Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 71 | 13 Mayıs 2026 Çarşamba

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 14.05.2026 , 17:18 "0 dakikalık okuma süresi"
Küba yönetimi, ABD'nin askeri tehdit söylemleri ve ekonomik yaptırımlarına karşı uluslararası alanda direnç odaklı bir duruş sergiliyor. Öte yandan ülkede, gıda güvenliğini sağlamak amacıyla hayvan gücü kullanımı ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı geleneksel yöntemlere geri dönülüyor. Elektrik kesintilerinin iletişim üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla da güneş enerjisi sistemleri kuruluyor.

ABD gerilimi tırmandırıyor

Küba ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilime ilişkin son açıklamalar, üç ayrı haber başlığı altında farklı boyutlarıyla gündeme gelirken, bu gelişmelerin ortak bir çerçevede değerlendirilmesi ihtiyacı öne çıkıyor. 

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD’nin olası bir askeri saldırısının “insani felakete” yol açacağı uyarısında bulunarak, Washington’un Küba’ya yönelik politikalarını sert biçimde eleştirdi. Rodríguez, Küba’nın ABD için bir tehdit oluşturmadığını, buna karşın artan askeri ve siyasi baskı söylemlerinin çatışma riskini yükselttiğini ifade etti.

Aynı çerçevede Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, ABD’nin uzun süredir uyguladığı ekonomik ve özellikle enerji alanındaki ablukanın ülkedeki elektrik sisteminde ciddi krizler yarattığını belirtti. Elektrik üretim açığı ve yakıt tedarikindeki sıkıntıların temel nedeninin “soykırımcı enerji ablukası” olduğunu belirten Díaz-Canel, dış basının Küba’daki ekonomik sorunları yanlış biçimde yorumladığını ve ülkenin yoğun baskılara rağmen ayakta kalmayı sürdürdüğünü vurguladı.

Díaz-Canel ayrıca, ABD’ye yönelik hiçbir saldırı eyleminin Küba topraklarından kaynaklanmadığını, buna karşılık Küba’nın uzun yıllar boyunca çok sayıda dış müdahale ve saldırının hedefi olduğunu ifade etti. Bu bağlamda Küba’nın uluslararası güvenliğe katkı sunan bir ülke olduğu görüşünü dile getiren Cumhurbaşkanı, “Küba’yı tehdit olarak göstermek tarihsel gerçeklerle bağdaşmayan bir söylemdir” değerlendirmesinde bulundu.

Üç açıklama birlikte değerlendirildiğinde, Küba yönetiminin ABD ile ilişkilerde hem güvenlik hem de ekonomik boyutları içeren kapsamlı bir karşı anlatı geliştirdiği görülüyor. Havana yönetimi, askeri tehdit söylemlerini ve ekonomik yaptırımları aynı politik hattın parçaları olarak değerlendirerek, bunların ülkeyi zayıflatmayı ve iç istikrarsızlık yaratmayı amaçladığını savunuyor.

Öte yandan Küba tarafı, kendi dış politikasını “saldırgan olmayan ancak baskı karşısında dirençli” bir çizgide tanımlarken, mevcut gerilimin tek taraflı bir güvenlik tehdidi söylemiyle açıklanamayacağını vurguluyor. Bu yaklaşım, hem uluslararası kamuoyuna yönelik bir meşruiyet çerçevesi oluşturmayı hem de iç kamuoyunda dayanışma ve direnç vurgusunu güçlendirmeyi hedefliyor.

Sonuç olarak bu üç haber, yalnızca güncel siyasi açıklamaları değil, aynı zamanda Küba–ABD ilişkilerinde uzun süredir devam eden yapısal gerilimin farklı yönlerini görünür kılıyor. Bu nedenle gelişmelerin tekil başlıklar üzerinden değil, askeri söylem, ekonomik yaptırımlar ve tarihsel anlatıların iç içe geçtiği bütünlüklü bir perspektifle ele alınması gerektiği ortaya çıkıyor.

Hantavirüs riskine karşı epidemiyolojik izleme

Küba’da Sağlık Konuları Uzmanları ve Bilim İnsanları Toplantısı, Komünist Parti Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez başkanlığında Havana Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. 

Toplantının ana gündem maddelerinden biri, ülkedeki hijyenik ve epidemiyolojik durumun değerlendirilmesi olurken, özellikle Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kısa süre önce Atlantik Okyanusu’ndaki bir yolcu gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarına ilişkin yayımladığı uyarılar ele alındı. Halk Sağlığı Bakan Yardımcısı Dr. Carilda Peña García, Küba’nın COVID-19 döneminde geliştirdiği klinik ve epidemiyolojik gözetim sistemi sayesinde hastalığın ülkeye girişini zamanında tespit edecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.

