Toplumsal mutabakat ve devrim: Küba’nın geleceğinin anahtarları
Jorge Enrique Jerez Belisario
Dördüncü nesil savaş, maddi manevi değerlerimizi ifade eden, halklarımızın sembolik sermayesi -devrimin kazanımları- için verilen bir mücadeledir. Bu gerçeği, Amerikan doktrininin “ideologları” yıllardır kabul ediyor. Allen Dulles, uçak gemilerinden önce sembollerin geleceğini, bunların göz alıcı, sonsuz gençliğin ve sınırsız mutluluğun habercileri olarak satılacağını boşuna söylemiyordu. “Bu, saldırıya uğrayanların onları kollarını açarak karşılamalarının yoludur” demişti.
Bilinçlerin manipüle edilmesine dayanan bu korkunç savaşta, toplumsal mutabakat iki kat daha önemli hale geliyor, zira devrimler varlıklarını sürdürebilmek için buna gereksinim duyar.
Devrimin zaferinin ardından ortaya çıkan ve neredeyse oybirliğiyle oluşan toplumsal mutabakat, Lester DeWitt Mallory’nin Başkan Eisenhower’a yazdığı o meşhur memorandumda bile açıkça ifade ediliyordu:
Kübalıların çoğu Castro’yu destekliyor… Bu desteği azaltmanın öngörülebilir tek yolu, ekonomik sıkıntılar ve maddi zorluklardan kaynaklanacak hayal kırıklığı ve memnuniyetsizlik yaratmaktır.
Düşmanlarımızın bile kabul ettiği bu mutabakat, 1950’lerin yıkıcı etkilerinden sonra ülkenin değişmesi gerektiği yönündeki ihtiyacı doğruluyordu. Fidel önderliğindeki devrimin liderleri, bu toplumsal mutabakatı halkın katılımına dayandırarak iyice sağlamlaştırdılar.
Bugün arzulanan o devleti hayata geçirmek daha zorlaştı. Toplum giderek daha çoğulculaşıyor. Benim kuşağım, örneğin, o kökten dönüşüm yıllarını yaşamadı ve üstelik toplumun sahip olması olası mutabakatları yıkmayı amaçlayan şiddetli bir ideolojik saldırının hedefi durumda.
Sosyalizm, Fidel ve Raúl’ün gösterdiği ve bugün ülke liderliğinin yaptığı gibi, mahallelerde, fabrikalarda, okullarda ve halkın bilincinde inşa edilir. Bugün sosyalizmin inşası, tıpkı 60’lı yıllarda olduğu gibi, sürecin her adımında halkın görüşüne başvurmayı, onayını almayı ve onu sürece dâhil etmeyi gerektiriyor.
Günümüz Kübası çok daha heterojen ve daha fazla diyaloğa ihtiyaç duyuyor. Bu da, kamusal ve devrimci medyamız aracılığıyla halkımızın analiz yapmasını, zamanında eleştiri yapmasını, önerilerde bulunmasını, kimi zaman rahatsız edici ve kızdırıcı da olsa sorgulamaya daha fazla alan açmamızı gerektiriyor.
Yeni bir mutabakat arayışında Küba’nın giderek daha fazla tartışmaya ihtiyacı var; hem fiziksel alanda hem de sanal ortamda. Ancak çoğunlukla sanal ortamda bıraktığımız boşluk, bugün aşırı eleştiril ya da uç görüşlü kişiler tarafından dolduruluyor.
Kolektif akıldan daha fazla yararlanmamaksa saçmalık olur. Son halk danışma süreçleri bunun kanıtı; çünkü Küba halkı bu konuda eğitimli ve nasıl yapılacağını biliyor.
Bugün sosyalist devrim, çağın kodları ve mevcut toplumsal dinamiklerle uyumlu olma zorunluluğuyla karşı karşıya. Devrim sürekli yenilenmek ve gerektiğinde değişmek zorunda. Ve bunların gereksiz bir reddiyeye yol açmaması için süreç halkın aktif katılımını gereksindirmektedir.
Halkımızın zihninde ve halkımız üzerinden yürütülen bu hibrit savaşta, bizi bugüne getiren sembolik sermayeyi ve toplumsal mutabakatı savunmak; geleceğimizin, -sıradan insanların sıradan insanlarla birlikte sıradan insanlar için yaptığı- sosyalist ve demokratik devrim olarak kalmasının anahtarlardan biridir.
Yazar: Jorge Enrique Jerez Belisario
Yayınlandığı yer: Granma
Yayın Tarihi: 22 Haziran 2025
Çeviri: Derya Ünlü
"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın.
Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılacak.
