Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Süleymancıların eski liderinin ölümünde 6 kişiye 3 ayrı dava

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada 6 kişi hakkında 3 ayrı kamu davası açıldı. Denizolgun’un ölümünün cinayet olup olmadığına ilişkin soruşturma ise sürüyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 02.10.2026 , 22:07 Güncelleme Tarihi: 02.10.2026 , 22:24

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Denizolgun’un özel doktoru ile üç Adli Tıp Kurumu görevlisinin de bulunduğu 6 kişi hakkında farklı suçlamalarla 3 ayrı kamu davası açtı.

Denizolgun’un ölümü, 2016 yılında “beyin kanamasına bağlı doğal ölüm” olarak kayda geçirilmişti. Ancak yıllar sonra ölüm ve otopsi sürecine ilişkin yapılan yeni incelemeler üzerine dosya yeniden açıldı.

Başsavcılığın 26 Ağustos’ta yaptığı açıklamaya göre, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda ölüm “şüpheli” olarak değerlendirildi. Bunun ardından Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Bu soruşturma halen devam ediyor.

Özel doktora 'yalan tanıklık' suçlaması

Soruşturma kapsamında Denizolgun’un özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçlamasıyla kamu davası açıldı.

İddianameye göre Demirkol, olay günü ve sonrasındaki ifadelerinde Denizolgun’un ölümüyle ilgili bazı anlatımlarda bulundu. Savcılık ise bu anlatımların olay yeri incelemesi, HTS kayıtları ve diğer delillerle çeliştiği değerlendirmesini yaptı.

İddianamede ayrıca Demirkol’un Denizolgun’un yüzünde kan görmediği yönündeki ifadesine karşılık, ölü muayene tutanağında ağızdan kan geldiğinin ve bilirkişi değerlendirmesinde yüz bölgesinin kanlı olduğunun belirtildiği aktarıldı.

Adli Tıp görevlilerine 'resmi belgede sahtecilik'

Dosyanın bir diğer ayağını ise Adli Tıp Kurumu görevlileri oluşturuyor.

Dönemin ATK görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçlamasıyla dava açıldı. Üç kişi hakkında 3'er yıldan 8'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri, Denizolgun’un otopsisine ilişkin görüntüler oldu. Başsavcılık 2026 yılında ATK’dan otopsi görüntülerinin bulunup bulunmadığını sordu. Kurumun önce yalnızca fotoğrafların bulunduğunu bildirdiği, daha sonra soruşturma kapsamında 145 fotoğrafın savcılığa gönderildiği aktarıldı. Otopsiye ilişkin video kaydının bulunup bulunmadığı konusunda ise dosyada çelişkili bilgiler yer aldı.

Otopsi yeniden incelendi

Soruşturmanın seyri, 2016 tarihli otopsi görüntülerinin yeniden incelenmesiyle değişti.

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda, otopsi görüntüleri, eski Adli Tıp raporları, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer adli tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi. Raporda Denizolgun’un göğüs bölgesinde dört ayrı ekimoz alanı bulunduğu ve bu lezyonların ölümden önce meydana gelmiş olduğuna işaret eden bulgular tespit edildi.

Raporda, ağız ve burnun kapatılması yoluyla nefessiz bırakılma ihtimalinin mevcut verilerle bilimsel olarak dışlanamayacağı belirtildi. Ancak bu bulguların kesin ölüm nedenini tek başına ortaya koymadığı, kesin sonuca ulaşılması için yeni adli tıbbi incelemelerin gerektiği de kaydedildi.

Denizolgun’un telefonu da kayıp

Dosyada ayrıca Denizolgun’un ölümünden sonra kaybolduğu belirtilen cep telefonu da yer alıyor.

Olay yerinden alınan telefonun daha sonra tereke dosyasına devredildiği, mahkeme kararıyla Denizolgun’un kız kardeşine teslim edilmesine karar verilen eşyalar arasında bulunduğu, ancak daha sonra telefona ulaşılamadığı aktarılıyor. Telefonun akıbetine ilişkin olarak iki kişi hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla kamu davası açıldı.

Böylece soruşturmanın bu aşamasında özel doktor Nurettin Demirkol hakkında yalan tanıklık, üç ATK görevlisi hakkında resmi belgede sahtecilik, iki kişi hakkında ise suç delillerini yok etme suçlamalarıyla toplam 6 kişi hakkında üç ayrı kamu davası açılmış oldu.

Denizolgun’un ölümünün gerçekten nasıl gerçekleştiğine ilişkin “adam öldürme” soruşturması ise bu davalardan ayrı olarak devam ediyor. 


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.