Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 144 | 25 Temmuz 2026 Cumartesi

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.07.2026 , 16:40 "0 dakikalık okuma süresi"
ABD’nin abluka ve baskı politikalarıyla ağırlaşan koşullara rağmen Küba’da sağlık yatırımları, tarımsal üretim ve diplomatik faaliyetler sürerken, ülkeyle dayanışma gösteren medya ve kuruluşlara yönelik Washington merkezli baskılar da büyüyor. Son gelişmeler, Küba’nın kuşatma karşısındaki direncini ortaya koyuyor.

Díaz-Canel, Küba'daki sağlık çalışanlarının kahramanlığını övdü

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Havana’da bulunan Joaquín Albarrán Domínguez Eğitim, Klinik ve Cerrahi Hastanesine gerçekleştirdiği ziyarette, ülkedeki sağlık çalışanlarının sergilediği özveri ve direnci takdirle karşıladı. Görüşmelerinde ABD hükümetinin uyguladığı ablukanın, yürürlüğe giren kararnamelerin ve petrol kuşatmasının Küba sağlık sistemi üzerindeki ağır etkilerine dikkat çeken Díaz-Canel; bu durumun ilaç temininde aksamalara, elektrik kesintilerine ve ulaşım sıkıntılarına yol açtığını ifade etti. Tüm bu zorlu koşullara, uzun elektrik kesintilerine ve ulaşım imkânsızlıklarına rağmen doktor ve hemşirelerin görevlerinin başından ayrılmadığını vurguladı.

Yaklaşık yarım milyon nüfusa hizmet veren ve halk arasında "Clínico de 26" olarak bilinen hastanedeki incelemelerinde Küba lideri, kurumun kesintisiz hizmet sunmaya devam etmesini ve yenilenme süreçlerini övdü. Yaklaşık on yıldır kapalı olan Koroner Bakım Ünitesinin yeniden hizmete açılmasından, Acil Servisin canlandırılmasından ve ameliyathanelerde yürütülen yatırım süreçlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ziyaret kapsamında hastanedeki dijital dönüşüm ve yapay zeka entegrasyonu çalışmalarını da inceleyen Díaz-Canel; elektronik tıbbi kayıtlar ve dijital görüntüleme sistemlerinin kullanımının şart olduğunu belirtti. Bu teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, sağlık sektöründe yaşanan personel ve kaynak eksikliklerinin aşılarak daha az kadroyla çok daha yüksek verim ve hizmet kalitesine ulaşılabileceğinin altını çizdi.

Küba'nın 26 yeni büyükelçisi göreve başladı

Küba Dış Hizmet Teşkilatında göreve başlayacak 26 yeni Diplomatik Misyon Şefi, başkent Havana'daki "El Laguito" Protokol Salonu’nda düzenlenen törenle yemin etti. Devlet Başkanı Díaz-Canel Bermúdez ve devletin üst düzey yönetiminin katıldığı törende, Küba diplomasisinin uluslararası alandaki kararlılığı vurgulandı.

Törende konuşan diplomasi temsilcileri ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Rodríguez Perdomo, ülkenin içinden geçtiği zorlu döneme dikkat çekti. ABD tarafından uygulanan ekonomik kısıtlamalar, petrol ablukası ve artan baskılara karşı uluslararası alanda Küba'nın haklarını ve gerçeğini savunacaklarını belirttiler. Yeni büyükelçilerin temel hedefleri arasında dış ekonomik ilişkileri güçlendirmek, enerji krizinin etkilerini hafifletmek, yurt dışındaki Kübalılarla bağları korumak ve küresel düzeydeki dostluk ile dayanışma ağlarını geliştirmek yer alıyor.

Başkomutan Fidel Castro’nun ilkelerinden ilham aldıklarını ifade eden diplomatlar; adalet, egemenlik ve barışa dayalı yeni bir dünya düzeni için görevlerini özveri, dürüstlük ve kararlılıkla sürdüreceklerine yemin ettiler.

Şili Küba Dostu Gazeteciler ve İletişimciler Ağı: Washington'ın kara listesi eleştirel gazeteciliği susturamayacak

"Diana Aron" Şili Küba Dostu Gazeteciler ve İletişimciler Ağı, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ve Küba ile dayanışma gösteren kesimleri hedef alan 100 sayfalık rapora karşı sert bir kınama bildirisi yayımladı. Bildiride, Washington'ın Soğuk Savaş dönemine ait "McCartizm" söylemlerini yeniden canlandırdığı ve Küba'ya karşı yürüttüğü ideolojik ve ekonomik savaşı tehlikeli bir boyuta taşıdığı ifade edildi.

