Breadcrumb
Şike ve bahis operasyonu: Bunca gürültünün ardında yatan gerçekler neler?
Bu görsel yapay zeka ile üretilmiştir.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 09.12.2025 , 13:05
Mert Hakan Yandaş, Murat Sancak ve Metehan Baltacı tutuklandı. Artık bahis ve şike kapsamında yürütülen operasyonda ikisi ünlü, biri daha ‘az’ ünlü üç isim var elde. Ahmet Çakar, gözaltı işlemi sonrası rahatsızlanıp ameliyat geçirdiği için şimdilik askıda bekliyor.
Bir de önceki dalgadan bakiye kalan Murat Özkaya var.
Peki, daha önce sorduğumuz soruyu tam da şimdi ve bir kez daha soralım: Türkiye’de gerçekten futbolda temizlik operasyonu mu yürütülüyor, hem de Akın Gürlek eliyle?
Gelin ayrıntılara yeniden bakalım...
Fenerbahçe mi, Galatasaray mı suçlu derken gözden kaçan gerçekler
Türkiye’de milyonların her hafta kilitlendiği, gözünü diktiği bir spor dalından söz ediyoruz; etkisi çok büyük bir spor dalından.
Dolayısıyla bu gündeme ilişkin atılan tüm adımlar büyük etki uyandırıyor.
Fenerbahçeliler “Asıl bahis suçlusu Galatasaray, onlara dokunulmuyor” diyor ya da “Metehan Baltacı kendi takımının maçına bahis oynamış” mesajları paylaşıyor.
Galatasaraylılar “Fenerbahçe kaptanı Mert Hakan Yandaş kendi takımıyla, takım arkadaşlarıyla ilgili bahis oynamış” diyor, “Eren Elmalı’ya ceza verildi, Mert Hakan'a verilmedi, Fenerbahçe kollanıyor” mesajları paylaşıyor.
Beşiktaşlılar "iki oyuncumuz sevk edildi ama aklandı, bizlik bir şey yok, bakın diğerleri kirli” diyor, Trabzonsporlular da…
Peki, bu paylaşımların esas gerçeği kaçırdığının farkında mıyız?
Gerçekten Türk futbolu “asgari ücreti katlamam lazım” diyerek 500 lira borç isteyip bahis oynayan Metehan Baltacı ya da Mert Hakan’ın hesap hareketleri üzerinden atılan adımla mı temizlenecek? Buna mı inanmamız bekleniyor?
Herkes tarafından kirliliği bilinen, yıllarca düzen eliyle parlatılan, çok köklü bir kulübü, Adana Demirspor’u içinde bulunduğu büyük çöküşe yuvarlayan Murat Sancak’ın tutuklanması her şeyi çözecek mi?
Başa dönüp bir kez daha soralım…
Türk futbolu, Türkiye’deki adaletsizlikler üzerinden en çok eleştirilen isimlerden biri eliyle, Akın Gürlek tarafından yürütülen bir operasyonla temizlenebilir mi?
Baştan aşağı paranın kirine ve pasına bulaştırılmış, her anı, her dakikası nakite çevrilmeye çalışılan, tüm spor programları bahis reklamlarıyla donatılan, stadyumlarda kesintisiz bahis reklamı yapılan bir düzende isminin de bir önemi yok, herhangi bir savcı ya da mahkeme eliyle futbol temizlenebilir mi?
Son operasyonlar sonrası biraz daha derine inerek neler olduğuna bakalım, önce en başa dönerek.
Geliyorum diyen operasyon
5 Şubat 2025’e gidelim.
MHK’den yapılan açıklamada Yaşar Kemal Uğurlu'nun hakemliğe veda ettiği açıkladı.
Bu veda açıklamasında Uğurlu’ya emekleri için teşekkür de ediliyordu.
Bu teşekkürlü vedadan bir hafta sonra Uğurlu’nun kumar oynadığı görüntüler ortaya çıktı.

İddiaya göre bu görüntüler MHK’ye ulaşınca “Bu senin özel hayatın, biz buna karışmayız. Ancak bu otelde kendi paranla kaldığını kanıtla, bir belge ibraz et” denildi, ibraz gelmeyince de istifa kararı geldi.
Kuzey Kıbrıs’ta bir oteldeki iddialar burada kapandı, bir teşekkürle süreç sonlandı.
Sonra?
Eylül ayında 8-9 hakemin Federasyon hakkında hakem atamalarında şaibe, maç sonuçlarına etki edebilecek manipülasyon iddiaları nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.
Bu konuda daha önce de bir şikayet olduğu ve Nisan ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığı öğrenildi sonrasında.
