Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sosyal medyada kimlik zorunluluğuna Bahçeli’nin danışmanından övgü dolu sözler

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya hesaplarına "kimlik ve telefon doğrulama şartı" getirileceğine dair açıklamaları, Cumhur İttifakı kanadında karşılık buldu. MHP’nin yıllardır savunduğu düzenlemeye destek veren Türkgün yazarı Yıldıray Çiçek, yeni kısıtlamaları "müjde" olarak nitelendirdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.02.2026 , 11:26

Adalet Bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra ilk açıklamalarını iktidara yakın A Haber kanalında yapan Akın Gürlek, sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı bir yasa hazırlığında olduklarını duyurdu.

Bakan Gürlek, 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan düzenleme ile "sahte hesapların engelleneceğini, kullanıcıların T.C. kimlik numarası ve cep telefonu ile doğrulama yapmak zorunda kalacağını" açıkladı.

Sosyal medyaya kimlikle giriş önerisi yeni bir başlık değil. MHP, 2020 yılından bu yana bu düzenlemeyi parti politikası olarak savunuyor. 2020 yılında MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk tarafından Meclis’e sunulan kanun teklifi, kimlik numarasıyla eşleşmeyen tüm hesapların kapatılmasını öngörüyordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 2024 yılı Mayıs ayında bu talebi yineleyerek hesapların kimlik numarasıyla açılması gerektiğini söylemişti.

MHP’li Çiçek: Kirli trol düzenine karşı kimlik hamlesi

MHP’nin yayın organı Türkgün gazetesinin başyazarı ve Devlet Bahçeli'nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek de, bugünkü başyazısında, Bakan Gürlek’in açıklamalarının ardından sosyal medya gündemini kaleme aldı. “Kirli trol düzenine karşı kimlik hamlesi” başlıklı yazıda, düzenlemeyi "olması gereken bir hazırlığın müjdesi" olarak tanımladı.

Çiçek, sahte hesaplar üzerinden "itibar suikastı" yapıldığını savunarak, muhalefetin düzenlemeye karşı çıkmasını "trol ağlarını kaybetme korkusuna" bağladı. Yazısında muhalefetin olası düzenlemeye karşı çıktığını belirtti ve "Karşı çıkma gerekçelerini de tuhaf biçimde özgürlüklerin kısıtlanması ve demokrasiye darbe olarak nitelendiriyorlar. Sahte hesapların ardına sığınarak iftira atmanın, yalan haber yaymanın ve itibarsızlaştırma yapmanın demokratik özgürlükle ne ilgisi vardır?" diye sordu. 

Konuyu Fethullahçılara bağlayan Çiçek, "FETÖ’nün trol alanında aktif olarak Cumhur ittifakının karşısında yirmi dört saat saldırı mesaisi de unutulmamalıdır. Bu sahte hesap işinin ekmeğini yıllardır bunlar yemektedir. 'Gelin bu manada önlem alalım, sosyal medyaya girişler gerçek kimliklerle olsun' denildiğinde kırmızı görmüş boğa gibi davranış sergilemelerinin sebebi de budur" ifadelerini kullandı.

'Bir an önce teknik ve hukuki olarak hayata geçirilmeli'

Çiçek yazısının sonunda şunları söyledi:

“Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in ayağının tozuyla yaptığı sosyal medya açıklaması, bir an önce teknik ve hukuki olarak hayata geçirilmelidir.

Sosyal medya, bilgi kirliliğinin önüne geçmek için gerçeklerle yüzleşmeli ve sahteliklerden arındırılmalıdır. Kim ne yapıyorsa, gerçek kimliğini ortaya koyma cesaretini göstermelidir. Adalet Bakanı Akın Gürlek işaret fişeğini attı; bizler de sürecin takipçisi olacağız.”

İnternet üzerindeki denetim ve sansür kurumsallaştırılıyor mu?

Hükümetin hazırladığı paket sadece kimlik doğrulamasıyla sınırlı değil. 

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordineli yürütülen çalışmalarda, RTÜK benzeri bir denetim mekanizmasının kurulması planlanıyor. "Gayriahlaki içerik" ve "sosyal dokuyu koruma" gibi muğlak ifadelerle savunulan bu kurulun, internet üzerindeki denetimi ve sansürü kurumsallaştırmasından endişe ediliyor.

Ayrıca Bakan Gürlek, 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişiminin tamamen engellenmesinin de gündemde olduğunu belirtti.

Siyasi baskının yeni aracı mı?

AKP'nin sıkıştığı pek çok başlık açısından önümüzdeki yıl sıkıntılı geçecek.

soL'da 2026'nın zorlu bir yıl olacağını yazmış, halkı bekleyen tehditleri sıralamıştık.

Genel oy hakkına saldırı, “Sünni İslam kardeşliği” temalı çözüm süreci, AKP içi kavga, "Erdoğan'ın yerine kim geçecek" tartışması çürüme, ABD-İsrail-NATO planları için halkın güvenliğinin hiçe sayılması... Buna İBB davası, CHP'nin krizleri ve devam etmesi muhtemel belediye operasyonları da eklenince, iktidar karşı karşıya kalacağı zorlukları aşmak için bir dizi önlem almak zorunda. Öncelikle de attığı adımları meşrulaştırmak mecburiyetinde.

AKP geçireceği bir yasanın, planladığı her bir yeni saldırı başlığının; kamuoyunun -tartışmalı olsa da- en etkili mecralarından olan sosyal medyada mesnetsiz hale getirilmesini istemeyecektir.

Kurduğu sosyal medya uygulamasını kendi bakanlarına, siyasilerine bile kullandıramayan iktidarın diğer sosyal medya mecralarını önemsemesi bu yüzden.

Bu nedenle sosyal medyanın sesinin kısılması için "kimlik zorunluluğu", "denetim" adı altında yapılması planlanan sansür önemli bir aşama olarak görülüyor.

2026 yılının ekonomik kriz, belediye operasyonları ve olası bir anayasa değişikliği tartışmalarıyla geçmesi beklenirken, sosyal medya düzenlemesinin bu takvime yetişmesi dikkat çekici.

Sokak röportajı verenlerin, haber yapan gazetecilerin paylaşımlarının veya eleştirel paylaşım yapanların "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklandığı bir dönemde, kimlik zorunluluğunun muhalif sesi tamamen kesmek için bir araç olarak kullanılma ihtimaliyse gelecek günlerin konusu olacak gibi duruyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.