Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sedat Peker uzun süre sonra ilk kez konuştu: Bu soruları MHP'li Yönter mi hazırladı?

Ülkücü mafya Sedat Peker'e yönelik MHP merkezli yakılan yeşil ışık, bugün Sözcü söyleşisiyle yeni bir aşamaya taşınmış gibi görünüyor. Peker'in açıklamaları da bunu teyit edecek bir özeni içeriyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.11.2025 , 13:43

“Herkes unuttu ancak bu unutkanlığa teslim olmayanlar da var, biliyoruz. Bugünlerde AKP içi kavganın izlediği seyirle birlikte yeniden bir 'kahraman' etiketine büründürülen Peker'in dosyasını yeniden hatırlatıyoruz.”

Bu ifadelerin yer aldığı haberimizin üzerinden sadece bir ay geçti.

Bu haberde Sedat Peker’in öyküsünü unutanlara yeniden hatırlatmış, tüm toplumun gözünü diktiği davalar üzerinden ince bir aklama operasyonuna girişildiğine işaret etmiştik.

O zaman bu operasyonun merkezinde sadece MHP'li bazı yöneticiler ve Peker’e yakın sosyal medya hesapları vardı, şimdi tabloya Sözcü gazetesi de eklendi.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk, adı birçok saldırı ve cinayet haberiyle anılan, AKP içi krizde kritik bir rol oynayan, özellikle Soylu ve Pelikancılara dair açıklamalarıyla çok konuşulan ve suç örgütü lideri olarak hüküm giyen bir isme sırasıyla şu soruları soruyordu:

1- Rojin’in şüpheli ölümüyle ilgili ne dersiniz?
2- 2021’deki videolarınızda anlattığınız hemen  her şey doğru çıktı. Bu konuyla ilgili ne söylersiniz?
3- Muhalefet “Ülkede adaleti Sedat Peker sağlıyor. Devlet acze düşünce Sedat Peker devreye giriyor” dedi. Ne demek istersiniz?
4- Yeni nesil mafyalarla ilgili yeni söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Tam da Peker’in son dönemde bazı MHP kadroları eliyle başlatılan aklanma sürecine destek niteliğinde sorular. 

Hepsi özenle seçilmiş adeta.

2021’deki videolarının içeriğine, neden ve nasıl sustuğuna, AKP içinde süren kavgada kendisinin nasıl bir rol üstlendiğine, susmasının da bu kavganın seyriyle bir bağı olup olmadığına, MHP cephesinden son dönemde gelen kendisine yönelik olumlu açıklamalara, Mehmet Ağar ve Alaattin Çakıcı ile süren gerilimine, Bahçeli’nin kimi ülkücü çete liderlerinin yurt dışına çıkması talebine dair ne düşündüğüne, burada rolü olup olmadığına dair tek bir soru sorulmuyordu Peker’e.

Tam bir gazetecilik başarısı anlayacağınız.

Kritik hiçbir konuda soru sorulmayan Peker’in bu röportajdaki öne çıkan sözleri değil, “Rojin cinayetine ilişkin bilgi verene 25 milyon lira hediye” ifadesinin manşete çekilmesi de söz konusu yazının niyeti konusunda çok fazla ipucu sunuyor.

Rojin davası ve dosyasının şu ana kadar sümenaltı edilmeye çalışılması, burada devletin sorumluluğu bir anda arka plana atılıyor, adalet bir çete liderinin para ödülü ve avukatına havale ediliyor. Bir gazetecinin bunu olumlayıp öne çıkarmasını ayrı bir paranteze alıp Peker'in satır aralarında kalan kritik diğer ifadelerine odaklanalım.

2021’deki videolara dair soru ve dikkat çeken pozisyon

Peker’le yapılan bu söyleşideki “haber” diyebileceğimiz ana unsur, 2021’deki video sorusu.

Peker bu soruyu ustalıkla geçiştiriyor ve bağlamla ilgisi olmayan bir Fatih Altaylı anısı anlatıyor.

Soruyu soran isim de belli ki üzerine gitmiyor.

Ancak burada kayda değer bir ifade var: “Aileme karşı yapılan o saygısızlığın yakıcı nefreti içimdeyken bile asla yalan söylemedim. Çünkü sözlerime değer veren insanlara karşı mahcup duruma düşmem, daha da kötüsü onları bir başkalarına karşı mahcup duruma düşürmem benim için ölümden bile kötü olurdu. Dostluklar da düşmanlıklar da namusluca yapılmalı.” 

Yani Peker’in özellikle Süleyman Soylu üzerinden dile getirdiği onlarca yolsuzluk iddiasıyla öğrendiğimiz geriliminin sürdüğünü anlıyoruz. Ancak burada seçilen özenli dil, bu konuda da yol alındığını gösteriyor.

Yine Saygı Öztürk tarafından dile getirilen “Muhalefet ‘Ülkede adaleti Sedat Peker sağlıyor. Devlet acze düşünce Sedat Peker devreye giriyor’ dedi. Ne demek istersiniz?” şeklindeki Peker reklamı sorusuna verilen yanıt da çok dikkat çekici:

“Sorunuzda geçen konuları ben de gördüm. Bu konuda söyleyeceğim tek şey, çok üzgün olduğumdur. Siyasi partilerin birbirlerini sıkıştırmak için başka argümanlar üretmelerinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Siyasiler ülke tarihinde gelip geçicidir. Ebed müddet olan devlettir. Yaşadığımız coğrafyanın neresi olduğunu bu sözleri söyleyenler bence maalesef ki unutmuşlar. Devleti, ülkemizde yaşayan insanlarımızın ayrıca da düşmanlarımızın gözünde küçük düşürecek bu tip manevralardan uzak durmak gerekir.”