Artık davul zurnayla ilan edilen operasyonun başlayacağı belli olunca, hakemleri soyunma odasına kitlemesiyle ve yaptığı tehdit dolu açıklamalarla bilinen Federasyon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 27 Ekim’de kameralar karşısına geçerek 571 hakemden 371'inin bahis hesabının olduğunu ve 152'sinin bahis oynadığını açıkladı.
Hacıosmanoğlu ön alıyor, önce kendini aklamaya çalışıyor ve Savcılığın yapacağı operasyon öncesi adeta işaret fişeği atıyordu.
Üst üste fiyaskolar
Aynı gün, 27 Ekim’de soL’da yer verdiğimiz haberden bir bölümle devam edelim:
“Ortaya yeni çıkan bir şey yok, kimsenin bilmediği bir şey de. Aylardır yazılıp çiziliyordu, bugün belli ki büyük skandal öncesi bir ön alma hamlesi yapılma ihtiyacı duyuldu. Hacıosmanoğlu’nun yaptığı bu hamle sonrası Türkiye’de futbol öldü tartışması alevlendi, oysa ölen bir şey yok, olan buydu zaten.”
Sonrasında yaşanan her şey bu ifadeleri doğrular şekilde ilerledi.
soL, sporda bahis ve şike iddialarının görünen ve hatta sızdırılan kısmına değil, derindeki gerçeklerine odaklanmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerine güç vermek için siz de abone olun, dayanışmayı büyütün.
TFF tarafından büyük gürültüyle başlatılan operasyonun hedef aldığı ilk kritik isim hakem Zorbay Küçük’tü.
Ancak bu isim bahis oynamadığını söyleyip hesap, kimlik ve telefon bilgileri de sistemde eşleşmeyince hiçbir ceza almadı.
Sonra ikinci dalga operasyonda hesap hareketleri dolayısıyla gözaltına alınsa da yine adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kısacası operasyonun en büyük tantanayla duyurulan hakemler kısmı büyük bir fiyaskoya dönüştü. Elde kimsenin tanımadığı, alt lig hakemleri kaldı.
Sonra futbolculara dair adım geldi.
Çok büyük bölümü ikinci ve üçüncü ligden futbolcular disipline sevk edildi.
Buradan tanınan ve ismi bilinen üç futbolcu Eren Elmalı, Necip Uysal ve Ersin Destanoğlu’ydu. Bu isimler dışında Galatasaray forması giyen ancak diğer üç isim kadar tanınmış bir etikete sahip olmayan Metehan Baltacı vardı listede. Yine listede yer alan Trabzonspor’dan oyuncu da spor kamuoyu tarafından pek bilinmeyen genç bir isimdi.
Sonuç olarak ne mi oldu?
Adı kamuoyu önüne atılan Beşiktaşlı oyuncular Necip Uysal ve Ersin Destanoğlu soluğu ertesi gün savcılıkta alıp suç duyurusunda bulundu. İki isim de kimlik, telefon ve hesap uyuşmazlığı dolayısıyla ceza almadı.
Geriye bilinen tek bir isim olarak Galatasaray forması giyen Eren Elmalı kaldı. Onun da üçüncü ligde, bundan 4.5 yıl önce bahis oynadığı tespiti dolaşıma sokuldu. Üzerinden birkaç ay daha geçse takipsizlik kararı verileceğinden, 45 günlük cezayla bu fasıl da kapandı.
Elde kaldı Metehan Baltacı.
Planlı bir şekilde zamana yayma ve ilk tutuklamalar
Bu kadar kritik bir başlıkta hazırlıkları tamamlayıp kapsamlı bir adım atmaktansa adeta gündemi çeşitli aralıklarla kilitleyecek planlı bir zamana yayma yolu izleniyor.
Bu yolun kapısını hem federasyon hem de savcılık ortaklaşa açmış gibi görünüyor.
Önce hakemler fiyaskosu, sonra futbolcular fiyaskosu tamamlanınca, bu kez devreye savcılık gözaltıları girdi.
Bu operasyonlar sonrasında ismi kamuoyunca hiç bilinmeyen 7 hakem dışında Eyüpspor Kulübü Başkanı Murat Özkaya ve 1 spor muhabiri tutuklandı.
Özkaya hakkındaki suçlamalar neydi peki?
Yandaş Sabah’ta yer alan habere göre kararda, "Özkaya'nın Süper Lig'de bulunan Eyüpspor futbol takımının başkanı olduğu ve maç sonucunu etkilemek için teklif aldığı açık kaynak araştırma raporundan anlaşıldığı. Gözaltına alındıktan sonra Özkaya'nın telefon şifresini vermediği göz önünde bulundurulduğunda içerisinde maç sonucu etkilemeye yönelik eylemlerin bulunduğu" değerlendirilmesi yapıldı.
soL’da açık kaynaklara yansıyan Murat Ağırel imzalı o haberleri aktarmıştık, yeniden hatırlatalım:
*“Gençlerbirliği kalecisi Nurullah Aslan adına Eyüpsporlu yöneticilere '500 bin TL verin maçı organize edelim' diyorlar. Eyüpspor yöneticileri durumu başkan Murat Özkaya’ya bildiriyor. Murat Özkaya hemen Gençlerbirliği yönetimini arayıp durumu bildiriyor ve 'Maça çıkarmayın' diyor. Kaleci maça çıkmıyor.
