Sayfa yolu
Ekim Devrimi ve Kürt tarihinin Rönesansı...
Yayın Tarihi: 07.11.2019 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Bundan tam 102 yıl önce, 6 Kasım'ı 7 Kasım'a bağlayan gecenin sabahında Kafkasya'da yaşayan Kürtler artık başka bir dünyaya gözlerini açıyordu. Dönemin haber ve iletişim teknolojisini düşününce, Kürt nüfusunun önemli bir çoğunluğunun uyandıkları dünyanın farkına henüz varmadığını söylemek mümkün. Ekim Devrimi'nin ön saflarında çarpışan Bolşevik Kürtlerin dışında köylerde, dağlarda ve yaylalarda yaşayan Kürtler için esas konu Birinci Dünya Savaşı'nın bitmesinden, cepheye gidenlerin geri dönmesinden ibaretti. Ancak gün geçtikçe değişen hayatı ve dünyayı deneyimledi Sovyet Kürtleri.
Osmanlı-Rus savaşlarından ve ekonomik ve iklimsel zorunluluklardan ötürü Birinci Dünya Savaşı öncesinde Kafkasya'ya göç eden Kürtler; Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan hattına dağılmışlardır. Çoğunluğu ise Ermenistan Kürtleri oluşturuyordu, önemli bir bölümünü de Ezidi Kürtler. Pek çok Kürt tarihçisinin ve araştırmacısının Kürt tarihinin Rönesans'ı olarak betimlediği bu yetmiş yıllık süreç içinde Kürtler, kendi kültür ve tarihlerinin en önemli atılımlarını kaydettiler.
Edebiyattan müziğe, tiyatrodan sinemaya kadar pek çok alanda yapılan üretimler Kürt tarihinin ilklerini oluşturmuştu. Ve bunlar, diğer Sovyet halkları ile kardeşçe, yoldaşça, omuz omuza verilerek yapılan faaliyetlerdi. Çarlık Rusyası için ifade edilen "ezilen uluslar hapishanesi" Ekim Devrimi'nin ardından bir kardeşlik bahçesine dönüşmüştü.
Hitler'in Faşist ordularının Moskova kapılarına dayandığı çetin savaşta sadece savunmada değildi Kürtler. 9 Mayıs 1945 tarihinde Berlin'de Reichstag'a asılan kızıl bayrağın gölgesinde Ermenilerle birlikte Koçari oynayan, halay çekenler arasında da yer alıyorlardı.
Berlin faşist orduların elinden alındığı zaman Sovyet hakları sadece "kazaska"değil.
Halaylar da çekerek kutladı zaferi
Video da zafer günü zafer halayına duran Ermenilerı görebiliyoruz pic.twitter.com/L8MmJOsMuQ— Özkan Öztaş (@ozkan_oztas) May 9, 2019
Ekim Devrimi ile Kürt kültüründe bir dizi gelişmeler gözlendi. Bunlar aynı zamanda Kürt tarihinde daha önce hayata geçirilememiş, sömürücülerin ve ağaların engellemeleri ile baskılanmış örneklerdi. Tamamı da Sovyetler Birliği tarafından ve üstelik Kürdistan'dan kilometrelerce uzakta hayata geçirildi.
İLK SİNEMA FİLMİ ZARE:
Yönetmeni Ermeni Hamo Beknezaryan olan filmin başrollerinde Maria Tenazi, Hrachia Nersisyan, Avet Avetisyan sahne alır. Stalin'in de seyircileri arasında yer aldığını bildiğimiz film Kürtler tarafından çekilen ilk film olarak kayda geçer. Daha evvelinden Kürtleri konu edinen filmlerden farklı olarak bir Kürt töresini eleştirel olarak ele alan film aşiret yapısını ve feodal düzeni eleştirir.
İLK KÜRTÇE ROMAN: KÜRT ÇOBAN
Ekim Devrimi ile serpilen ve "yetimler edebiyatı" adı da verilen bir edebiyat kuşağı arasında yer alır Kürt edebiyatının Sovyetler'deki öyküsü. Yetimler edebiyatıdır zira yazarlarının neredeyse tamamının babası, Birinci Dünya Savaşı'nda ya da dönemin kıtlık ve hastalık koşullarında yaşamlarını yitirmiştir.
Erebê Şemo'nun 1935 yılında yazdığı Kürt Çoban (Şivanê Kurmanca) adlı romanı ise Kürt tarihinin ilk romanı sayılır. Maksim Gorki incelediği roman için "Kürtler, Şemo'nun Kürtçesiyle konuşuyor" diyerek kitabın Kürt emekçilerin günlük hayattaki diline yakınlığına dikkat çeker. Aynı zamanda Lenin ve Halkların Kardeşliği nişanlarıyla ödüllendirilen Erebe Şemo yaşamını sosyalizmin toplumsallaşmasına ve Kürt tarihine adamış biridir.

