Sayfa yolu
Solakoğlu 'dörtlü toplantı'yı yorumladı: Görüşmeler neden askeri düzeyden siyasi düzeye geçemiyor?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.04.2023 , 16:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Rusya'nın başkenti Moskova'da dün gerçekleştirilen "dörtlü toplantı"nın ardından taraflar "olumlu" açıklamalarda bulunurken, yapılan açıklamalarda farklı noktalara değinilmesi dikkat çekti.
Türkiye, Rusya, Suriye ve İran savunma bakanları ile istihbarat yetkilerinin katıldığı toplantının ardından Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, görüşmede "Suriye’deki güvenlik durumunun güçlendirilmesi, Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleştirilmesi alanında atılabilecek somut adımlar, Suriye topraklarında her şekliyle terör örgütleri ve tüm aşırılıkçı gruplarla mücadele, Suriyeli mültecilerin topraklarına dönmelerine yönelik çabaların yoğunlaştırılması" konularının ele alındığı ifade edildi.
Suriye: Türkiye'nin çekilmesi görüşüldü
MSB'nin açıklamasında "Türkiye'nin Suriye'nin topraklarından çekilmesine dair" bir ifade bulunmazken, Suriye Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada bu konuya değindi. Görüşmelerin "olumlu" havada geçtiğini belirten Suriye Savunma Bakanlığı, toplantıda Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki ele geçirdiği topraklardan çekilmesinin görüşüldüğünü vurgulayarak, "Türk kuvvetlerinin Suriye topraklarından çekilmesi ve uluslararası M4 otoyoluna ilişkin anlaşmanın uygulanmasının" ele alındığı bildirildi.
Öte yandan arabulucu konumundaki Rusya'dan gelen açıklamada, toplantıda Suriye'de güvenliğin pekiştirilmesi ve Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleştirilmesi alanındaki adımların istişare edildiği belirtildi.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da görüşmelerin ardından Türkiye'ye dönüşünde gazetecilere verdiği demeçte, görüşmelerin "olumlu geçmesine" dikkat çekerek, "Bu toplantı ve görüşmeler faydalı ve olumlu oldu. Önemli katkılar sağlandı. Bölgeye barış, istikrar ve huzurun getirilmesi konusunda bu çalışmalara ihtiyaç olduğu konusunda taraflarla mutabık kaldık. Önümüzdeki günlerde bunun devamını ifade ettik" dedi.
'Her konuda olduğu gibi AKP'nin açıklamaları aldatma amaçlı'
Görüşme hakkında soL'a açıklamalarda bulunan emekli diplomat ve Dayanışma Meclisi üyesi Engin Solakoğlu, toplantının seçimlerden önce beklenen Esad-Erdoğan görüşmesinin gerçekleşmeyeceğini gösterdiğini belirterek, "AKP cephesinden yapılan açıklamalar her konuda olduğu gibi Suriye konusunda da özellikle Suriyeli göçmenler bağlamında kamuoyunu aldatma amaçlı" dedi.
Moskova'nın baskısı sebebiyle AKP iktidarının Suriye'yle normalleşme sürecine girdiğini hatırlatan Solakoğlu, görüşmelerin askeri seviyeden siyasi seviyeye taşınamamasının nedenlerinin "Suriye'nin ülkeyi bölmek isteyen Erdoğan rejimine seçim öncesi hediye vermek istememesi" ve "AKP’nin olası bir uzlaşma senaryosunda bugüne dek destek verdiği silahlı gruplara karşı nasıl tavır alacağını bilmemesi olduğunu" söyledi.
Türkiye destekli silahlı gruplardan karşı açıklama: 'U dönüşü'
Diğer yandan, Solakoğlu'nun da işaret ettiği gibi, Türkiye destekli gruplar Suriye ile yapılan görüşmenin ardından karşı yönde açıklamalar yaptı.
Suriye’nin kuzeyinde etkili İslamcı gruplardan Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) ve Türkiye ile ilişkileri bulunan Ahrar el Şam, Ankara’nın Suriye ile normalleşme çabalarına tepki göstermişti.
Ahrar el Şam'dan yapılan açıklamada, "Beşar Esad ile hiçbir şekilde uzlaşmaya yanaşmayacağız" denilmişti. İdlib'i kontrol eden HTŞ'den yapılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye ile normalleşme girişimleri 'U dönüşü' olarak nitelendirilmişti.
'Türkiye ve Suriye'nin koşar adım bir çözüme ulaşabilecekleri anlamına gelmiyor'
Engin Solakoğlu, seçim sonrasındaki Türkiye-Suriye ilişkileri hakkında, "Türkiye’de olası bir iktidar değişikliğinin ikili diyaloğun canlanmasına belirli bir katkı sağlayacağı görülüyor. Yalnız bu, iki tarafın da koşar adım bir çözüme ulaşabilecekleri anlamına gelmiyor" uyarısında bulundu.
Millet İttifakı içerisinde Suriye politikasının yekpare olmadığını belirten Solakoğlu, "Türkiye’de olası bir iktidar değişikliğinin ikili diyaloğun canlanmasına belirli bir katkı sağlayacağı görülüyor. Yalnız bu, iki tarafın da koşar adım bir çözüme ulaşabilecekleri anlamına gelmiyor" derken, seçimleri Erdoğan'ın kazanması halindeyse "Tıpkı bugün olduğu gibi Rusya’nın zorlamasıyla ama iki adım geri, bir adım ileri ritminde sürmesinin beklenebileceğini" ifade etti.
