Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Küba'ya güneş topluyoruz: İlk konteynerler yaz başından itibaren yola çıkıyor

José Martí Küba Dostluk Derneği, ABD ablukası altındaki Küba’nın enerji krizine omuz vermek için "Küba’ya Güneş Topluyoruz" kampanyasını başlatmıştı. Küba Büyükelçisi Palacios'un da katılımıyla Ankara'da düzenlenen basın toplantısında, yaz başında yola çıkacak ilk konteynerlerle üç önemli sağlık kurumuna güneş enerjisi sistemi kurulacağı açıklandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 15.05.2026 , 14:35 Güncelleme Tarihi: 15.05.2026 , 14:52

ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Ocak’ta imzaladığı kararnameyle Küba’ya petrol tedarikini engellemesi, 60 yılı aşkın süredir devam eden ablukayı açık bir soykırım suçuna dönüştürdü.

ABD'nin Küba'ya yönelik tehditleri devam ederken, Küba ise tarımdan enerjiye, bilimden sanata, birçok alana yönelik çözümler üretmeyi ve direnişini güçlendirmeyi sürdürüyor. 

Küba’nın bu suça karşı geliştirdiği çözüm ve önlemler her geçen gün çeşitlenirken, uluslararası dayanışma da Küba halkının mücadelesinde oldukça önemli bir katkı sağlıyor.

Bu zamana kadar çeşitli ülkeler ve kurumlar tarafından gösterilen dayanışmaya, José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD) de geçtiğimiz haftalarda duyurduğu kampanyayla dahil oldu. "Küba’ya Güneş Topluyoruz" sloganıyla yola çıkılan kampanya kapsamında Küba’nın güneş enerjisi üretimini artırmak için sürdürdüğü seferberliğe omuz vermek amaçlanıyor.

Kampanya kapsamında toplantılar gerçekleştiriliyor, dayanışma geceleri düzenleniyor, sergiler açılıyor, Küba dostlarına çağrılarda bulunuluyor...

Bugün de Ankara'da "Küba’ya Güneş Topluyoruz" kampanyası için José Martí Küba Dostluk Derneği'nde (JMKDD) basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Diaz Palacios ve JMKDD Başkanı Nahide Özkan katıldı.

Yakıt kıtlığı her alanı etkiliyor: Mahalleler, hastaneler, okullar, fabrikalar...

Çok sayıda gazetecinin katıldığı toplantıda ilk konuşmayı José Martí Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan yaptı.

Sözlerine, Küba'da elektrik üretiminin büyük ölçüde akaryakıtla çalışan termik santrallere dayandığını ve ülkeye uygulanan yaptırımlar nedeniyle yedek parça tedariki, bakım ve teknolojik yenilenmenin aksadığını hatırlatarak başlayan Özkan, "Santrallerin toplam kurulu gücü 3.000–3.500 MW olmasına rağmen santraller sadece yüzde 40–50 kapasiteyle çalışabilmekte" dedi.

Özkan, Küba'da yaşanan elektrik kesintilerinin artık istisna değil, gündelik yaşamın bir parçası haline geldiğini aktardı ve "Günde 8–12 saati bulan planlı elektrik kesintilerine, zaman zaman geniş çaplı ani kesintiler de ekleniyor" dedi.

Yakıt kıtlığı ve elektrik kesintilerinin yarattığı olumsuz etkileri sıralayan Özkan, abluka nedeniyle hayatın hemen hemen her alanında yaşanan sorunları şöyle aktardı:

Evlerde; su pompalarının çalışmaması nedeniyle su kesintilerine, hijyen sorunlarının ortaya çıkmasına, gıda saklama koşullarının bozulmasına, alternatif pişirme yöntemlerinin kullanılmasına ve yangın riskine, internet ve iletişimin kesintiye uğramasına...

Mahallelerde; çöp toplamanın aksaması ve çöplerin birikmesine, salgın hastalık riskinin artmasına, ulaşım sorunları nedeniyle işe ve okula erişimin zorlaşmasına, kronik hastaların sağlık hizmetlerine ulaşımında zorluklara...

Sağlık ve eğitim sisteminde; ameliyatların ertelenmesine, tıbbi cihazlar çalışmadığından tanı ve tedavi süreçlerinin aksamasına, ilaç ve aşı stokları için gerekli soğuk zincirin riske girmesine, lise ve üniversitede yüz yüze eğitimin kesintiye uğramasına...

Üretimde; fabrikalar çalışmadığından üretimin durmasına, tarımda sulama yapılamadığından verimin düşmesine, gıda ve temel ihtiyaçlarda kıtlığa, üretilen ürünlerin dağıtılmasında sorunlara, ilaç ve biyoteknolojik ürünlerin üretiminin aksamasına...

Turizmde; havayolu ve otelcilik hizmetlerinin kesintiye uğramasına, kültürel ve uluslararası organizasyon kapasitesinin düşmesine, turist sayısının azalmasına, ülkenin en önemli döviz kaynaklarından birinin darbe almasına neden olmakta.