LATİN GRAFİKLİ İLK ALFABE
Yine Kürt tarihinin en önemli adımlarından biri Latin grafikli alfabenin hazırlık sürecidir. Kürtler yaşadıkları toplumlar içinde bağlı bulundukları egemen devletlerin alfabelerini kullanmak zorundaydı. Suriye, Irak ve İran'da Arap harflerini kullanırken Türkiye'de gerçekleştirilen 1 Kasım 1928 tarihindeki Harf Devrimi ile Latin harflerine geçmişlerdi. Bunun yanı sıra eskiden Çarlık Rusya'sında yaşayan Kürtler ise Kiril Alfabesi kullanıyordu.
İsahak Marogulov ise tarihin erken bir döneminde, 1928 yılında Kürtler için Kürtçe sesleri yazabilmek adına Latin Grafikli bir alfabe hazırladı. Sovyet Kürdologlarının ve dil bilimcilerinin öncülük ettiği bu çalışma, 1932 yılında Celadet Ali Bedirxan tarafından Şam'da geliştirilerek bugünkü Kürtçe alfabe halini alacaktı.

KÜRTLERİN DÜNYAYA YAYILAN SESİ: ERİVAN RADYOSU
Kürt tarihinde Kürtçe yayın yapan birçok radyo var olageldi. Bağdat Radyosu, İran Radyosu buna örnekler arasında yer alır. Ancak bunlar arasında Erivan Radyosu farklı bir yerde durur. Diğer radyolarda Farsça ve Arapça etkisi hissedilirken Erivan Radyosu'nda ari bir Kürtçe icra ediliyordu. Gerek Kürtçe ezgiler seslendirenlerin aldıkları konservatuvar eğitimleri, gerekse kıymetli arşivi ile bugün hala pek çok insan Erivan Radyosu'nun bir Kürt radyosu olduğunu zanneder. İlk zamanlarda haftada birkaç defa 2 saat yayın yapan radyonun ilerleyen yıllar içinde hem gün hem de saat sayısı arttırılmıştır. Normalde Ermenice yayın yapan radyonun Kürtçe bölümüdür programların hazırlandığı yer. Türkiye'de de pek çok dinleyiciye ulaşan radyoda haberler, ezgiler, dengbêj türküleri yer almıştır. Ayrıca kadın dengbejlerin de kayıtlarının yer aldığı radyo bir gelenek de yaratmıştır.

KÜRTÇE ROCK MÜZİK
Wetan grubu. Orijinal adıyla Koma Wetan, Sovyetler Birliği'nde bir araya gelen ve rock müzikle ilgilenen gençlerin kurduğu bir topluluktur. 1970'lerde yola çıkan grup düzenli bir üretim yapmaz ilk başlarda. İlk albümlerini 1988 tarihinde çıkarırlar. Albüm gelirlerini o dönem Irak'ın Halepçe kentinden kimyasal silahlarla katledilen Kürtler'in ihtiyaçları için bağışlayan grup geleneksel pek çok ezgiyi yeniden yorumlamıştır.
Liste uzun, ama listenin tüm örnekleri Sovyetler Birliği'nde üretim şansı bulan, sosyalizmin yenilgisinden sonra devamı gelmeyen örneklerdir.
Tarihin geçmiş sayfalarından bugün hâlâ bir yol haritası sunan bu örnekler hepimize "düş değil hayal değil, yaptık, yine yaparız" dedirtiyor. Tarih bizleri göreve çağırıyor.
Yıl dönümü vesilesi ile nice Ekimlere.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.