'Moskova ‘otur, konuş, yoksa...’ dediği için AKP temsilcileri o masadalar'
Dayanışma Meclisi üyesi ve soL yazarı Engin Solakoğlu, Türkiye-Suriye görüşmelerine ilişkin soL'un sorularına şu yanıtları verdi:
Dün Moskova'da gerçekleşen dörtlü görüşme sonrası taraflardan yapılan açıklamalar, görüşmenin "yapıcı havada" geçtiği vurgusunda ortaklaşsa da, Türkiye ve Suriye tarafından öne çıkarılan konular farklı oldu. Görüşmelerin formatı ve öncesinde bazı hazırlık toplantılarının da iptal edilmesi düşünüldüğünde, dün ne oldu, taraflar ülkelerine hangi gündemle döndü?
Suriye ile görüşme sürecinin evrildiği aşamaya bakınca meselenin AKP açısından ikili sorunları çözmekten çok Rusya’yla ilişkiler bağlamında değerlendirildiği izlenimini alıyorum. Daha açık bir deyişle, Suriye ile masaya oturuluyor ama esas itibarı ile Rusya’nın beklentilerine yanıt verilmeye çalışılıyor. Moskova ‘otur, konuş, yoksa..’ dediği için AKP temsilcileri o masadalar. Bu yüzden de müzakereler bir yere gitmiyor. Görüşmelerin seviyesi bundan bir yıl önce başlayan istihbari/askeri düzeyi geçip bir türlü siyasi düzleme taşınamıyor. Bu görüntünün en az iki nedeni var:
Öncelikle masaya yine Rusya’nın isteğiyle oturan Suriye ülkesini bölmek için elinden geleni ardına koymayan Erdoğan rejimine seçim öncesi hediye vermek istemiyor haklı olarak. Askerini çek, gerisini kısmetse sonra konuşuruz çizgisinde duruyor. Zaten Esad yönetiminin ekonomik olarak da, siyaseten de ülkeye aralarında ipsiz sapsız bir sürü kelle kesicinin de bulunabileceği bir kaç milyon kişinin dönmesine hazır olmadığı açık.
'Asker çekmenin seçim öncesinde iç siyasi alanda ağır maliyeti olur'
İkinci neden ise AKP’nin olası bir uzlaşma/çekilme senaryosunda bugüne dek beslediği katil çetelerini -monşer olduğum için kibarca formüle ediyorum- ne yapacağını bilememesi. Diğer yandan, asker çekmenin seçim öncesinde iç siyasi alanda ağır maliyeti olacağı da belli.
Konuyu dikkatli izleyenler daha önce de dile getirmişlerdi seçimden önce bir Esad/Erdoğan zirvesinin olamayacağını. Son gelişmeler de bu öngörüyü doğruluyor. Bunun ötesinde AKP cephesinden yapılan açıklamalar her konuda olduğu gibi Suriye konusunda da özellikle Suriyeli göçmenler bağlamında kamuoyunu aldatma amaçlı.
'İYİP ve Davutoğlu’nun hayranları kulübünün ipe un sereceğinden hiç kuşkum yok'
Suriyeli yetkililer de zaman zaman ifade ediyor, Erdoğan ve hükümet, gerçekten meseleyi büyük ölçüde "seçime odaklı" olarak mı ele alıyor? Seçim öncesi bir de Dışişleri Bakanları düzeyinde bir görüşme planlandığı biliniyor... Peki, seçim sonrası Türkiye-Suriye ilişkilerinde de bir belirsizlik olacağı söylenebilir mi?
Suriye meselesinde bugün izlediğimiz belirsizliğin seçim sonrasında nereye evrileceğini tahmin etmek güç. Türkiye’de olası bir iktidar değişikliğinin ikili diyaloğun canlanmasına belirli bir katkı sağlayacağı görülüyor. Yalnız bu, iki tarafın da koşar adım bir çözüme ulaşabilecekleri anlamına gelmiyor. Suriye’den asker çekme konusunda Millet İttifakı’nda net bir irade yok. CHP bunu istese dahi, milli güvenlik/terör tehdidi hikayesini pazarlamaya bayılan İYİP ve Suriye rezaletinin mimarlarından Davutoğlu’nun hayranları kulübü niteliğindeki Gelecek Partisi’nin ipe un sereceğinden hiç kuşkum yok.
Göçmenlerin iki yıl içinde geri döndürülmesi ve dönecekleri yerlerin Türk müteahhitler eliyle ve AB kaynaklarıyla imar edilmesi vaadi kulağa hoş geliyor ama gerçek hayatta karşılığı yok. Batı’nın Esad yönetimine olumsuz yaklaşımı konusunda bir değişiklik olmadı ve yakın gelecekte olacağına dair bir ipucu da mevcut değil. Deprem yardımlarında bile kıyamet koptu Avrupa başkentlerinde.
'AKP’yi tanıyanlar için şaşırtıcı bulunmaması gereken öngörüler'
AKP’nin yeniden kazanması halinde ise müzakerelerin tıpkı bugün olduğu gibi Rusya’nın zorlamasıyla ama iki adım geri, bir adım ileri ritminde sürmesini bekleyebiliriz. Seçimi kazanan bir AKP’nin her bakımdan kullanışlı bulduğu Suriyeli göçmenleri geri göndermek gibi bir adım atmayacağından kesinlikle eminim. Asker çekme konusunda ise müzakerelerin devamını sağlayacak nitelikte küçük tavizler bekleyebiliriz. Örneğin M4 karayolunun denetiminin Suriye’ye terk edilmesi mümkün olabilir. Öte yandan AKP beslediği katil çetelerinin bir bölümünü de Türkiye içine çekip muhtemelen geniş çaplı hileyle kazanmış olacağı yeni iktidarını korumakta kullanabilir. Bunlar şu an için spekülatif hatta ürkütücü görünen ama AKP’yi tanıyanlar için şaşırtıcı bulunmaması gereken öngörüler.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
