nin haberine göre, mahkemeye, New York Güney Bölgesi Başsavcılığına bağlı savcı yardımcılarıyla bir dönem Halkbank soruşturmasıyla ilgili bankaya danışmanlık ve ABD’de hukuki temsilciliğini yapan King & Spalding hukuk firmasına bağlı dört avukatın katıldığını bildirdi.

Halkbank avukatı Andrew Hruska, ABD’nin Halkbank’ı yargılama yetkisi olmadığını ve reddi hakim talebini iletmek amacıyla duruşmaya katılmak istediğini ifade etti.

Savcı Yardımcısı Michael Lockard, böylesi bir katılıma itiraz ederek bunun yasal olarak mümkün olmadığını dile getirdi.

Yargıç Berman, Halkbank’ın yapılacak yeni bir duruşmada sınırlı ve özel katılım şartıyla katılma talebiyle ilgili olarak hukuk firmasından ayrıntılı yeni bir başvuru dilekçesi istedi. Bu konudaki argümanlarını sunmaları için avukatlara 19 Kasım’a kadar süre verdi.

Berman, savcılığa da avukatların iddialarını yanıtlamaları için 26 Kasım’a kadar süre tanıdı. King & Spalding hukuk firmasından, savcılık tarafından sunulan dilekçeye 2 Aralık’a kadar yanıt vermesini istedi.

Halkbank avukatı Hruska, reddi hakim talebinin gerekçesi olarak, Yargıç Berman’ın, Rıza Sarraf ve Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davalara bakması ve 2014’te İstanbul’da katıldığı bir sempozyumda “Türk hükümetini eleştiren açıklamalar yapmasını” göstermişti.

“ABD’nin Halkbank’ı yargılama yetkisi olmaması” gerekçesi ise bankanın ABD’de herhangi bir varlığı veya faaliyeti olmaması üzerine temellendiriliyor.

HALKBANK DAVADAN KAÇIYOR

Dünkü duruşma öncesinde davayı takip eden gazetecilerden Adam Klasfeld, savcılığın mahkemeye sunduğu yeni bir belgeyi paylaştı. Belgede savcılık mahkemeye, kargo şirketi FedEx aracılığıyla Halkbank’a mahkeme celbi gönderdiklerini fakat şirketin bu belgeyi almayı reddettiğini ifade etti.

Savcılık, 25 Ekim’de Halkbank’a ulaşan belgenin kabul edilmemesine dair el yazısıyla düşülen notu da paylaştı:

“FedEx aracılığıyla gönderilen belgeler, ABD ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan sözleşmelerdeki hukuki tebligat şartlarına uygun olmayan şekilde gönderildiği için Bankamız tarafından kabul edilmeden iade edilmiştir.”

Belgede bir kişinin imzası bulunsa da adı yer almıyor ve Halk Bankası Hukuk İşleri Dair Başkanlığı ifadeleri yer alıyor.

Savcılık, bu nedenle Halkbank’ın kendisine yöneltilen suçlamalardan haberdar olduğunu ve belgeyi kabul etmeyerek davadan kaçmaya çalıştığını savundu.

BBC Türkçe‘ye konuyla ilgili görüşlerini açıklayan Bluebay Yatırım Danışmanlığı Analisti Tim Ash, bunun “sıra dışı bir durum” olduğunu söyledi. “Bu bir Avrupa bankası olsa sorumluluğunu üstlenir, cezasını öder ve her şey devam ederdi” diyen Ash, ABD’nin Türkiye’ye bu konuda özel bir muamele gösterdiğini belirtti. Ash, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye karşı Türkiye’nin jeopolitik önemini kullandığını fakat ABD’nin Türkiye ile stratejik ilişkisinden ne kazancı olduğunun anlaşılmadığını savundu. Tim Ash, piyasaların bir yaptırım ihtimalini halihazırda fiyatlandırdığını da ekledi.

YARGILAMA YETKİSİ

ABD’nin İran’a yaptırımlarını ihlal etme planları yapma suçlamasıyla 22 Ekim’de Manhattan’daki federal mahkemede görülen Halkbank davasına bankadan herhangi bir temsilci katılmadığı bildirilmişti.

Savcılığın Halkbank’ın ABD’deki avukatlarına mahkeme celbi ilettiğini kaydeden Savcı Yardımcısı Michael Lockard, bankanın duruşmaya katılmayarak suçlamalardan kaçtığını ve mahkemeye itaatsizlik ettiğini söyledi.

Davaya bakan Yargıç Richard Berman 22 Ekim’deki duruşmada, ABD’de iki yıldan uzun süre cezaevinde kaldıktan sonra Türkiye’ye dönen Mehmet Hakan Atilla’nın Borsa İstanbul Genel Müdürü olması konusunda ise “Sanırım bu da finansal suçlar işlemiş birinin topluma entegre edilmesinin bir yolu” demişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu davayı, “ABD yasaları doğru biçimde uygulandığı takdirde ve yine siyasi saikler bir kenara bırakılması durumunda Halkbank yöneltilen birçok suçlamadan aklanacaktır” ifadeleriyle değerlendirmiş, banka ise Kamu Aydınlatma Platformu’na şu açıklamayı yapmıştı:

“Bankamız ABD’nin ikincil yaptırımlarını herhangi bir şekilde ihlal etmemiş olmakla birlikte, Bankamızın ABD’de herhangi bir şubesi ve çalışanı bulunmadığından, ABD Adalet Bakanlığı’nın ikincil yaptırım kararları hakkında yargılama yetkisi yoktur. Buna rağmen iddianame düzenlenmesi, tarihte bir ilk olmak üzere emsali görülmemiş bir hukuki yetki aşımıdır.”