Abluka günlükleri 101 | 12 Haziran 2026 Cuma
Haber Merkezi
Enerji ablukasında yeni aşama: Küba’nın petrol şirketi CUPET yaptırım listesinde
ABD, Küba’ya yönelik ekonomik baskıyı derinleştirmeyi sürdürürken bu kez ülkenin Küba devlet petrol şirketi CUPET'i (Küba Devlet Petrol Şirketi) yaptırım listesine ekledi. ABD Hazine Bakanlığı’nın kararıyla şirket, Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler Listesi’ne alındı.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, karara sert tepki göstererek Washington yönetiminin enerji alanındaki baskıyı tırmandırdığını vurguladı. Rodríguez, yaptırımların elektrik üretimi ve yakıt tedarikini doğrudan etkilediğini; enerji sektörüne yönelik ekipman ve teknik destek anlaşmalarının iptal edildiğini, banka transferlerinin engellendiğini ve petrol sevkiyatlarının baskı altına alındığını belirtti.
Küba hükümeti, yeni yaptırımın sağlık, ulaşım ve elektrik gibi temel hizmetler üzerindeki krizi ağırlaştıracağını ifade ederken, ABD yönetimi ise Havana’yı enerji kaynaklarını kötü yönetmekle suçlamayı sürdürüyor.

Sanatçılardan çağrı: Enerji ablukası kaldırılsın
Grammy ödüllü piyanist ve besteci Arturo O’Farrill, ABD’nin Küba’ya yönelik petrol ve enerji ablukasını “barbarca bir suç” olarak nitelendirerek yaptırımların kaldırılmasını istedi. Yayımladığı videoda, yakıt kısıtlamalarının elektrik kesintilerini artırdığını; sağlık, ulaşım, atık toplama ve gıda tedariki gibi temel hizmetleri olumsuz etkilediğini vurguladı. ABD kamuoyuna çağrıda bulunan sanatçı, seçilmiş temsilciler üzerinde baskı kurulmasını istedi ve Küba’nın ABD için bir tehdit oluşturduğu iddialarını reddetti. O’Farrill, ülkelerin iç işlerine müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirterek, 2014’te başlayan diplomatik yakınlaşma sürecine dönülmesi gerektiğini ifade etti.

Küba krizi aşmak için ekonomik dönüşüm planını uyguluyor
Küba Cumhurbaşkanı ve Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri Miguel Díaz-Canel, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve enerji krizine karşı kapsamlı bir dönüşüm programı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı basın ekibine konuşan Díaz-Canel, mevcut zorlukların temelinde ABD’nin Küba’ya yönelik ağırlaştırılmış yaptırımları ve çok boyutlu saldırganlık politikalarının bulunduğunu vurguladı. Buna rağmen Küba’nın geri adım atmayacağını belirten Díaz-Canel, ülkenin kalkınma ve sosyalist inşa hedeflerinden vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.
Yeni dönemin öncelikleri arasında savunma hazırlıklarının güçlendirilmesi ve 2026 Ekonomik ve Sosyal Programı’nın hayata geçirilmesi yer alıyor. Bu program kapsamında ekonomik yönetim mekanizmalarının yeniden düzenlenmesi, merkezi planlama ile piyasa araçları arasında denge kurulması ve üretim ile ihracatın önündeki yapısal engellerin kaldırılması hedefleniyor. Aynı zamanda yerel yönetimlerin ve devlet işletmelerinin karar alma yetkilerinin genişletilmesi planlanıyor.
Devlet işletmelerine daha fazla özerklik tanınmasıyla birlikte, ücret politikalarının belirlenmesi, gelir yönetimi, dış ticaret faaliyetleri yürütme ve farklı ekonomik aktörlerle ortaklık kurma gibi alanlarda hareket alanı genişletilecek. Hükümet ayrıca bürokrasiyi azaltmaya dönük bir devlet reformu üzerinde çalışıyor.
Tarım ve gıda üretimi, dönüşüm programının kritik başlıkları arasında yer alıyor. Kullanılmayan arazilerin üretime kazandırılması, üreticilerin döviz ve girdi piyasalarına erişiminin kolaylaştırılması ve devlet, kooperatifler ile özel sektör arasındaki iş birliklerinin artırılması hedefleniyor. Dış ticaret süreçlerinin sadeleştirilmesi ve ekonomik aktörlerin daha doğrudan ihracat–ithalat yapabilmesinin önü açılırken, yabancı yatırımların önündeki engellerin azaltılması da planlar arasında.
Enerji alanında ise ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir kaynaklara geçiş hızlandırılacak. Özellikle güneş enerjisi yatırımları ve elektrikli ulaşım projeleri önceliklendirilecek. Turizmde yeni ortaklık modelleri ve yatırım kanalları gündeme gelirken, elektrikli araç ithalatı, iç ticarette dijitalleşme ve elektronik faturalandırma uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Díaz-Canel ayrıca genç ve nitelikli iş gücünün ülkede kalmasını sağlamak amacıyla ücret ve teşvik mekanizmalarının geliştirileceğini ifade etti. Díaz-Canel, birlik, yaratıcılık ve dayanışma sayesinde halkın emperyalist baskılara karşı direnmeye devam edeceğini belirtti.