Toplumcu planlama ve dayanışma kısa sürede meyvelerini vermeye başladı

Abluka ve ablukanın yarattığı tüm bu olumsuz etkilere karşın Küba, 2026 yılının ilk çeyreğinde önemli ilerlemeler kaydetti.

Özkan, Küba'nın tüm zorluklara rağmen, toplumcu planlama ve dayanışma ile enerji krizine karşı birkaç aylık bu kısa sürede elde ettiği ilerlemeleri şöyle sıraladı:

  • Yerli petrol ve doğalgaz üretimi artırıldı. 
  • Termik santrallerde 185 MW kapasite yeniden devreye alındı. 
  • Gündüz tüketiminin yüzde 49 ila 51’i güneş enerjisiyle karşılanıyor. 
  • Sağlık ve eğitim emekçilerinin hanelerine 10 bin 34 güneş modülü kuruldu. 
  • Sosyal tesis ve polikliniklere 955 güneş enerjisi sistemi kuruldu. 
  • 715 fırının enerji altyapısı dönüştürüldü. 
  • 900 kamu kurumu ve 2 bin 247 küçük işletme güneş enerjisine geçti. 
  • 50 MW kapasiteli enerji depolama sistemi test aşamasına girdi. 
  • Havana’da 529 yeni doğalgaz abonesi sisteme dahil edildi.  
  • 2028 yılına kadar 90’dan fazla yeni güneş enerjisi parkının kurulması planlanıyor. 

Küba alternatif arayışında: Güneş enerjisine yönelik strateji

Öte yandan Küba’da yaşanan enerji krizi, salt enerji üretim kapasitesinin düşmesinden değil, dışa bağımlı yakıt tedarikinin yaptırımlar yoluyla engellenmesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle sorun yalnızca yakıt bulunarak çözülmüyor, çözüm için ithal yakıta bağımlılığı azaltacak alternatiflerin geliştirilmesi gerekiyor.

Yaptırımların yarattığı ağır koşullara rağmen elektrik üretimini artırmak için kararlı bir mücadele yürüten Küba'nın neden güneş enerjisine yöneldiğine dair sorunun cevabı da burada yatıyor. Çünkü Nahide Özkan'ın aktardığına göre Küba, merkezinde güneş enerjisinin bulunduğu yenilenebilir enerjiye dayalı bir dönüşüm stratejisi izliyor.

Çünkü güneş enerjisinde; dışa bağımlılık ortadan kalkıyor, yakıt ithalatına ihtiyaç duyulmuyor, yaptırımlardan daha az etkileniyor, yerinde üretim sağlıyor, hızlı kurulabiliyor, büyük santrallere kıyasla çok daha kısa sürede devreye alınabiliyor...

Tüm bu faktörlerin yanına Küba'da yılın yaklaşık 330 gününün güneşli olduğu gerçeğini de eklenince, güneş enerjisi Küba için oldukça stratejik bir enerji yönetimi olarak öne çıkıyor. 

Küba'ya güneş topluyoruz: Hedef üç önemli sağlık kurumuna güneş enerjisi sistemi kurmak

Küba’da yeni güneş enerjisi sistemleri kurulmasının teknik bir çözüm ve plandan ibaret olmadığını vurgulayan Özkan, söz konusu girişimi ülkenin enerji egemenliğini koruması yolunda yapılan önemli bir hamle olarak nitelendirdi.

Özkan, Küba’da güneş enerjisinin yaygınlaşması için dayanışmaya ihtiyaç olduğunu belirtti ve bu dayanışmanın, bir halkın kendi ayakları üzerinde durma mücadelesine verilen bilinçli bir destek olduğunu vurguladı.

Özkan, José Martí Küba Dostluk Derneği'nin başlattığı "Küba’ya Güneş Topluyoruz" kampanyası kapsamında, Santa Clara kentinde binlerce insanın yaşamını doğrudan etkileyen üç önemli sağlık kurumuna güneş enerjisi sistemleri kurmayı hedeflediklerini belirtti.

Güneş enerjisi sistemleri kurulacak sağlık kurumları şöyle:

  • Ernesto Che Guevara Kardiyoloji Hastanesi 
  • Daniel Codorniu Pruna Genel Eğitim Hastanesi 
  • Freddy Maymura Hurtado Psikopedagoji Merkezi

Küba'ya omuz ver: İlk konteynerler yaz başından itibaren yola çıkıyor

Nahide Özkan, "Derneğimizin başlattığı kampanyayla temin edeceği güneş panelleri bu üç önemli sağlık kurumuna enerji ihtiyacını karşılayacak ve hizmetlerinin daha kesintisiz verilebilmesini sağlayacaktır" diye konuştu.

Küba dostlarını Küba’nın bu çabasına omuz vermeye, Küba halkının bir kez daha zafere ulaşma mücadelesine ortak olmaya çağıran Özkan, kampanyaya destek için JMKDD'nin internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında yayınlanan hesap numaralarına bağış yapılabileceğini hatırlattı.

JMKDD Başkanı, bu bağışlar sayesinde güneş paneli sistemlerini içeren ilk konteynerlerin yaz başından itibaren Küba’ya doğru yola çıkmaya başlayacağını duyurdu.

