Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 159 | 9 Ağustos 2026 Pazar

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.08.2026 , 16:11 "0 dakikalık okuma süresi"
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Havana’da düzenlenen Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri 24. Toplantısı’nın kapanışında yaptığı konuşmada ekonomik reformlara ve dönüşüm sürecine de değindi. Díaz-Canel, atılan adımların kapitalizme geçiş veya denetimsiz özelleştirme anlamına gelmediğini ifade etti, üretim araçlarının mülkiyetinin halkta kalmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Küba kimseye ders vermiyor, dersi veren tarihin kendisi

Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, Başkomutan Fidel Castro’nun doğumunun yüzüncü yılı dolayısıyla Havana’da düzenlenen Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri 24. Toplantısı’nın kapanışında yaptığı konuşmada, ülkesinin ağır abluka koşullarında verdiği mücadeleyi ve giderek derinleşen küresel siyasi krizi değerlendirdi.

Díaz-Canel, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ablukayı, toplumsal bir çöküş yaratmayı hedefleyen kitlesel bir cezalandırma politikası olarak tanımladı. Enerji krizinden ilaç tedarikindeki güçlüklere, bebek ölümlerindeki artıştan ertelenen ameliyatlara kadar ülkede yaşanan sorunların somut sonuçlarına dikkat çekti.

Küba lideri, yalnızca adanın değil, dünya genelinde halkların karşı karşıya olduğu tabloya da işaret etti. Sağ siyasetin güçlenmesi, militarizmin yayılması ve uluslararası ilişkilerde artan gerilimlerin, özellikle gelişmekte olan ülkelerin egemenliğini ve bağımsız karar alma hakkını tehdit ettiğini belirtti. Díaz-Canel, ilerici güçleri ve uluslararası kamuoyunu sessiz kalmamaya çağırdı.

Küba’da yürütülen ekonomik reformlara ve dönüşüm sürecine de değinen Díaz-Canel, atılan adımların kapitalizme geçiş veya denetimsiz özelleştirme anlamına gelmediğini ifade etti. Üretim araçlarının mülkiyetinin halkta kalmaya devam edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı, bu reformların ana amacının devlet ve özel sektör işbirliğiyle üretkenliği artırmak, temel sosyal hakları korumak ve müreffeh bir sosyalist model inşa etmek olduğunu belirtti. Sürecin yönetiminde ve denetiminde Küba Komünist Partisi’nin öncü rolünü sürdüreceğini ifade eden lider, partinin, halkın ve işçi sınıfının çıkarlarını koruma misyonunu kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi.

Konuşmasının son bölümünde Fidel Castro’nun enternasyonalist mirasına ve anti-emperyalist mücadeleye vurgu yapan Díaz-Canel, küresel düzeyde eylemli bir dayanışma ağının kurulması gerektiğini savundu. Kitle iletişim araçlarındaki baskıların kırılması, yaptırımlara karşı parlamentoların harekete geçirilmesi ve dijitalleşen dünyada çalışma ilişkilerinin yeniden yorumlanması gibi somut hedefler koydu. Bütün kısıtlamalara rağmen eğitilen doktorlar ve yetiştirilen genç profesyonellerle dayanışma ilkesinden taviz verilmediğini hatırlatan Díaz-Canel, dayanışmanın kuru bir ifadeden ibaret kalmadığı, daha adil ve insani bir dünyanın ancak örgütlü bir mücadeleyle kurulabileceği mesajıyla konuşmasını tamamladı.

Kahve fabrikası abluka koşullarında üretimin sınırlarını genişletiyor

Villa Clara’daki Kahve Fabrikası, ABD’nin Küba’nın yakıt ve tedarik imkanlarını daraltan abluka politikalarının yarattığı koşullarda üretimi sürdürebilmek için mevcut altyapısını farklı alanlarda kullanmaya başladı.

