Abluka günlükleri 196 | 15 Eylül 2026 Salı
Haber Merkezi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Ablukanın Kübalı çocukların sağlığı üzerine etkileri uluslararası gündemde
Ekonomik Politika Araştırma Merkezi (CEPR) araştırmacısı Guillaume Long, ABD'nin Küba'ya yönelik ekonomik, ticari ve mali ablukasının çocuk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Long, 2017'de 1000 canlı doğumda 4 olan Küba'daki bebek ölüm hızının 2025'te 9,5'e yükseldiğini ve bunun yüzde 148'lik bir artış anlamına geldiğini belirterek, abluka olmasaydı yaklaşık 1800 bebeğin hayatta kalmış olabileceğini söyledi. Küba'nın daha önce gelişmekte olan ülkeler arasında en düşük bebek ölüm oranlarından birine sahip olduğuna ve bu oranın ABD'deki seviyenin de altında olduğuna dikkat çeken Long, yaşanan sorunların ABD'nin Küba'ya yönelik ekonomik baskısının yarattığı ithalat engelleri ve bunun sonucunda Küba’nın tıbbi malzemelere erişimde yaşadığı sorunlarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Long ayrıca Küba'nın ABD tarafından “teröre destek veren ülkeler” listesine alınmasının ve Helms-Burton Yasası'nın III. Bölümü'nün uygulanmasının askıya alınmamasının yarattığı sonuçları da değerlendirdi. Bu ABD kararlarının Küba'nın uluslararası finansman sistemini kullanmasını, sağlık sistemi için gerekli tıbbi malzemelerin satın alınmasını ve bu ürünlerin deniz yoluyla taşınmasına ilişkin sigorta işlemlerini zorlaştırdığını söyledi.
Etkileri Küba sınırları dışına taşan ABD yaptırımları, yalnızca Küba ile ABD arasındaki ticareti değil, üçüncü ülkelerdeki şirketlerin ve finans kuruluşlarının Küba ile işlem yapmasını da etkiliyor. Sonuç olarak Küba’nın temel tıbbi madde ve malzemelere erişimi ciddi olarak zorlaşıyor.

Küba'nın afetlere hazırlık sistemi BM'nin gündeminde
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Afet Risklerinin Azaltılmasından Sorumlu Özel Temsilcisi Kamal Kishore, Küba'daki bilimsel kurumlarla işbirliğini geliştirmek ve yeni ortak çalışma alanlarını değerlendirmek üzere ülkeye bir ziyaret gerçekleştirdi.
Kishore, ziyaretinin ilk gününde Ulusal Sivil Savunma Genel Karargâhını ziyaret ederek kurumun başkanı Tümgeneral Ramón Pardo Guerra ve uzmanlarla görüştü. Görüşmede, erken uyarı sistemleri ve afet risklerinin önlenmesine yönelik hazırlıklar hakkında bilgi verildi.
Küba'nın sivil savunma sistemi yalnızca afet sonrasında müdahaleye değil, afet risklerinin önceden belirlenmesine ve halkın hazırlanmasına da dayanıyor. Kasırga, sel, deprem, kuraklık, yangın, kimyasal sızıntı ve patlama gibi farklı risklere karşı hazırlık planları uygulanıyor.
Kishore, Küba'nın özellikle 2025 yılının Ekim ayında ülkenin doğusunu etkileyen Melissa Kasırgası öncesinde, sırasında ve sonrasında yürüttüğü çalışmaları örnek gösterdi ve Küba'nın afetlere karşı hazırlığında bilimsel kurumlarla toplum arasındaki bağın önemine dikkat çekti. BM temsilcisi ayrıca Küba'nın deneyim ve bilimsel kapasitesinin uluslararası projelerde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim programları, burslar ve uzman değişimleri yoluyla işbirliklerinin geliştirilmesinin de ele alındığı görüşmede Küba'nın özellikle Karayipler'de erken uyarı sistemleri ve afet risklerinin azaltılması konularındaki deneyimini diğer ülkelerle paylaşmasının önemi vurgulandı.