'Küba halkının yaşantısı üzerinde çok ağır olumsuz etkileri var'

Nahide Özkan'ın ardından sözü, Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Diaz Palacios aldı.

Kampanyanın Küba'ya yollanmak üzere güneş paneli sistemleri temin etmeyi amaçladığını hatırlatan Palacios, toplanan bağışlarla yalnızca güneş panellerinin değil, hem panellerin çalışmasını sağlayan invertörlerin hem de enerjinin depolanmasını sağlayacak olan bataryaların da Küba'ya ulaşacağını belirtti.

Palacios, Küba'nın uzun zamandır iktisadi, ticari ve finansal bir kuşatmayla karşı karşıya kaldığı ve kimi uluslararası kurum ve kuruluşların bu durumu dünyanın en uzun ablukası ve kuşatması olarak tanımladığını hatırlattı.

60 yılı aşkın süredir devam eden ablukanın, ABD Başkanı Donald Trump tarafından son 1,5 yılda daha ağırlaştırıldığını belirten Palacios, "Abluka son aylarda açık bir petrol ambargosuna, petrol kuşatmasına dönüştü. Bu ablukanın Küba halkı için iktisadi bakımdan kaybı yıllık 7 milyar doların üzerinde. Her şeyden önce de bizzat Küba halkının yaşantısı üzerinde çok ağır olumsuz etkileri var" ifadelerini kullandı.

100 binden fazla hasta ameliyat olmayı bekliyor, yeni doğan bebekler tehlikede...

Palacios, ablukanın gündelik hayatı her boyutuyla etkilediğini hatırlatarak, "Tüm yaşananlar Küba halkına dönük bir kolektif cezalandırma politikasına dönüştü" dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

2 binden fazlası çocuk olmak üzere 100 binden fazla hasta ameliyat ve cerrahi işlem bekliyor şu anda. Çünkü elektrik kıtlığı nedeniyle hastanelerin işleyişi zaman zaman çok ağır aksamalara uğruyor.

Benzer şekilde 40 binden fazla gebenin ultrasonografi ve diğer gebelik takip süreçlerinin gerektirdiği testlere ulaşımında büyük bir problem yaşanıyor. 

Küvöz gibi erken doğumdan kaynaklanan birtakım özel cihazlara ya da müdahalelere ihtiyaç duyan yüzlerce yeni doğan bebek de bu koşullar altında yaşamsal tehlike altında bulunuyor. Çünkü bu tanı ve testler için gerekli olan elektrik yine hastanelerde her zaman bulunamıyor.

Diğer yandan son dönemde 30 binden fazla çocuğun aşılama sürecinde aksaklıklar yaşandı.

Giderek şiddetlenen ablukanın temel amacı, Küba ekonomisini çöküşe sürüklemek. Ancak çöküşe yönelik bu çaba Palacios'un da vurguladığı üzere sadece ekonomiyi değil, Küba halkının gündelik yaşantısını, sağlığını ve yaşamını doğrudan tehdit eden bir karaktere sahip. Küba bu nedenlerle söz konusu politikanın sadece bir abluka olmadığını belirtiyor ve soykırım suçu olarak nitelendiriyor. 

'Başka ülkelere bomba yağdıran değil, sağlık personeli yollayan bir ülke Küba'

Yaşadığı tüm bu saldırılara, maruz kaldığı ablukalara karşın Küba, her zaman farklı bir yol izledi. 

Küba'nın 67 yıllık devrim tarihi boyunca başka halklara yardım elinden başka hiçbir şey götürmediğini vurgulayan Palacios, sözlerine şöyle devam etti.

Bütün bu uzun yıllar boyunca 100 binlerce Kübalı sağlık personeli dünyanın dört bir tarafında ihtiyaç duyan ve talepte bulunan onlarca yoksul ülkeye sağlık hizmeti götürdü.

Başka ülkelere bomba yağdıran değil, sağlık personeli yollayan bir ülke Küba. Dolayısıyla da bu maruz kaldığı kuşatmanın ve politikanın Küba halkı tarafından hiç hak edilmeyen bir politika olduğunu tekrar vurgulamak isterim.

Küba'nın hiçbir şekilde ABD ve ABD halkına tehdit teşkil etmediğini belirten Palacios, "Küba toprakları hiçbir zaman ABD'ye dönük herhangi bir saldırı için kullanılmadı. Biz tam tersine her zaman ABD ile çok iyi iki komşu olarak dostane ilişkiler içerisinde olmak istedik. Bunun için diyaloğa hazır olduğumuzu her zaman yineledik, yalnız Küba'nın egemenliğinin ve bağımsızlığının kabul edilmesi şartıyla" diyerek sözlerini noktaladı.


Siz de Küba ve Küba halkının mücadelesine omuz vermek için José Martí Küba Dostluk Derneği'nin başlattığı "Küba'ya Güneş Topluyoruz" kampanyasına destek olabilirsiniz.

Dayanışma, ablukadan güçlüdür!

Kampanyanın detaylarını öğrenmek ve resmi bağış hesaplarına erişmek için tıklayınız.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.