Kahve için kullanılan depolama, kavurma ve öğütme altyapısı artık mısır, sorgum ve pirincin işlenmesi için de kullanılıyor. Mısır ve sorgumdan un ile kavrulmuş tahıl unu (gofio) üreten tesis; devlet şirketleri ve özel sektördeki KOBİ’lerle yaptığı sözleşmeler aracılığıyla tohumluk niteliğini kaybetmiş ancak gıda değeri bulunan hammaddeleri yeniden üretim sürecine kazandırıyor.

Fabrika çalışanlarının geliştirdiği teknik çözümler ve yenilikçi uygulamalar sayesinde makinelerin çalışır durumda tutulması sağlanırken, üretilen alternatif unlar fırıncılık, gıda imalatı ve konserve sektörlerinde kullanılıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından ve yerel hammaddelerden daha fazla yararlanmaya yönelen tesis, kahve üretiminin yanı sıra perakende satışlarını da sürdürüyor.

Abluka koşullarında mesele yalnızca kıt kaynakları tüketmemek değil, eldeki her kaynağı üretken hale getirmek. Villa Clara’daki fabrika bunun somut örneklerinden birini oluşturuyor.

Granma’da binlerce kişiye tanker yerine şebeke suyu

Granma eyaletinde 2026’nın ilk yarısında tamamlanan su altyapısı yatırımları ve bakım çalışmaları sonucunda 4 bin 567 kişi daha düzenli ve kaliteli su hizmetine kavuştu.

Toplam 83,8 milyon pesoluk yatırımlar kapsamında yeni iletim hatları ve dağıtım boruları döşendi. Daha önce içme suyunu tankerlerle almak zorunda kalan kırsal yerleşimlere ilk kez şebeke suyu ulaştırıldı.

Çalışmalar yalnızca yeni hatlarla sınırlı kalmadı. Bölgenin 330 milyon metreküp kapasitesiyle en büyük su rezervuarı olan Cauto del Paso barajının kapak sistemlerinin bakımı da sürdürüldü. Çalışanlar ve yetkililer elde edilen sonuçları, Fidel Castro’nun talimatıyla kurulan Ulusal Su Kaynakları Enstitüsü’nün 64. kuruluş yıldönümüne ithaf etti.

Holguín’de ablukanın gölgesinde halk sağlığı ayakta tutuluyor

Holguín’de geçen haftanın gündeminde, ağır enerji krizine rağmen halk sağlığı hizmetlerinin sürdürülmesi ve yerel kaynakların harekete geçirilmesi öne çıktı.

Elektrik sıkıntılarının sürdüğü koşullarda, böbrek yetmezliği yaşayan 170’ten fazla hastanın hastanelere ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla 10 elektrikli araç sağlık hizmetlerinin kullanımına sunuldu. Ayrıca Kanadalı bir dayanışma örgütünün bağışıyla hastanedeki Anne Sütü Bankası için süt sağma makinesi temin edildi. Bu destek sayesinde erken doğan bir bebeğin tedavisi ve beslenme süreci güçlendirilmesi hedeflendi. Hafta boyunca iki kez yaşanan genel elektrik kesintilerinde hastaneler ve su şebekeleri için acil durum protokolleri devreye sokuldu. Elektrik sağlayan mikro sistemlere öncelik verilerek temel hizmetlerin tamamen durmasının önüne geçilmeye çalışıldı.

Bunlara ek olarak Holguin’de devlet kurumları ile yeni özel işletmeler arasında özellikle gıda ve bilişim alanlarında yeni işbirlikleri kuruldu. Şehrin kitap fuarı hazırlıkları ve kültür evlerinin faaliyetleri ise devam ediyor.

Bağımsızlık mücadelelerinden bugüne Namibya-Küba kardeşliği

Küba ile Namibya arasındaki tarihsel dayanışma bağları, Havana’daki üst düzey görüşmelerle bir kez daha teyit edildi.

Küba Başbakanı Marrero Cruz, resmî ziyaret için Havana’da bulunan Namibya Başbakanı Dr. Elijah Ngurare’yi resmî törenle karşıladı. Marrero Cruz, Küba’nın ağır koşullardan geçtiği bir dönemde gerçekleşen ziyaretin Küba halkı açısından özel bir anlam taşıdığını belirtirken Ngurare, Küba halkının onlarca yıldır ABD ablukasına karşı gösterdiği direnci takdirle karşıladığını ve Namibya’nın her koşulda Küba’nın yanında olacağını söyledi.

Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik temaslara değil, ortak bağımsızlık mücadelelerinin tarihine dayandığı vurgulandı. Fidel Castro ile Namibya’nın kurucu lideri Sam Nujoma arasındaki yakın ilişki de bu ortak tarihin önemli bir parçası idi.

İki ülke, stratejik sektörlerdeki işbirliğini daha da geliştirme ve çok taraflılık ilkesine bağlılıklarını sürdürme konusunda mutabık kaldı.

Küba, abluka koşullarına rağmen Orta Amerika Oyunları’nı üçüncü tamamladı

Santo Domingo’da düzenlenen XXV. Orta Amerika ve Karayipler Oyunları sona erdi. Küba, 51 altın, 48 gümüş ve 56 bronz olmak üzere toplam 155 madalya kazanarak genel klasmanı üçüncü sırada tamamladı. Küba kafilesi, yayımladığı mesajda halkını gururla temsil etme sözünü yerine getirdiğini belirtti.

Sporcular, ABD ablukasının yarattığı ekonomik güçlükler ve ülkedeki ağır enerji krizi altında hazırlıklarını sürdürdü. Atletizmden güreşe, judodan kanoya kadar 15 farklı branşta şampiyonluklar elde edildi.

51 altın madalya, teknik heyetin başlangıçta hedeflediği 62 şampiyonluğun altında kalsa da mevcut koşullar altında genel klasmandaki üçüncülük önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Güreş, judo, çim hokeyi, hentbol ve plaj voleybolunda öne çıkan Kübalı sporcular, aynı zamanda Lima 2027 Panamerikan Oyunları için 70 yeni kontenjan elde etti.

Enerji ablukasına rağmen festivaller susmuyor

Santa Clara’da doğan uluslararası kültür etkinliği Foldanza 2026 Sanat Festivali, Meksika, Kolombiya ve bu yıl ilk kez katılan Bolivya’dan dans topluluklarının gösterileriyle sona erdi.

Elektrik ve yakıt krizinin yanı sıra ekonomik sıkıntıların da sürdüğü koşullarda gerçekleştirilen festival; atölyeler, sergiler ve mahallelerde halka açık gösterilerle sanatı doğrudan toplumla buluşturdu.

Foldanza 2026, Latin Amerika halkları arasındaki kültürel bağları güçlendirirken, ablukanın yarattığı maddi kuşatmaya karşı kültürün ve halklar arası dayanışmanın da bir direnme alanı olduğunu gösterdi.

Küba’da elektrik üretiminde son durum

Küba Ulusal Elektrik Sistemi (SEN), termik santrallerdeki arızalar ve planlı bakım çalışmaları nedeniyle uzun süredir ciddi kapasite kaybıyla karşı karşıya. Mariel, Carlos Manuel de Céspedes ve Felton santrallerindeki bazı üniteler arızalı durumda. Santa Cruz, Nuevitas ve Renté santrallerindeki üniteler ise bakım nedeniyle devre dışı.

Bu tablo, ülke genelinde hem gündüz hem de gece saatlerinde elektrik kesintilerinin sürmesine neden oluyor. Buna karşın güneş enerjisi santralleri sisteme katkı sağlamayı sürdürüyor. Güneş santrallerinin 4.807 MWh elektrik üretmesi, mevcut koşullarda yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Ancak üretim kapasitesi ile talep arasındaki fark hâlâ son derece yüksek. Günün en yüksek talep saatlerinde yaklaşık 3.250 MW düzeyine çıkması beklenen ihtiyaca karşılık kullanılabilir gücün yaklaşık 1.015–1.050 MW seviyesinde kalması, elektrik açığının 2.200 MW’ın üzerine çıkabileceği anlamına geliyor.

Dün için SEN’de öngörülen tablo şöyleydi:

Son Küba Gerçeği