Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Üzeri örtülen gericilik: İktidar Süleymancılar'dan Aladağ'ın hesabını sorabilecek mi?

Sermaye düzenini cemaat ağlarıyla tahkim eden AKP, kendisine biat etmeyen Süleymancılar’ı tasfiye listesine aldı. İktidarın seçim kazanma ve rant paylaşımı odaklı bu kavgası, tarikat rejiminin özüne dokunmadığı gibi Aladağ’da katledilen çocukların, istismar mağdurlarının hesabını sorma amacı da taşımıyor. İttifakın kırılan fay hatlarını, cemaat içi miras kavgalarını ve iktidarın tarikat politikasını mercek altına aldık.

Faciada 11'i çocuk 12 kişi yaşamını yitirdi, 22 öğrenci yaralandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.08.2026 , 11:42

AKP’nin iktidarını koruma stratejisinde sermaye düzeniyle birlikte en kritik ayağı her zaman tarikat ve cemaat ağları oluşturdu. 

Karşılıklı çıkar ilişkisi üzerine kurulan bu düzende, iktidar imkanlarıyla zenginleşen şeyhler ve cemaat bürokrasisi, her seçimde sandığa oy taşıyarak minnettarlığını ödedi. Ancak pazarlıkların ve güç odaklarının çakıştığı noktalarda bu ittifak çatlamaktan kurtulamıyor.

31 Mart yerel seçim süreci de, iktidar blokunun arkasındaki bu kırılgan fay hatlarından birini yeniden su yüzüne çıkarmış, AKP ile öteden beri mesafeli ve gerilimli bir hat izleyen Süleymancılar cemaatindeki iç çekişmeler, doğrudan iktidar cephesine sıçrayan bir krize dönüşmüştü.

Gülen Cemaati'nden boşalan alanlar diğer tarikatlar tarafından bir bir doldurulurken, iktidar ipleri sıkı tutmaya karar vermiş olacak ki temizliğe başladı. Furkancılar ve Adnan Oktar cemaatlerine operasyonlar yapıldı.

Sonra sermayesi kuvvetli, bürokraside eli uzun Menzil tarikatının liderinin ölmesiyle başlayan tartışmalar çözümsüz hale geldi. Cemaatin içerisinden sızan iktidar çevrelerinde de rahatsızlık yarattı. Tabii AKP destekçisi tarikata operasyon yapılmadı. Kavgayı çözmek için adım atıldı.

Kavganın taraflarından öne çıkartılan isim Saray'da ağırlandı, konu şimdilik kapatıldı.

Ve sıra uzun süredir muhalefete desteğini ilan eden Süleymancılar'a geldi.

Peki bu hale nasıl gelindi, hatırlayalım.

Süleyman Hilmi Tunahan’ın ardından cemaatin liderliğini üstlenen Alihan Kuriş, 2018’den bu yana sandıkta muhalefet blokunu destekleyen bir çizgi izledi. Özellikle 2019 yerel seçimlerinde bu desteğin açık bir tavra dönüşmesi ise AKP iktidarının misillemesiyle yanıt buldu. Seçimin hemen ardından AKP’li Kağıthane Belediyesi, cemaate ait bir "öğrenci yurdu" binasını gece yarısı polisle baskın yapıp "depreme dayanıksız" olduğu gerekçesiyle yıktı.

Bu yıkım hamlesi, cemaat içindeki siyasi ve ailevi bölünmeyi de körükledi. Tunahan’ın torunu ve dönemin AKP İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, yıkım kararını eleştirirken bir yandan da Kuriş yönetimindeki cemaat liderliğini sert sözlerle hedef aldı.

Biat ve imkan paylaşımı üzerinden yürüyen iktidar-cemaat ilişkisi, Süleymancılar örneğinde olduğu gibi yerini şiddetli bir nüfuz mücadelesine ve tırmanan bir gerilime bıraktı.

Savcının Kuriş'in arkasındaki fotoğrafı, başlatılan soruşturma

2024 yerel seçimler sonrası ise Mersin'in Silifke ilçesinde Cumhuriyet Başsavcısı Seman Eskiler'in Süleymancıların lideri Alihan Kuriş'in arkasında diğer cemaat mensuplarıyla birlikte ellerini önünde tutuşturmuş vaziyette fotoğrafı ortaya çıktı.

Cemaat ve tarikatların yargıdaki ağırlığına karşı daha önce laikliği hatırlamayan Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), AKP’nin oy kaybında ve bazı yerlerde belediyeleri kaybetmesinde etkili olduğu iddia edilen Süleymancılar'la fotoğraf veren başsavcıya soruşturma açtı.

En sağda arkadaki kişi söz konusu savcı, önünde Alihan Kuriş.

Cemaat içi tartışma

Diğer cemaatlerde olduğu gibi Süleymancılar'da da asıl lider öldükten sonra "pastadan pay kapma krizi" başlıyor.