Yani Peker, kendisi üzerinden “adalet” temasıyla AKP karşıtlığı yapılmasına da bir mesafe tarif ediyor.

"Ben kendimi önce bu devletin çocuğu olarak görürüm” sözü de bununla yakından ilişkili.

Peker’in bu yanıtlarını geçtiğimiz ay açıkça yakılan bir “yeşil ışık”la birlikte düşünmek gerekiyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, Sedat Peker ile birlikte çekildiklerini bir fotoğrafı "Az kaldı. Bu kavgada kim yürüdü, kim döndü. Efsanemiz okunmaya az kaldı" notuyla paylaşmıştı.

En ironik soru ve yine 'dikkatli' yanıt

Röportajın en ironik yanı ise bir ülkücü mafyaya “yeni nesil mafyaların” sorulması ve buna dair çözüm önerilerinin aktarılması.

Peker burada da gayet özenli ama eleştirel bir tutum alıyor:

“Nesiller boyu fakir olan, tek öncelikleri gördükleri diğer varlıklı aileler gibi yaşamak isteyen bir kesim var. Fakirlik bu kesimin DNA’sına kadar adeta işlemiş gibi. Dedelerinin babaları fakir, dedeleri fakir, babaları fakir, kendileri fakir. Sayıca fazla olan bu insanların aşırı dindarlık ya da laiklik gibi bir öncelikleri yok. Laik yaşantısı olan zenginlerin çocuklarını görüyorlar. Dindar yaşantısı olan zengin kesimin çocuklarını görüyorlar. Bu zenginlikleri kendi alın terleriyle kazanmadıklarına, ayrıca bu çocukların ailelerinin de bu zenginliklerini çalışarak kazanmadıklarına inanıyorlar ve diyorlar ki “Biz niye zengin değiliz?”

Ülkedeki çeteciliğin içinde bulunduğumuz yoksullukla bağını kuran Peker, bunun kanuni tedbirlerle çözülemeyeceğini söylüyor ve “burs” önerisinde bulunuyor ve Kolombiya uyarısı yapıyor:

“Bence devlet kanuni tedbirlere tabii ki başvurmalıdır. Ancak bunun yanında maddi durumu kötü olan ailelerin çocuklarına hiç değilse öğrencilik yıllarında arkadaşlarına mahcup olmayacak oranda burs verilmelidir. Bu ailelere kömür, patates, soğan gibi sosyal yardımların bir tık ötesine geçilerek işsizlik maaşları arttırılmalı. Fakirlik maaşları elle tutulur hale getirilmelidir. Devlet görevinden şu veya bu sebeple ayrılmış asker ve polislerin bu gençlik yapılarıyla temasları daha örgütsel hale geldiğinde Kolombiya’da, Meksika’da yaşanan gerçek kartellerin Türkiye’de oluşmasının bence uzak tarihlerde olmadığını söylemiştim. Aynı fikirdeyim. İnşallah siyasi irade ve yüce devletimiz en iyi çözümü oluşturabilirler.”

Yeni nesil çeteciliğin kanuni tedbirlerle çözülemeyeceğini ya da daha doğrusu çözülmeyeceğini en iyi bilen isimlerden biri Peker. Çünkü söz konusu çeteler, doğrudan ya da dolaylı olarak düzenle, iktidarla ve devletle yakından ilişkili. Yani ortada düzen ve iktidarlar açısından çözülmesi gereken bir sorun yok, doğrudan yaratıcısı olunan bir tablo var. Peker de Çakıcı da diğer mafyalar da bu ihtiyacın ürünü olarak gündeme gelen isimlerdi. 

Yine düzen içindeki çekişmeler sonrasında kadro dışı kaldılar ya da önleri daha da çok açıldı. Mesele bununla ilgili.

Eksik parça tamamlanacak mı?

Son dönemde AKP içinde yaşanan kavga giderek daha açık bir hâl almış durumda.

Peker'in 2021 yılında söz konusu videoları paylaştığı dönemde bu kavga daha derinden ilerliyor, Peker ise derinde olanı gün yüzüne çıkaran adımlar atıyordu.

Aradan 4 yıl geçti ve bu başlıkta köprünün altından çok sular aktı.

Peker'in videolarının ana hedefi olan Süleyman Soylu AKP'deki güçlü etkisini çoktan kaybetmiş durumda. O dönemde AKP içi güç savaşında öne çıkan figür olan, MHP üzerinde dahi etkisi olan bir Soylu'dan söz edilirken, şimdilerde bu etki çok daha geriye çekilmiş durumda.

Öte yandan o süreçte Soylu kadar merkezinde olmasa da Peker'in hedefindeki isimlerden biri de Berat Albayrak'tı. Albayrak son dönemde geri planda kalarak imaj tazeleme adımları atarken, Peker'in gündeme getirdiği Soylu dosyalarını Sabah gazetesinde de öne çıkarmarya başlamıştı. Yani burada da dolaylı da olsa bir yeşil ışık görünüyor.

Tüm bu tablo ve MHP cephesinden atılan adımlar, Peker'e yeniden dönüşün kapısı açacak mı, esas tartışma bu. Sözcü'de yer alan son PR söyleşisi de bununla ilişkili.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.