Şilili gazeteciler, raporda "yabancı ajan" veya "propaganda kanalı" olarak fişlenen bağımsız medya mensupları ve siyasi figürlerle tam dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Yayıncı Hasan Piker, gazeteci Pablo Iglesias, Canal Red ekibinin yanı sıra ABD'li siyasetçiler Ilhan Omar ve Zohran Mamdani'nin hedef gösterilmesinin bir sansür ve gözdağı verme girişimi olduğu, ancak bu durumun Küba'ya uygulanan haksız ablukayı savunanlar için bir onur nişanesi sayıldığı belirtildi.

Açıklama, Şili'nin geçmişte ABD müdahalelerinin yıkıcı sonuçlarını bizzat tecrübe etmiş bir ülke olduğuna dikkat çekilerek sonlandırıldı. Kara listelerin ve karalama kampanyalarının toplumsal bilince sahip gazetecileri asla susturamayacağı vurgulanırken, Küba'ya yönelik ekonomik ablukanın derhal kaldırılması ve bağımsız seslere dönük emperyalist baskıların son bulması talep edildi.

ABD kongresi, Küba ile dayanışma gösteren medya ve kuruluşlarına soruşturma

ABD’de Trump Yönetimi ve Dışişleri Bakanı Rubio’nun öncülük ettiği siyasi taarruz, Küba ile dayanışma gösteren ve muhalif yayın yapan kurumlara yönelik somut bir baskı kampanyasına dönüştü. Temsilciler Meclisi Bütçe ve Vergiler Komitesi; The People's Forum, bağımsız medya organı BreakThrough News ve Tricontinental Enstitüsü hakkında vergi muafiyeti ihlalleri ve Çin bağlantıları bahanesiyle resmi inceleme başlatarak bu kurumlardan finansal ve kurum içi belgelerini teslim etmelerini talep etti.

Soruşturma, Rubio’nun Küba ablukasına karşı çıkanları hedef alan raporunun ardından geldi. İdari denetim görüntüsü altındaki bu adımı Soğuk Savaş dönemine benzeten kuruluşlar, yaşananları bir cadı avı olarak gördüklerini bildirdi. Filistin’i savunmak, göçmen haklarını vurgulamak ve ablukayı gündeme taşımaktan başka neden bulunmadığını belirten temsilciler, asıl hedefin yıpratıcı hukuki süreçlerle bağımsız medyayı susturmak olduğunu vurguladı.

Baskıya maruz kalan kurumlar, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın hedef tahtasına koyduğu diğer sivil toplum ve insan hakları örgütleriyle birlikte ortak mücadele çağrısı yaptı. Açıklamalarda, Kongre üzerinden yürütülen bu operasyonların Anayasa'nın güvence altına aldığı ifade ve basın özgürlüğüne doğrudan bir saldırı olduğu; baskıların yalnızca Küba dostlarını değil, mevcut ABD Yönetimi'nin politikalarını eleştiren her muhalif sesi susturmayı hedeflediği altı çizildi.

Tütünde çiftçinin eli değdi, verim katlandı

Küba'da tütün yapraklarının kalitesine göre ayrıldığı ayıklama süreçlerinin devlete ait tesisler yerine bizzat üreticiler tarafından yönetilmesi, ülke tarımında belirgin bir verimlilik artışı sağladı. Ülke genelinde sayıları 191’e ulaşan bu küçük özel tesisler, üreticilerin tütünü daha sıkı denetlemesine ve fermantasyon sürelerini ideal şekilde ayarlamasına imkân tanıyor. Geleneksel devlet tesislerinde ürünün yüzde 12 ila yüzde 13’ü fire verirken, çiftçilerin işlettiği merkezlerde kayıp neredeyse sıfıra iniyor.

Sürecin üreticiye devredilmesi, Küba ekonomisi ve ihracatı için kritik önem taşıyan tütün kalitesini doğrudan yükseltti. İhracatlık puro sarımında kullanılan yüksek kaliteli dış yaprak (capa) elde etme oranı yüzde 39'a kadar çıktı. Yaprakların hazır olmadan işlenmesinin önüne geçen bu yöntem, hedeflenen ekonomik katma değeri artırdı.