Altınordu-Eyüpspor maçı da var. Altınordu’da oynadığını iddia eden iki kişi (Altınordu Kulübü gözbebeğimizdir. Bu iki kişinin yaptığı, kulübe mal edilmemeli) yabancı numaradan Eyüpspor başkanına mesaj atıyor. 'Başkanım biz iki kişi ilk on birde maça çıkıyoruz. Bu sezon Süper Lig’i en çok siz hak ettiniz' diyor. Başkan 'İsminiz ne çocuklar' diye soruyor. Futbolcular, 'Bizim için lig bitti sayılır. Başkanım, isim tehlikeli olur bizim için. Bu maç sizin için bir şeyler yapmak istiyoruz. İster misiniz' diye yazıyor. Devam ediyorlar 'Maçı istediğiniz şekilde bitirmenizi sağlarız. Kişi başı 100 bin başkanım' diye bitiriyorlar. Başkan hemen kulübün yetkililerini arıyor ve durumu bildiriyor. Telefon numarası da açık. Numara Gürcistan numarası. Ben de mesajlaşmalar var.”
Dün yaşanan tutuklamalara kadar elde olan “en ünlü” bahis operasyonu tutuklusunun tutuklanma gerekçelerine dair bildiğimiz tek şeyler bunlar, şimdilik yandaş basına ek bir şey sızdırılmadığı için…
Gürlek sahnede: ‘Kulüp başkanlarını da operasyonlarda göreceksiniz’
20 Kasım 2025’te pek de alışıldık olmayan bir şekilde gazetecilerin karşısına geçen Akın Gürlek, bahis başlığında yeni operasyonlar yapabileceklerini açık açık ilan etti.
“Biz soruşturmanın sonuna kadar gideceğiz. Sadece hakemler değil, kulüp başkanları, eski hakemler ve yorumcular da soruşturmaya dahil olabilir. İlerleyen günlerde bir operasyon daha yapabiliriz. Futbolun temizlenmesini istiyoruz. Kulüp başkanlarını da operasyonlarda göreceksiniz” diyordu Gürlek.
Akın Gürlek’in dün tutuklanmayla sonuçlanan operasyonun tüm ayrıntılarını o gün paylaştığını şimdi anlıyoruz:
"Herkes kendi ismiyle bahis oynamıyor, birinci derece aile üyelerine de bakıyoruz. Bir spor yorumcusu eşi üzerinden bahis oynuyor. İsim vermeyiz ama tespitimiz var. İtalya'daki legal bir site Türkiye'deki maçları görüyor. Belgeleri istedik, bekliyoruz."
Peki, soralım…
Bu kadar açık ilan edilen, operasyon sonrası bulunamayan, firari olduğu söylenen isim kim?
Ahmet Çakar'ın eşi Hayriye Arzu Çakar. Gürlek’in bir spor yorumcusu, eşi üzerinden bahis oynuyor açıklamasından sonra mı önce mi kaçtı Arzu Çakar, doğrusu merak konusu…
Gizli gizli değil açık açık sızdırıyorlar
Ayrıntılarını Gürlek’in açıkladığını duyurmuştuk, peki ortaya çıkanlar neler?
Öncelikle dosya hakkında gizlilik kararı gibi ifadelerin AKP iktidarında ne kadar boş olduğunu yıllar içinde oldukça iyi öğrenmiştik, dün bir kez daha gördük.
Her dosya, sızdırılmak istenen muhabirlerin eline tutuşturuluyor, onlar da parça parça yayınlıyor.
Dün de aynısı oldu.
Bir anda Fenerbahçe kaptanı Mert Hakan Yandaş’ın takım arkadaşlarının da bulunduğu görüntüler sosyal medyadan dolaşıma sokuldu. Görüntülerin doğruluğu yanlışlığı bir yana kimin sızdırdığı bile sorgulanmadı, adres zaten biliniyordu.
Galatasaray forması giyen Metehan Baltacı’nın tüm WhatsApp yazışmaları sosyal medyadan sayfa sayfa paylaşıldı.
Gerçekten temizlik böyle mi yapılıyor?
soL Haber, holding medyası ya da yandaş medya üzerinden önümüze sunulan çarpıtılmış gerçeklerle yetinmeyi reddedenlerin sitesi. Siz de soL'un bu haberlerine katkı koymak, soL'u güçlendirmek için abone olun.
Peki, dün basına neler sızdırıldı?