ABD’nin Küba’yı boğma politikasının sonuçları
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi ve Örgütlenme Sekreteri Roberto Morales Ojeda, ülkeye yönelik kuşatmanın merkezinde mali ve ticari baskının yer aldığını belirterek, bunun bilinçli bir “boğma politikası” olduğunu vurguladı. Küba’nın terörizmi destekleyen devletler listesine yeniden alınmasının ise bu kısıtlamaları daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Morales Ojeda, yaptırım korkusu nedeniyle bazı yabancı şirketlerin enerji santralleri için gerekli ekipman ve teknik desteği sağlamaktan vazgeçtiğini; 2026’da yürürlüğe giren ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere cezai gümrük vergileri öngören düzenlemenin enerji ablukasını derinleştirdiğini belirtti. Çok sayıda yabancı finans kuruluşu bu nedenle Küba ile işlem yapmayı reddediyor ve banka transferleri engelleniyor.

Florida’daki Küba karşıtı çevrelere eleştiri
Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, ABD’nin Güney Florida bölgesindeki Küba karşıtı grupların saldırgan ve intikamcı bir politika izlediğini belirtti. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu çevrelerin ne ABD toplumunun ne de ülkede yaşayan Kübalıların çoğunluğunu temsil ettiğini, buna rağmen siyasal etkilerinin orantısız olduğunu vurguladı. Fernández de Cossío, söz konusu grupların yalnızca Küba halkına değil, iki ülke arasında ilişkilerin geliştirilmesini savunan ABD vatandaşları ve iş çevrelerine de karşı çıktığını ifade etti.
Gençlikten askeri sanayiye ziyaret
Küba Genç Komünistler Birliği (UJC) Birinci Sekreteri Meyvis Estévez Echeverría, Havana’daki Emilio Bárcenas İskelesi Askeri Sanayi İşletmesi’ni ziyaret etti. Genç işçilerin bazılarına UJC üyelik kartları verildi. Devrimci Silahlı Kuvvetlere bağlı işletmede zırhlı araçlar ve ağır ekipmanların bakım, onarım ve modernizasyonunun yanı sıra sivil üretim de yapılıyor. 1700’ü aşkın çalışana sahip kurum, Havana José Antonio Echeverría Teknoloji Üniversitesi ile akademik iş birliğinin yanı sıra Belaruslu MTZ traktör fabrikasıyla ortak projeler yürütüyor.

Elektrik üretiminde son durum
Küba’da dün, elektrik üretim kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle 24 saati bulan kesintiler yaşandı. En yüksek açık saat 20.00’de 2027 MW olarak kaydedildi. Buna karşılık yenilenebilir enerji yatırımları sürüyor. Devreye alınan 54 güneş enerjisi santralinin günlük toplam üretimi 3288 MWh olurken, saatlik azami üretim kapasitesi 440 MW’a ulaştı.
Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?