Kübalı üniversiteliler Ulusal Bale'nin 1956 direnişini anıyor
Havana Üniversitesi ve Üniversite Öğrencileri Federasyonu (FEU), 1956 yılında Alicia Alonso ve Küba Balesi'ne destek amacıyla düzenlenen Acto de Desagravio'nun 70. yıldönümü dolayısıyla Küba Ulusal Balesi onuruna bir anma etkinliği gerçekleştiriyor. Desagravio (Aklanma), uğranılan haksızlığı gidermek ve bir kişinin ya da kurumun onurunu savunmak anlamına geliyor. Acto de Desagravio ise 1956'da Batista diktatörlüğünün Küba Balesi'ne sağlanan devlet desteğini kesme kararına karşı FEU'nun düzenlediği büyük bir dayanışma etkinliği olarak ortaya çıkmıştı.
15 Eylül 1956'da Havana Üniversitesi Stadyumu'nda gerçekleştirilen, Alicia Alonso’nun “Kuğunun Ölümü”nü (La muerte del cisne), Ulusal Bale’nin ise “Sîlfler” (Les Sylphides) sahnelediği aklanma etkinliğine yaklaşık 20 bin kişi katılmıştı. Etkinlik, sanatçıların yanında üniversite gençliğinin ve kültür çevrelerinin diktatörlüğün kültür politikalarına karşı tutumunu ortaya koyan önemli bir buluşmaya dönüşmüştü.
Dönemin FEU başkan yardımcısı Fructuoso Rodríguez, etkinlikte yaptığı konuşmada Batista rejiminin baskıcı uygulamalarını eleştirerek öğrenci hareketinin ulusal kültürü savunma kararlılığını vurgulamış, dünyaca ünlü balerin Alicia Alonso ise diktatörlük sürdüğü sürece Küba'da yeniden sahneye çıkmayacağını açıklamıştı.
1959 Devrimi'nin ardından Küba Balesi devlet desteğiyle yeniden örgütlendi ve uluslararası alanda önemli bir konuma ulaştı. 1956'daki Acto de Desagravio ise üniversite gençliği ile bale sanatçıları arasındaki dayanışmanın ve kültürün diktatörlüğe karşı direniş içindeki yerinin simgelerinden biri olarak hatırlanmaya devam ediyor. Yetmiş yıl sonra düzenlenen anma etkinliği, bu tarihsel bağın Küba'nın genç kuşakları tarafından da yaşatıldığını gösteriyor.

Küba liderliği tarımda dönüşüm için de sahada
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, tarım sektörü temsilcileriyle bir araya gelerek Küba kırsalında yürütülen 176 Ekonomik ve Sosyal Dönüşüm planını değerlendirdi.
Díaz-Canel, söz konusu plan ile birlikte en kısa sürede sonuç alınması gereken alanın tarımsal üretim olduğunu belirtti. Ülkede mevcut olanakların daha iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek “Dönüşümlerin bize sunduğu tüm olanaklarla daha iyisini yapabileceğimizin artık daha çok farkındayız” dedi.

Dünya Gençlik Festivali'nde Küba ablukayı anlattı
Rusya'da “Hayallerinin Peşinden Git” temasıyla düzenlenen Dünya Gençlik Festivali, 190 ülkeden 10 binden fazla delegeyi bir araya getiriyor. Bunların yaklaşık 5 bini farklı ülkelerden gelen gençlerden oluşuyor. Yarın sona erecek olan festivalde çok sayıda ulusal ve uluslararası gündem ele alındı.
Küba Genç Komünistler Birliği (UJC) Ulusal Komitesi Birinci Sekreteri Meyvis Estévez Echevarría’ın konuşmacı olarak katıldığı “Ulusal Gençlik Politikaları Modelleri: İşe Yarayan Çözümler” başlıklı açık oturumda Küba'nın karşı karşıya olduğu ablukaya dikkat çekildi. Estévez Echevarría “Gelin, halklarımızın kendi kaderini belirleme hakkını savunabilen ve ülkemizin gelişmesine aktif olarak katılabilen, bu zamanların tam da ihtiyacı olan gençler olalım. Gelecek şimdi ve bizim ellerimizde” çağrısında bulunurken festivali farklı deneyimlerin paylaşılması ve ortak sorunlara çözüm aranması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirdi. Gençlerin, başkalarının duvar örmeye çalıştığı yerlerde köprüler kurabileceğine dikkat çekti.
Elektrik üretiminde son durum
Kapasite yetersizliği nedeniyle dün de gün boyunca elektrik kesintileri yaşandı ve kesintiler sabahın erken saatlerine kadar sürdü.
Gün içindeki en yüksek üretim kapasitesi açığı saat 19.20'de 1.884 MW olarak kaydedildi. Küba, mevcut enerji açığını azaltmak ve elektrik üretiminde dışa bağımlılığı sınırlamak için yenilenebilir enerji yatırımlarını da sürdürüyor. Dün 54 güneş enerjisi parkında toplam 5.249 MWh elektrik üretildi. Güneş enerjisinden saatlik ortalama üretim 816 MW'a ulaştı.