DSÖ verilerine göre, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia kentinden hareket eden ve 23 ülkeden yolcu ile mürettebat taşıyan gemide ilk vakalar 2 Mayıs’ta bildirildi. Daha sonra yapılan incelemelerde, salgına neden olan türün Andes hantavirüsü olduğu doğrulandı. 8 Mayıs itibarıyla sekiz vaka tespit edilirken, bunların üçü ölümle sonuçlandı. Bakan Yardımcısı Peña García, hantavirüsün Küba’da daha önce görülmediğini ancak dünyanın farklı bölgelerinde bilinen bir hastalık olduğunu ifade etti. Virüsün esas olarak enfekte kemirgenlerin dışkı ve tükürüğüyle temas sonucu bulaştığını, Andes türünün ise yakın ve uzun süreli temas yoluyla insandan insana bulaşabildiğinin kanıtlandığını söyledi.

Küba’da şu ana kadar hantavirüs taşıyıcısı olduğuna dair kanıt bulunan bir kemirgen türü tespit edilmediğini vurgulayan yetkililer, buna rağmen sınır kapılarında epidemiyolojik gözetimin artırıldığını açıkladı. Havaalanları, limanlar ve marinalarda uçak ve gemiler üzerinde kemirgen varlığına yönelik denetimlerin sürdürüldüğü bildirildi. Uzmanlar, hastalığın yaklaşık sekiz haftalık uzun bir kuluçka süresine sahip olması nedeniyle riskli bölgelerden gelen kişilerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Halkın paniğe kapılmaması gerektiğini söyleyen Peña García, maske kullanımı, el hijyeni ve solunum yolu enfeksiyonu belirtileri görüldüğünde sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemine dikkat çekti.

Toplantıda ayrıca, Teknolojik Uygulamalar ve Nükleer Geliştirme Merkezi’nin (CEADEN) sağlık alanındaki araştırmaları da değerlendirildi. Yetkililer, COVID-19 deneyiminden elde edilen birikimin Küba’nın olası yeni sağlık tehditlerine karşı hazırlıklı olmasını sağladığını ifade etti. Peña García, mevcut verilere göre hantavirüsün COVID-19 benzeri küresel bir pandemi olarak değerlendirilmediğini ancak DSÖ ve Pan Amerikan Sağlık Örgütü’nün gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini belirtti. Küba yönetimi ise bilim insanlarının ve sağlık sisteminin kapasitesine güven duyduklarını, olası risklere karşı tetikte olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Tarımda abluka ve yakıt krizine karşı alternatif üretim modelleri 

Küba’da yoğunlaşan ekonomik abluka, yakıt kıtlığı ve malzeme eksikliği koşullarında Tarım İşletmeleri Grubu Başkanı Orlando Lorenzo Linares Morell, kırsal üretimde uygulanan alternatif stratejilere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Linares Morell, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için hayvan gücünün yeniden yaygınlaştırılması, güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların kullanımı ile mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerle (KOBİ) işbirliğinin artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, üretim süreçlerinin yerel koşullara uyarlanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, ulusal düzeyde belirlenen tarım politikalarının her bölgenin gerçekliğine göre esnek biçimde uygulanması çağrısında bulundu.

Yetkili, özellikle yakıt krizinin tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini, bu nedenle hayvan gücüyle çalışan sistemlerin yeniden devreye alındığını ifade etti. Öküzlerin yanı sıra manda ve at gibi hayvanların da üretim süreçlerinde kullanıldığını belirten Linares Morell, üreticilerin sahada bu yöntemleri aktif olarak uyguladığını söyledi. Tarımda ayrıca biyolojik ürünlerin kullanımının artırıldığını, ekipman ithalatı ve kiralama yoluyla üretim kapasitesinin desteklendiğini aktaran yetkili, buna rağmen “ekipman bulunduğunu ancak yakıt yetersizliği nedeniyle tam verim alınamadığını” kabul etti. Elektrik ve enerji sorunlarına karşı güneş panelleri, biyokütle kullanımı ve sulama sistemlerinde fotovoltaik çözümler gibi uygulamaların yaygınlaştırıldığı da bildirildi.

Pirinç üretimi özelinde yapılan değerlendirmede ise, 2018’de 304 bin ton olan üretimin 2025’te 111 bin tona gerilediği ve bu düşüşün ekonomik yaptırımlar ve yakıt krizinden kaynaklandığı ifade edildi. Buna rağmen üretim sürecinin 17 il şirketi, binlerce üretici ve geniş bir altyapı üzerinden sürdürüldüğü belirtilirken, hasat makineleri ve atıl ekipmanların yeniden devreye alınmasıyla üretim kapasitesinin kısmen artırıldığı kaydedildi. Ayrıca, üreticilerin yurtdışından yakıt tedariki için kendi imkânlarıyla organizasyonlar kurduğu ve ekim sezonunun büyük ölçüde tamamlandığı bilgisi paylaşıldı. Yetkili, tüm zorluklara rağmen tarımsal üretimde alternatif modellerin geliştirilmeye devam ettiğini ve sektörün yerel gıda sistemlerinin desteklenmesinde kritik rol oynadığını vurguladı.

