Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP içi kavga, islamcı aile, uyuşturucu ve dahası: Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluğu bize ne anlatıyor?

Paranın çürütücülüğü bu düzenin temellerini oluşturuyor. Dolayısıyla nasıl olur da Mehmet Akif Ersoy bu hale gelir sorusu tuzak bir sorudur. Bu düzenin en has ürünlerinden birisidir Ersoy gibiler, kafanızı kaldırdığınız her köşe başında o ve onun gibileri görürsünüz. Peki, madem öyle, neden tutuklandı? Bu sorunun yanıtını uzun süredir soL'da ayrıntılarıyla işliyoruz, AKP içi krizle birlikte...

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 11.12.2025 , 17:22

AKP içinden Ömer Çelik’e ve Hakan Fidan’a yakın olduğu konuşuluyordu, Rezan Epözdemir'e de...

Habertürk’ün Can Holding’in elinden alınması Hakan Fidan’a yönelik müdahale iddialarına konu olurken, o bir süre daha sessiz sedasız kanaldaki bir numaralı koltuğunu korumayı başardı.

İki gün önce olanlar oldu.

Uyuşturucunun yanı sıra, nasıl suçlama konusu olduğu anlaşılamayan şekilde “ikiden fazla kişinin bulunduğu çoklu cinsel ilişki” ithamıyla tutuklanmış oldu.

Belli ki belaltı vurmak istiyorlardı, açık açık sızdırarak yaptılar bunu.

Karar öncesi bu nedenle “Bu çok net bir şekilde siyasi operasyondur... İtibar suikastı yapıldı... Beni tutuklamayı kafaya koyduklarını düşünüyorum” diyecekti.

Dediği gibi de oldu. Habertürk Genel Yayın Yönetmenliği koltuğunda oturan Mehmet Akif Ersoy, tutuklandı.

Peki, gerçekten neler oluyordu?

AKP’nin kritik isimleri tarafından parlatılan, her dönem AKP ile güçlü ilişkisi olan böylesi bir isim neden bu kadar ağır darbelerle kamuoyunun, halkın önüne atılıyordu?

İşin AKP içi kavga boyutuna gelmeden önce Ersoy’un ilginç öyküsüne bir uzanalım…

İslamcı baba, Suriye’de eğitim

Ersoy’un babası Nadir Ersoy, 1990'lı yıllarda yayınlanan Selam gazetesinde yazan isimlerden biriydi.

İlgili gazete daha sonra Tevhid Selam örgütüyle ilişkilendirildi, İran bağı olduğu öne sürüldü.

Bu örgütün üyeleri arasında olduğu belirtilen ve Uğur Mumcu suikastında tutuklanan isimlerden biriyle çok yakın arkadaş olduğu, hatta nikah şahitliği yaptığı haberleri oğlunun tutukluluk haberi sonrası sosyal medyayı kaplamış durumda.

İddiaya göre baba Nadir Ersoy oğlu da kendi gibi olsun diye Mehmet Akif’i Suriye’ye eğitime göndermiş.

Tutukluluğu sonrası Fethullahçı bir isim kaleme aldığı yazıda, Ersoy ile Mısır’da benzer dönemde görev yaptığını belirtip, Suriye’de eğitim iddiasını doğruluyor:

“Mehmet Akif iyi düzeyde Arapça konuşuyordu; bu dili Suriye’de öğrendiğini anlatmıştı. Dışarıdan bakıldığında muhafazakâr bir aileden geldiği izlenimi hiç edinmemiştim. Özel bir dostluğumuz olmadı; mesafeli duruyordu. O yıllar malum, AKP ile Hizmet çevreleri arasında gerginliğin yükseldiği bir dönemdi. Belki de bu mesafede o siyasi rüzgârların payı vardı. Kahire’ye geldiğinde henüz 20’li yaşlardaydı. Devlet kurumu olan TRT’nin böylesine kritik bir coğrafyaya bu yaşta bir muhabir göndermesi alışıldık bir durum muydu bilmiyorum. Belki Arapça bilmesi belirleyici rol oynamıştı.”

Peki, nasıl oluyor da Suriye’de islamcı bir eğitim alan, gerici bir babanın oğlu bu işlere bulaşıyordu?

Bu tuhaf soru, iki gündür sosyal medyanın gündeminde. 

Buraya geleceğiz ama önce öykünün seyrini takip etmeye devam edelim.

Ersoy, mesleğe başladıktan çok kısa süre sonra TRT’ye kapağı atmış, genç yaşına karşın TRT'de çeşitli düzeylerde yönetici görevlere getirilmişti.

2015'te Diyanet İşleri Başkanlığı Ortadoğu ve İslam Coğrafyası Sorumlu Başkan Müşaviri oldu.

Yükselişi sıçramalı ve farklı alanlara yayılarak sürüyordu.

