Sayfa yolu
Tüm dünyanın utanç hikayesi: Üç bin çocuğu öldürme planı ve 9 bin konteynır…
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 11.08.2026 , 00:05
Bir ülke düşünün, son derece soğukkanlı bir şekilde tam üç bin çocuğu öldürme kararı almış durumda.
Ve bir dünya düşünün, herkes bu katliam girişiminin tanığı ama neredeyse kimse sesini dahi çıkarmıyor.
Zorlama bir öykü mü bu sizce?
Söz konusu olan ABD ise elbette değil.
İnsanlığın zorlu sınavı
Havana’da, Küba Halklarla Dayanışma Enstitüsü’nün (ICAP) Dostluk Evi’ndeyiz.
Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın başkanlık ettiği parti heyetinin Küba ziyareti kapsamındaki duraklarından biri olan ICAP binasında, ABD emperyalizminin insanlık dışı saldırısının yarattığı ağır tahribata karşı dünya halklarının dostluk elinin bu güzel ada ülkesine nasıl ulaşacağı sorusu, kapsamlı şekilde masaya yatırılıyor.
Buluşma sırasında yapılacaklar, yapılması gerekenler büyük bir titizlikle planlanıyor.
Ancak bu haberde Türkiye’den uzatılacak dostluk elini ya da örgütlenen dayanışmanın içeriğini değil (Küba ile dayanışmak için bağlantıya tıklayın), Küba’da yaşananların ne kadar can yakıcı bir noktaya ulaştığını paylaşacağız soL okurlarıyla, büyük bir sadelikle, bizlere aktarıldığı gibi.
'Burada savaş sessiz bombalarla yürüyor'
“Gazze’de İsrail’in bombalarla yaptığı soykırım, burada ABD’nin sessiz bombalarıyla yürüyor” diyor ICAP Başkan Yardımcısı Noemi Rebaza Fernandez.
Sonra bu sessiz bombalamanın en can alıcı örneklerinden birini paylaşıyor.
Küba’da hayatta kalmak, nefes almaya devam etmek için sürekli olarak elektrikli medikal cihazlara, dolayısıyla elektriğe ihtiyaç duyan üç bin çocuktan söz ediyor. Elektriğe ulaşımları sonlandığında, yaşamları sonlanacak çocuklardan.

Artık herkesin malumu, ABD emperyalizmi, Trump’ın verdiği talimatın ardından Küba’ya yakıt gönderen tüm ülkelere yaptırım tehdidinde bulunuyor.
Bu tehdit istisnasız şekilde tüm dünyada karşılık bulmuş durumda.
ABD’ye meydan okuduğunu söyleyen birçok ülke, Trump’ın tehdidine çoktan boyun eğdi bile.
Son 7 ay içinde ülkeye sadece bir yakıt gemisinin ulaşması, bunun dışında tek bir ülkenin girişimde dahi bulunmaması çok şey anlatmıyor mu?
Güneşi perdeleme çabası
Küba’ya karşı uygulanan saldırı sadece yakıt ablukasıyla sınırlı değil.
Küba, ABD saldırısı karşısında ülkede kapsamlı bir güneş paneli hamlesi başlatmış durumda. Tüm dünyada Küba dostları bu hamleyi desteklemek için çabalıyor.
Ancak ABD, bu başlıkta da Küba’yı hedef almaya devam ediyor.
Küba hükümetinin almaya çalıştığı ve Küba dostlarının ulaştırmaya çalıştığı onlarca konteynır güneş paneli, şu anda dünyanın çeşitli açık denizlerinde ya da kıyılarında bekletiliyor.
Çünkü ABD, Küba’ya verilecek en ufak desteği şirketler ve ülkeler için yaptırım konusu haline getirmiş durumda.
ICAP temsilcisi Rebeza Fernandez devam ediyor tabloyu anlatmaya:
Şu anda gemilerde Küba’ya doğru yola çıkmış olan 9 bine yakın konteynır var. Ancak bu gemiler örneğin Jamaika dahil çeşitli ülkelerin kıyılarına demir atmış durumda. Bazıları yanaştıkları bir ülkeye Küba’ya gönderilen yardımları bırakıp kaçıyor, rotasını başka ülkelere doğru kırıyor.
Üstelik bunların sadece enerji ihtiyacını karşılamak üzere yola çıkan gemiler olmadığını öğreniyoruz; ilaçların da içinde bulunduğu çeşitli sağlık ekipmanları ve gıda malzemeleri de Küba’ya ulaşsın istemiyorlar.
Ancak bunca engellemeye, kendi hükümetlerinin ABD’den korkup desteği kesmesine, fırsatçı şirketlerin örneğin kısa süre önce 5 bin dolar olan taşıma tarifesini 12 bin dolara çıkarmasına rağmen Küba ve tüm dünyada devrimciler, yaratıcı yollar bularak bu ablukayı kırmaya çalışıyor.
Yenilmesi gereken karanlık
Şimdi yeniden dönelim o üç bin Kübalı çocuğun öyküsüne.
Evlerine dönemiyorlar, hastanede kalmak zorundalar. Çünkü evlere ABD’nin ablukası dolayısıyla ve yukarıda tarif ettiğimiz tablo nedeniyle düzenli elektrik verilemiyor.
Dolayısıyla üç bin çocuk sürekli olarak hastanelere kalmak zorunda. Üstelik bu abluka hastaneleri de giderek daha fazla tehdit ediyor.
Bu duruma karşı Latin Amerika ülkelerindeki devrimcilerin 3 bin çocuğun en azından bir bölümünü evlerine döndürmek için güneş paneli kampanyası başlattığını öğreniyoruz. Bu mütevazi desteğin sonunda durumu kritik olan 45 çocuğun ihtiyacı karşılanmış ve evlerine dönmeleri sağlanmış durumda.
Ancak dahasına, çok daha fazlasına ihtiyaç var.
Güneş panelinden fazlasına…
Boyun eğmiyorlar
Sonuç olarak bu tablo elbette ABD emperyalizminin gözü dönmüşlüğüyle yakından ilgili. Ancak geldiğimiz noktayı sadece bununla açıklamak da mümkün değil.
Küba’yı yalnız bırakan, ABD tehdidi sonrası sesini dahi çıkaramayan, bir varil petrol bile gönderemeyen, Küba’ya destek vermek yerine güneş paneli satmak için arayışta olanları düşünün. Ve tüm bu yaşananlara rağmen “ABD’ye, bu düzene kafa tutarsanız, böyle karanlıkta kalırsınız” diyebilenleri…
Oysa insanlık bu karanlık düzene boyun eğmedikçe, karşı çıktıkça, dayanışmayı büyüttükçe çıkacak aydınlığa, biliyoruz.
Kübalılar da biliyorlar ve insanlığa bunun için çağrıda bulunuyorlar, mücadele ederek…
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.