Tarikat lideri Kemal Kacar hayatını kaybettikten sonra Ahmet Arif Denizolgun cemaatin başına geçiyor ve AKP'yle ittifak yapıyor. İttifak 2019 seçimlerine kadar devam ediyor.

Öte yandan Süleymancılar cemaatinin kurucusu olarak kabul edilen Süleyman Hilmi Tunahan'ın oğlu Mehmet Beyazıt Denizolgun AKP'nin kurucularından, aynı zamanda 2002 ve 2007 yıllarında AKP'den İstanbul milletvekili seçiliyor. 2018 yılında ise oğlu Fatih Süleyman Denizolgun AKP'den milletvekili oluyor.

Süleymancıların AKP'ye tam boy destek vermemesinde Mehmet Beyazıt Denizolgun ile kardeşi eski ANAP'lı Ahmet Denizolgun arasındaki miras kavgasıyla başlayan sürecin olduğu belirtiliyor.

2016 yılında Arif Ahmet Denizolgun öldükten sonra yerine geçen isimse Alihan Kuriş oluyor. Aktif siyasete girmeyen Kuriş, 2018'de Akşener'e destek vermesiyle gündeme geliyor. Mehmet Beyazıt Denizolgun ve Fatih Süleyman Denizolgun'sa Erdoğan'a ve AKP'ye destek verilmesi gerektiğini savunuyor.

Erdoğan, AKP'nin cemaat ve tarikatlara açtığı yolda yürüyen, Gülen-AKP krizi sonrası AKP'nin ittifak halkasının dışında kalan Furkancılar'la yaptığı gibi Süleymancılar'a doğrudan savaş açmıyor. Üstelik cemaat AKP iktidarının cemaat ve tarikatlara verdiği ayrıcalıklardan da her zaman yararlanmayı sürdürüyor.

y

Kim bu Süleymancılar?

Bugün iktidar tarafından özellikle yalnızca para ilişkilerinin öne çıkartılmasının bir sebebi var, o da AKP'nin tarikat düzeni desteği.

Gerici gürühun çocuklara verdiği büyük zararın üzeri örtülmeye çalışılıyor.

Kurumsal yapılanmasıyla bilinen ve Avrupa'da da güçlü olduğu söylenen Süleymancılar, Türkiye'de Kuran kursları üzerinden örgütleniyor. Binlerce "öğrenci yurdu"yla gençleri ve çocukları çevreleyen tarikat, diğer yapılarda olduğu gibi kurslarındaki yangın, istismar haberleriyle gündeme geliyor.

Burada sayarak sıralamak zor ama Aladağ'daki yangın bu toplum hafızasına kazınan olaylardan biri oldu.

Aladağ yangınını unutmadık!

Adana'nın Aladağ ilçesinde 29 Kasım 2016 tarihinde Süleymancılar cemaatine ait ortaokul kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 11’i çocuk 12 kişi hayatını kaybetti.

Basın yurdun kime ait olduğunu uzun süre sakladı.

Aladağ'da 31 kız öğrenci kalıyordu. Dumandan zehirlenen ve pencerelerden atlamaları sonucu vücutlarında kırıklar olan 13 çocuk hastanelerde tedavi altına alındı.

Bir süre sonra faciaya ilişkin detaylar ortaya çıkmaya başladı. Yangın merdiveninin kapısının kilitli olduğu ve kapıların da giriş-çıkış saatleri nedeniyle kapalı olduğu iddia edildi. Çocukların cesetleri kapı önünde bulundu. Katliam olduğu esnada da AKP'liler Meclis'te "milletvekilleri maaşları" oylaması yapıyordu.

Çocukların cansız bedenlerinin bir ambulansa doluşturulup götürüldüğü ortaya çıktı!

a

Biz Süleymancıyız. Yurttaki kızlarımızın yanması Allah’ın takdiri. Onlar şehit oldu.

Yıllar önce Hürriyet'e konuşan yurt yöneticisi tarikatçı böyle demişti.

Yurdun kaçak olarak işletildiği, denetlenmediği ortaya çıktı. 

Hiçbir devlet yetkilisi sorumluluk almadı.

Açılan davada kamu görevlisi sanıklar hakkında ölüme sebebiyet olma suçundan beraat kararı verildi.

İlçede devlet yurdu olduğu, bu yurdun yıkıldığı ve çocukların tarikat yurtlarına itildiği ortaya çıktı. Yurt açmaktan imtina eden devletin, katliamın ertesi günü 6 milyon liralık müftülük binası açtığı öğrenildi.

Aladağ'a giden ve yaşananları protesto edenler gözaltına alındı.

Süleymancılar'dan Aladağ'ın hesabı sorulmadı.

Tarikat faaliyetlerine devam etti.

Ülkenin dört bir yanında tarikatın skandallarına ilişkin haberler gelmeye devam ediyor.

İktidarın, muhalefeti desteklediği için hesaplaştığı, kendi yönetiminde büyümesine göz yumduğu varlıklarına el koymak istediği Süleymancılar'dan, istismar edilen, katledilen çocukların hesabını sormayacağını biliyoruz.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.