Sonra yeniden döndü 'gazeteciliğe' ve 2017’de Habertürk’te göreve başladı, 2024’te ise kanalın başına geçti.

AKP medyası içinde son derece hızlı yükselmişti Ersoy.

Baba Nadir Ersoy, TRT'nin dizi oyuncularından biri şimdilerde...

Tayyar’ın çıkışı, AKP içi kavga ve ortaya saçılanların devamı

“Mehmet Akif Ersoy, çok genç yaşta yıldızlaştı. Devlet ve siyaset içinde özel dostlar edindi. Sanırım, şöhret ve paranın büyüsüne kapıldı. Kendisine inanan herkesi çok şaşırttı. Cezai durumu ne olur bilemem ama mesleki hayatını zor toparlar gibi. TMSF, Ersoy’u daha önce, uyuşturucu soruşturması başlayınca görevden alacaktı ama ‘hatırlı’ dostları aşamadı. Operasyon, tüm engelleri yıktı. Son operasyonları da dikkate alınca anlaşılıyor ki herkese dokunuluyor. Artık kimse dokunulmaz değil."

Bu sözler AKP'li Şamil Tayyar'a ait.

Tayyar'ın özel olarak bu konuda yaptığı açıklama dikkat çekici. Çünkü bu paylaşım sonrası akıllara ilk olarak Tayyar’ın Rezan Epözdemir soruşturması sırasında yaptığı AKP içindeki krizi de gözler önüne seren açıklamalar geliyor.

Hatırlayalım, fırtına yine Habertürk üzerinden kopmuştu.

Tayyar, avukat Rezan Epözdemir ve Can Holding operasyonlarının hemen ardından Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’u hedef almıştı.

Şüphelinin cep telefonunun açılma ihtimali, Uçum başta olmak üzere kimleri neden rahatsız etti?” diye soran da, “‘Ağabey’ dedikleri Kenan Tekdağ’ın gözaltına alınması, tutuklu avukat Rezan Epözdemir’in bile gardını düşürdü. ‘Beni kurtarın yoksa konuşurum’ dercesine aba altından sopa gösterdiği sosyal medya paylaşımını kaldırdı. Velhasıl, yeni sürprizlere açık, cesurca, büyük bir operasyon” çıkışını yapan da Şamil Tayyar’dı.

AKP içindeki savaşta pozisyonunu en açık ilan eden isim olma görevi ondaydı belli ki.

Ersoy alınınca da ilk taşın ondan gelmesi şaşırtıcı değildi.

Hakan Fidan ve Ömer Çelik parantezi

Can Holding operasyonu sırasında Hakan Fidan’ın Habertürk üzerinde etkisi olduğu, söz konusu operasyonlarla bu etkinin kırıldığı iddiası sıklıkla yazılıp çizildi, tüm bu kıyametin merkezinde bir hukuki operasyondan çok AKP içi kavganın olduğu vurgulandı.

Sonrasında ortalık bir süre de olsa sessizleşti ancak önceki gün atılan Ersoy adımı sonuç olarak işi bir başka noktaya taşıdı.

Daha bir hafta önce AKP Sözcüsü Ömer Çelik’i canlı yayın konuğu olarak alan bir isimden söz ediyoruz. İkilinin katıldığı bir programda Ersoy’un “düğünümde çeyrekten daha fazlasını taktı” dediği isimdi Çelik.

Çürümeyi aklamanın tuhaf yolu: Bu aileden bu çocuk nasıl çıkar?

Parayı gördü bozdu, ailesi böyle değildi” çıkışları Ersoy vakasında bir anda ortalığı kaplayan temel argümanlardan biri oldu.

İslamcı bir eğitim alan, Diyanet’te görev yapan, iktidarla çok yakın ilişkiler kuran bir isim nasıl olur da bu işlere karışır diye soruluyor…

Oysa bu düzen zaten tam da bunun üzerine kurulu değil mi?

Bugünkü bir haberimizde işaret etmiştik, bu düzenin temel dayanaklarından biri olarak tarif edilen Diyanet’te, “torpil” olmadığını, birilerinin hakkının yenmediğini düşünen çalışan oranı sadece yüzde 7.

Bu ülkede AKP’li zenginlerin çocuklarının araçlarında yaptığı uyuşturucu partileri herkesin hatrında.

Paranın çürütücülüğü bu düzenin temellerini oluşturuyor. 

Dolayısıyla nasıl oldu da Ersoy bu hale geldi sorusu tuzak, hatalı bir sorudur. Bu düzenin en has ürünlerinden birisidir Ersoy gibiler, kafanızı kaldırdığınız her köşe başında o ve onun gibileri görürsünüz.

Peki, madem öyle, neden tutuklandı? Bu sorunun yanıtını uzun süredir soL'da ayrıntılarıyla işliyoruz, AKP içi krizle birlikte...

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.