Skip to main content
0%
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Shakespeare bir kooperatif arıyor

Fotoğraf: Leandro Pérez Pérez (Adelante)

Luis Raúl Vázquez Muñoz

Yayın Tarihi: 16.11.2025 , 02:00 "0 dakikalık okuma süresi"
Bütüncül reformlardan, özel ve devlet mülkiyetinden çokça söz edildi; ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, kooperatiflerden pek bahsedilmedi.
1

Herhangi bir yönetici, ekonomist, akademisyen, aktivist, sanatçı, spiritüalist, siyaset bilimci, psikolog, sosyolog (ve isterseniz hatta bir podolog bile) şu soruya cevap verebilir mi: Küba’daki kooperatiflerin durumu nedir?

Bu soru, Küba’daki yaşamın değişmez gerçeklerinden biri üzerine arkadaşlar arasında yapılan bir sohbet sırasında ortaya çıktı. O meşhur 3.14 sabiti (π sayısı) burada ekonominin işleyişini simgeliyor —ve ne yazık ki elektrik kesintileri “eşliği” nedeniyle— pek de yalnız yürünmüyor artık. 

Sorun şu ki, Parti ve Devrim’in Ekonomik ve Sosyal Politika İlkeleri uygulanmaya başlanıp da üretim ile hizmet alanlarında bir dizi dönüşümün ilk adımları atıldığında, dönemin en dikkat çekici hedeflerinden biri Tarım Dışı Kooperatifler (CNA) kurma niyetiydi.

Kâğıt üzerinde bakıldığında konu oldukça ilgi çekiciydi; çünkü üretim biçimlerinin geniş yelpazesi içinde bu kooperatiflerde, ilk kez tarım sektörü çerçevesinin dışına çıkan bir yönetim modeli öngörülüyordu. Böylece, önceleri tarımsal alanda sıkışıp kalmış olan yönetim biçimlerinden toplumun yeni alanlarına açılan bir model ortaya çıkıyordu.

Bir diğer ilgi çekici nokta ise, en azından politika metinlerinde örtük olarak ifade edilen, işçilerin bir bütün olarak kooperatifin işleyişinde söz sahibi, oy hakkı ve karar verme yetkisinin olduğu kolektif anlayışa dayalı bir yönetim ve mülkiyet biçimine doğru ilerleme niyetiydi.

Zaman geçtikçe, derenin altından çok sular aktı ve hatta bir de koronavirüs gelip geçti — ki bu bizi pek de mutlu etmedi. Bu süreçle birlikte bütüncül reformlardan, özel ve devlet mülkiyetinden çokça söz edildi; ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, kooperatiflerden pek bahsedilmedi. Bu boşluk karşısında insanın aklına şu soru geliyor: “Peki, o dönem kurulan kooperatiflere ne oldu? Hâlâ ayaktalar mı?”

Gerçekte, hâlihazırda kurulmuş olan kooperatiflerin bile, işçilerin gerçek anlamda ortak mülkiyet sahipleri olduğu bir yapıya kavuşmaları için yeniden gözden geçirilmeye ihtiyaçları vardı.

Bu konuda, 1980’lerin ortalarında “Hataların ve Olumsuz Eğilimlerin Düzeltilmesi Politikası” olarak bilinen dönüşüm süreci sırasında Fidel’in yaptığı bazı konuşmalara bakmak bile yeterlidir: Bu konuşmalarda devrimin tarihsel liderinin tarımsal üretim kooperatifleri (CPA) üzerine yaptığı değerlendirmeler ve işçilerin siyaset ile ekonomi üzerinde gerçek karar vericiler olmaları gerektiğine ilişkin yaptığı vurgular hâlâ geçerliliğini koruyor.

O tarihlerden bu yanakooperatiflerin işleyişini aksatan ve onların tam anlamıyla kolektif bir mülkiyet biçimine dönüşmesini engelleyen bir dizi aksaklık göze çarpmaktadır.

Düzeltme kampanyası ile başlatılan değişimler, Sovyetler Birliği ve sosyalist bloğun çöküşüyle zorunlu olarak sekteye uğradı. Dolayısıyla o dönemde var olan "gerilimler" çözümsüz kaldı ve zamanla normal bir durum gibi kabul edilmeye başlandı.

Tarım kooperatifleri ile ilgili bu sürece ilişkin işçilere sorduğumuzda; kaynaklara erişimde yaşanan tıkanıklıklardan, devlet işletmelerine aşırı bağımlılıktan, kredi veya krediye esnek erişim olanaklarının yokluğundan ve teknoloji yenilenememesi gibi belli başlı problemlerden bahsedilebilir.

Daha da geriye gidilirse, Küba’daki kooperatif projesinin hiçbir zaman tam potansiyeline ulaşmadığı söylenebilir. Balıkçılık ya da hafif sanayi sektörlerindeki işçilerin bir araya gelmesiyle kurulanlar gibi bu tür birliktelikler, devrim tarafından benimsenen ilk örgütlenmeler arasındaydı.

Dönemin basınına göre, o yıllarda kurulan bu kooperatiflerin bir diğer hedefi, üretilen ürünlerin pazarlanması ve hatta ihraç edilmesi ve gerekli girdilerin merkezi olmayan bir şekilde tedarik edilmesini sağlamaktı.

Peki şimdi onlara ne oldu? Kooperatifler neden sadece kırsal alanlarla sınırlı kaldı? Ancak burada asıl sorun şu ki, özü itibarıyla sosyalizme son derece yakın bir yönetim biçimi, kendini sosyalist olarak tanımlayan ve bu siyasi sistemin değerlerini savunan bir toplum içinde tam anlamıyla yayılıp gelişemedi.

İşte bu, üzerinde düşünmeye değer büyük bir paradokstur; adeta Shakespearevari bir arayış: Bu arayış, Küba’daki kooperatifler kitabının hâlâ açık olduğunu gösteriyor. Ve en önemlisi: Bu kitap, adeta bir kenara itilmiş, küçümsenmiş ve hatta bazıları tarafından kapatılmak istenmiş olsa da, yeni okumalar ve yeniden değerlendirmeler gerektirmektedir.


Yazar: Luis Raúl Vázquez Muñoz

Tarih: 04 Ekim 2025

Kaynak: Juventud Rebelde

Çeviri: Derya Ünlü

"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın.

Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılacak.

 

Son Küba Gerçeği