Santiago de Cuba’da telekomünikasyon altyapısında güneş enerjisi

Küba Telekomünikasyon Şirketi’nin (Etecsa) Santiago de Cuba’daki bölgesel birimi, elektrik kesintilerinin iletişim hizmetleri üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla kentin stratejik noktalarına fotovoltaik sistemler kurmaya başladı. Yetkililer, iki kilovatlık güneş enerjisi kitleri ve yaklaşık beş kilovatlık batarya depolama sistemleri sayesinde sabit telefon ve temel iletişim hizmetlerinin enerji kesintileri sırasında da sürdürülebileceğini belirtti. 

Gece saatlerinde veya şebeke arızalarında beş saatten fazla çalışma kapasitesine sahip sistemlerden kent genelinde 18 adet kurulması planlanırken, projenin hem bağlantı kalitesini ve hizmet istikrarını artırması hem de ulusal elektrik şebekesine bağımlılığı azaltması hedefleniyor. Etecsa, bu yatırımla temiz enerjiyi telekomünikasyon altyapısına entegre ederek bölgedeki iletişim hizmetlerinin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Holguín’de geri dönüşüm ve atık yönetimi 

Holguín’de faaliyet gösteren Nuevo Mundo adlı mikro, küçük ve orta ölçekli işletme ile Mecánica Héroes del 26 de Julio şirketi, konteyner toplama ve işleme faaliyetlerine dayalı bir döngüsel ekonomi modeli geliştirerek hem ulusal sanayiye hammadde sağlamayı hem de bölgedeki katı atık yönetimini güçlendirmeyi hedefliyor. Nuevo Mundo yetkilileri, Cervecería Parranda ile yapılan anlaşma kapsamında ülkenin doğusunda cam şişe toplama çalışmalarının yürütüldüğünü ve bu sayede şirketin üretiminde yüzde 70 geri dönüşüm oranına ulaşıldığını açıkladı. Aylık 900 bin ila 1 milyon arasında farklı formatta şişe işleyen tesislerde, toplanan malzemeler 300 kilogramlık balyalar halinde preslenerek işleme sanayisine gönderiliyor. Şirket ayrıca, geri dönüşüm faaliyetlerine katılanlara sanal para birimiyle ödeme yapılmasını sağlayacak “Puntos Monedero” adlı dijital platformu devreye alarak yerel ekonomiyi canlandırmayı ve toplayıcıları teşvik etmeyi amaçlıyor. Yetkililer, girişimin geri dönüşüm altyapısının genişletilmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve çevrenin korunmasına katkı sunması açısından devlet dışı işletmelerin yerel kalkınmadaki rolünü güçlendirdiğini belirtti.

Holguín’de saygılı anne ve yenidoğan bakımı uygulamaları 

Küba’nın Holguín ilinde, anne, yenidoğan ve aile refahını güçlendirmeyi amaçlayan “saygılı yenidoğan bakımı” ilkeleri doğrultusunda sağlık hizmetleri yaygınlaştırılıyor. İl Sağlık Teşvik ve Hastalık Önleme Dairesi yetkilisi Mercedes Leyva Almaguer, programın hamile kadınların haklarını ve bütünlüğünü koruyan uluslararası standartlara dayandığını belirterek, gebeliğin tespitinden itibaren kadınlara eğitimli bir refakatçi seçme olanağı sunulduğunu ifade etti. 

Program kapsamında hamile kadınların saygılı ve empatik muamele görme, tıbbi müdahaleler hakkında bilgilendirilme, mahremiyet, hareket özgürlüğü, ağrı yönetimi ve uygun koşullarda doğum sonrası hemen emzirme gibi haklarının güvence altına alındığı vurgulandı. İlk olarak 2023 yılında Mártires de Mayarí Hastanesi’nde uygulanmaya başlayan modelin il genelinde kademeli olarak yaygınlaştırıldığı, Küba Halk Sağlığı Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun da doğum öncesi ve sonrası olumlu deneyimleri desteklemek amacıyla bu çalışmayı öncelikli alanlardan biri olarak sürdürdüğü bildirildi.

Küba’da elektrik üretiminde son durum

Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı. Dün, üretim kapasitesi açığının en büyük etkisi, Energás Varadero santralinin beklenmedik bir şekilde kapanması nedeniyle planlanan miktarı aşarak saat 20.40'ta 2113 MW olarak kaydedildi.
 
Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 3530 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 525 MW olarak gerçekleşti.

Son Küba Gerçeği