Yandaş basına sızdırılan notları adı en çok öne çıkarılan iki isim üzerinden sıralayalım:
- Hürriyet: Mert Hakan Yandaş'ın dijital materyal incelemesine ilişkin karar yazısında, oyuncusu olduğu Fenerbahçe futbol takımına bahis oynandığına dair kupon görsellerinin bulunduğunun tespit edildiği, böylelikle Yandaş'ın, şüpheli Ersen Dikmen üzerinden oynadığı futbol takımından bağımsız olarak bahis yapmak suretiyle müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik eylemlerde bulunduğu kaydedildi.
- Sabah: Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş'ın banka hesaplarında 2017 ve sonrasında 204 milyon TL giriş, 207 milyon 475 bin TL para çıkışı olduğu tespit edildi. Yandaş'ın Ersen Dikmen'e gönderdiği 4.5 milyon TL'nin ise bahis sitelerine aktarıldığı saptandı.
- Sabah: Raporda "Oyuncu Özel Kombosu: İsmail Yüksek en az 3 faul yapar" ve "Oyuncu kart görür: İsmail Yüksek" kuponlarının olağandışı bir yoğunlukla oynandığı ve bu kuponların kazandığı belirtiliyor. Fenerbahçeli Mert Hakan Yandaş'ın Ersen Dikmen aracılığıyla oynadığı bahislerin bu denli hedefli olması, soruşturmanın seyri açısından kritik önemde.
- Hürriyet: Yazıda, Metehan Baltacı'nın "Nesine" isimli yasal bahis sitesinde üyelik kaydının bulunduğu Galatasaray Spor Kulübü'nde oyuncu olduğu zaman diliminde 27 müsabakaya bahis oynadığı belirtilerek, şüphelinin "kendi takımı kazanır ve 2,5 üstü gol olur" şeklinde bahis aldığı, şüphelinin dijital materyallerinde yapılan incelemede bahis oynanması ile kupon önerisinde bulunduğuna ilişkin mesajlar tespit edildiği, yasa dışı bahis sitelerine kullanıcı adı ve parola ile giriş yaptığının tespit edildiği bilgisi de yer aldı.
- Sabah: MASAK tarafından yürütülen incelemede Metehan Baltacı'nın Galatasaray ve Eyüpspor forması giydiği dönemlerde toplamda 36 adet bahis kuponu oynadığı belirlendi. Söz konusu kuponların 5 ile 1800 lira arasında değişen tutarlarda olduğu, Baltacı'nın bu 36 kupondan 5'ini kazanarak 920 lira kazanç elde ettiği tespit edildi. MASAK, Baltacı'nın bahis faaliyetlerinin tutar olarak düşük görünmesine rağmen profesyonel bir futbolcu açısından disiplin ve etik yönüyle soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini not etti.

Gerçekten temizlik mi yapılıyor?
İddialar bu yönde.
Türk futbolunda büyük bir temizlik operasyonu yapıldığı ifade ediliyor.
Savcı Gürlek’in açıklamasına bakacak olursak, şimdi de başkanlara yönelik yeni operasyonlar gelecek.
Belki bu operasyondaki mesajlar üzerinden “ünlü” bazı futbolcular da gözaltına alınıp tutuklanacak.
Peki, temizlik bu operasyonlar üzerine sağlanabilecek kadar basit mi?
Türkiye’de sadece yasadışı bahis pazarı 75 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu para büyük oranda bu düzenin mafyalar, patronlar üzerinden akladığı, “sisteme” soktuğu paralar.
Kimse bu büyük çarktan vazgeçmek, bunu ortadan kaldıracak bir adım atmak niyetinde değil. Olsa olsa muslukların akış güzergahına ilişkin bir tadilattan söz edilebiliriz.
Öte yandan şu ana kadar yapılan operasyonların neredeyse tamamı yasal bahis siteleri merkezli operasyonlar.
Bunun önü zaten bizzat futbol düzeni eliyle açılmış durumda.
Yasal bahsin giderek daha fazla çürüttüğü bilinen alt liglerin isim sponsoru eski Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören’in sahibi olduğu firmaydı. Canlı yayınlara o dönem başlanmış, hakemlere bonus da verilen bahis hesapları da o dönemde aktive edilmişti.
Kimse bunu sorgulamıyor bile.
Bugün lig maçlarına gidin, baştan aşağı her bahis firması reklamlarıyla dolu.
“Türkiye’de futbol ölmedi, futbol bu!” demiştik. El birliğiyle halkın çok sevdiği bir oyunu paranın kirine teslim ettiler. Futbolun bahis çarkının içinden çıkması, bu düzenin bir temizlikle yoluna devam etmesi olanaksız. Çürüme o kadar derinlere ulaştı ki, makyajla yola devam edebiliriz diye düşünenler fena halde yanılıyorlar.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.