Bu yenilikçi model yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı kalmayıp kırsal bölgelerde önemli bir sosyal dönüştürücü rol oynadı. İş imkânlarının kısıtlı olduğu alanlarda kurulan tesisler, özellikle kadınlar ve emekliler başta olmak üzere yüzlerce kişiye yeni istihdam kapısı açtı. Küba tarımının en önemli ihraç kalemi olan tütünde yakalanan bu başarı, üretici odaklı ayıklama tesislerinin ülke çapında yaygınlaştırılmasını sağladı.

Yirmi yataklı yeni gebe bakım merkezi

Santiago de Cuba’nın dağlık Segundo Frente belediyesinde hizmete giren Tamara Bunke gebe evi, bölgedeki hamile kadınlara yönelik kapsamlı sağlık ve takip hizmetlerini üst seviyeye taşıdı. Toplam 20 yatak kapasitesine sahip olan ve ikiz gebelikler için özel bir odası da bulunan bu yeni tesis, aynı zamanda özel beslenme takibi gerektiren anne adaylarına bakım sunan uzmanlaşmış bir merkez olarak işlev görüyor. Kadın hakları mücadelesinin simge isimlerinden Vilma Espín’in mirasını yaşatan proje, Moncada ve Carlos Manuel de Céspedes kışlaları baskınının 73. yıl dönümü kutlamaları kapsamında iki ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak halkın kullanımına sunuldu.

Bölge kadınları ve aileleri için doğrudan bir sosyal destek alanı oluşturan gebe evi, sağlık hizmetlerinin yanı sıra çevre dostu altyapısıyla da dikkat çekiyor. Tesis bünyesine kurulan iki kilovatlık güneş paneli sistemi, Küba’nın yenilenebilir enerjiye geçiş ve çevre koruma hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor. Bölgedeki sağlık altyapısını güçlendiren bu yatırım; hijyenik, konforlu ve güvenli koşullarıyla dağlık bölgedeki gebe kadınların annelik süreçlerini huzur içinde geçirmelerine olanak tanıyor.

Pinar del Río: Díaz-Canel Küba ile dayanışma buluşmasına katıldı

Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel Bermúdez, Pinar del Río şehrinde Ulusal Başkaldırı Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen uluslararası dayanışma buluşmasına katıldı. Yerel Kalkınma Stratejik Yönetim Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, farklı ülkelerden gelen temsilciler Küba’nın toplumsal modeline desteklerini dile getirdi.

Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) Başkanı, ABD'nin uyguladığı baskı ve abluka politikaları ile dayanışma gruplarına yönelik artan gözdağı girişimlerine rağmen uluslararası dostların Küba ile bir arada olmasının önemini vurguladı. Başbakan Manuel Marrero Cruz ve Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla gibi üst düzey devlet adamlarının da katıldığı buluşma, Moncada ve Carlos Manuel de Céspedes kışlaları baskınının yıl dönümü vesilesiyle birlik ve dayanışma mesajıyla tamamlandı.

Küba’da elektrik üretiminde son durum

Ulusal Elektrik Enerjisi Sistemi’ndeki üretim açığının ve elektrik kesintilerinin 25 Temmuz günü de devam ettiğini açıkladı. 24 Temmuz akşamı kesintiler 1815 megavata kadar çıkarken, güneş enerjisi santrallerinden sağlanan günlük 4 bin 384 megavat saatlik üretim sistemdeki büyük açığı kapatmakta yetersiz kaldı.

Elektrik krizinin arkasında termik santrallerde yaşanan arızalar ve devam eden bakımlar yatıyor. Mariel, Santa Cruz, Felton ve Renté santrallerindeki 4 ünite arıza yaparken; Santa Cruz, Nuevitas ve Renté’deki 3 ünite de bakımda tutuluyor. Üretimdeki diğer teknik sınırlamalar da eklenince cumartesi sabahı 1070 megavatlık üretime karşı 2 bin 720 megavatlık talep oluştu ve 1655 megavatlık kesinti yaşandı. Akşam saatlerinde talebin 3 bin 200 megavata fırlaması beklendiğinden, kesintinin 2 bin 160 megavatı bulacağı tahmin ediliyor.

Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?   


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.

Son Küba Gerçeği