Breadcrumb
MHP peşindeydi, Gürlek bakan olur olmaz duyurdu: Sosyal medyaya kimlik zorunluluğu mu geliyor?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.02.2026 , 14:46 Güncelleme Tarihi: 15.02.2026 , 00:02
AKP’nin yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ilk kez yandaş A Haber ekranlarına çıkarak pek çok konuda açıklama yaptı. Yeni Bakan programdaki “İcracı olacağım” sözlerini doğrular şekilde vakit kaybetmeden çeşitli uygulamaları hayata geçireceğinin sinyallerini verdi.
Bakan Gürlek’in dikkat çeken sözlerinden biri sosyal medya alanında yapılması planlanan değişiklik oldu.
Yargılamalarla ilgili eleştirilere yanıt verirken bu konudan bahseden Bakan, “Hakim dosyadaki delillere göre karar veriyor ama sosyal medyada ‘Vay efendim o niye bırakıldı?’, ‘Vay işte niye şu kadar ceza aldı?’ Yani burada sosyal medyada bilgi kirliliği var” dedi.
Böylece kamuoyunun yargılamalara ve cezalara yönelik eleştirilerinden rahatsız olduğunu da dillendirdi.
Ancak bununla kalmadı, sosyal medyaya kimlikle girilmesine ilişkin bir çalışma yapıldığını söyledi. Akın Gürlek, “Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak” dedi.
Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Yani bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurtdışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor, herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medya ile ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.
MHP'liler yıllardır bunun için uğraşıyordu
Aslında bu fikir, yandaş medyanın yeni Bakan'a "bahşettiğinin" aksine akıllara yeni gelmedi.
Özellikle 2020 yılından bu yana zaman zaman dillendirilen "sosyal medyaya kimlikle giriş" sansürü yalnızca iktidarın kovaladığı bir uygulama değil. Hatta kısıtlamanın en büyük heveslisi MHP.
MHP bu öneriyi "Yeni bakanların arkasındayız" diyen Bahçeli'ye kadar yıllardır her düzeyde bastırdı:
- 2020’de MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk’ün Meclis’e 2020’de sunduğu kanun değişikliği teklifinde, “Sosyal ağ sağlayıcıları, verdikleri hizmeti kullanmak isteyen kullanıcılardan Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını talep etmek zorunda olacak. Sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye'ye verdikleri hizmetlerde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasıyla eşleştirilmeyen hiçbir hesabı bulunduramayacak, sahte hesap kullandıramayacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte, geçerli Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasıyla eşleşmeyen tüm hesaplar kapatılacak” diye yazıyordu.
- Dönemin AKP MKYK üyesi Mücahit Birinci, 2021 yılında “Sosyal medya mecralarına, T.C. kimlik numarası ile girilmesi zorunluluğu düşünülmelidir” dedi.
- 2024 yılı Mayıs ayında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sosyal medya hesapları kimlik numaraları ile açılsın" ifadelerini kullandı.
- Son olarak MHP yayın organı Türkgün gazetesi başyazarı ve Bahçeli’nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek Kasım 2025’te “Sosyal medyaya T.C. numarasıyla girmek” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Çiçek yazısında, “Bu uygulama hayata geçtiği takdirde, bugün kontrolsüz şekilde yayılan pek çok yalanı, iftirayı, provokasyonu ve manipülasyonu büyük ölçüde engelleyecek” demişti.
- MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, 4 Şubat’ta Meclis’te yaptığı konuşmada “sosyal medyanın milletlerin kimliğini, iradesini ve geleceğini hedef alan bir müdahale alanına dönüştüğünü” söyledi. “Sosyal medya bataklığı artık, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. İhtiyacımız olan şey, kapsamlı bir millî kültür reformudur; çocuklarımızı koruyan, kendi değerlerimizi merkeze alan güçlü bir zihniyet inşasıdır” dedi. Denetim ve bu konuda yeni bir suç tanımı geliştirilmesi çağrısı yaptı.
Sosyal medyaya tek sansür 'kimlik zorunluluğu' değil
"Kimlikle giriş" tek kısıtlama da değil.
Sosyal medyada zaten yaygın bir sansür mekanizması işleten iktidarı, bu mekanizmanın merkezine RTÜK benzeri bir kurul yerleştirme hazırlığında.
Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın sunumuyla AKP MKYK toplantısında gündeme gelen düzenlemeye göre kurul, "gayriahlaki içerik" ve "sosyal doku" gibi kavramlar üzerinden savunulmuştu.
"Denetim" adı altında sansürün kurumsallaştıracağının sinyalleri verilmişti.
Verilerimizle ilgili güvenlik zafiyeti ne olacak?
Konunun kimsenin tartışmadığı bir başka boyutu da veri güvenliği.
Türkiye özellikle son yıllarda veri hırsızlığı ile ilgili çok kötü bir sınav verdi. Milyonlarca yurttaşın başta kimlik olmak üzere pek çok bilgisi çalındı, satıldı.
İktidar önce kamuya ait platformlardan veri çalındığını her fırsatta yalanladı. Ancak verilerimizin korunamadığı alenen ortaya çıkınca durumu kabullenmek zorunda kaldı. Ardından çalınan verilerin nasıl satıldığını bizzat tespit etti, detaylarını paylaştı.
Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı BTK, verileri koruyamadığını kabul ederek Google’dan yardım dahi istedi.
Veri güvenliği bu haldeyken "kimlik zorunluluğu" getirilmesi de ayrıca tartışılmayı hak ediyor.
soL sansüre, kısıtlamalara, halkın haber almasının engellenmesine karşı gerçek haberciliği büyütmeye devam ediyor. soL’a katkıda bulunmak için abone olabilir, bu sesi siz de çoğaltabilirsiniz.
Neden bugün adım atılıyor?
AKP'nin sıkıştığı pek çok başlık açısından önümüzdeki yıl sıkıntılı geçecek.
soL'da 2026'nın zorlu bir yıl olacağını yazmış, halkı bekleyen tehditleri sıralamıştık.
Genel oy hakkına saldırı, “Sünni İslam kardeşliği” temalı çözüm süreci, AKP içi kavga, "Erdoğan'ın yerine kim geçecek" tartışması çürüme, ABD-İsrail-NATO planları için halkın güvenliğinin hiçe sayılması... Buna İBB davası, CHP'nin krizleri ve devam etmesi muhtemel belediye operasyonları da eklenince, iktidar karşı karşıya kalacağı zorlukları aşmak için bir dizi önlem almak zorunda. Öncelikle de attığı adımları meşrulaştırmak mecburiyetinde.
AKP geçireceği bir yasanın, planladığı her bir yeni saldırı başlığının; kamuoyunun -tartışmalı olsa da- en etkili mecralarından olan sosyal medyada mesnetsiz hale getirilmesini istemeyecektir.
Kurduğu sosyal medya uygulamasını kendi bakanlarına, siyasilerine bile kullandıramayan iktidarın diğer sosyal medya mecralarını önemsemesi bu yüzden.
Bu nedenle sosyal medyanın sesinin kısılması için "kimlik zorunluluğu", "denetim" adı altında yapılması planlanan sansür önemli bir aşama olarak görülüyor.
İlgili yasa geçerse, iktidarın bu kadar kriz başlığı varken, yurttaşların bu kısıtlamadan nasıl etkileneceğini zaman gösterecek.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.