Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Maden patronlarının gözünü para bürüdü: Sahada çalışan ekiplere ruhsatsız silah dağıtmışlardı, köylüler 21 Mayıs'ta adliyede

Tokat'ın Günçalı köyündeki kutsal "Çal Baba Ormanı" maden tehdidi altında. HLC firmasının ardından Zeni Madencilik devreye girdi. Çalışanlara silah dağıtan şirkete karşı köylüler, 21 Mayıs'ta adliye önünde adalet arayışını büyütecek.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 20.05.2026 , 15:00 Güncelleme Tarihi: 20.05.2026 , 18:07

Tokat'ın merkeze bağlı köylerinden biri olan Günçalı'daki Çal Baba Ormanı, köylüler tarafından kutsal olarak kabul ediliyor. Eski adı Dinar olan köyün sırtını yasladığı ormandan tek bir kuru dalı bile alıp götürmeyen köylüler, Cem törenlerini de bu ormanda yapıyor. Hatta madencilik tehdidi altındaki bölgede ormanın inanç merkezi olarak koruma altına alınması için çalışma başlatılmak isteniyor. 

Ormandaki her ağaç bir ailenin evi olarak görülüyor ve kimse ağaçlara zarar vermiyor. Çünkü her ağaç buradaki inanca göre burada yaşayan bir insanın evi olarak tarif ediliyor ve kimse "kendi evini" yıkmıyor. 

On bir bin futbol sahası büyüklüğünde alan tehdit altında

Köylülerin böylesine koruduğu bir ormanla ilgili yaşanan gelişmelerse akıl alır gibi değil. 

Tokat'ta maden şirketleri bölgede altın arama faaliyetleri yapıyor. ÇED raporlarını devre dışı bırakarak süreci hızlandırmaya çalışan şirketler yeni ruhsat başvurularında bulunuyor.

Tam on bir bin futbol sahası büyüklüğünde alan tehdit altında. 

Günçalı köyü çevre komisyonu üyesi Bahadır Sarıyaprak, 21 Mayıs'ta Tokat'ta görülecek duruşma öncesi süreci ve patronların maden arayışına karşı verdikleri mücadeleyi soL'a anlattı.

Maden sahasına denk düşen alandaki anıt ağaçlardan bazıları.

'Devleti dolandırmış firma kalkıp burada siyanürle altın arayayım mı diyor'

"Bu altın madeni ruhsatına karşı açmış olduğumuz davayı biz hem sahada hem hukuken kazanıp resmi olarak ruhsatı iptal ettirmiştik" diyen Günçalı köyü çevre komisyonu üyesi Bahadır Sarıyaprak dolandırıcılık sürecini şöyle anlattı:

Bu HLC Kıymetli Madenler, ülke ekonomisini dolandırmaktan da yargılandı. Altın ihracatı ve ithalatı yapan firmalara, altın rafineri sahiplerine yüzde üçlük bir teşvik yapılıyormuş. Bu firma da bu teşviki suistimal edip farklı niyetle kullandığı için kayyım atandı ve sahipleri tutuklandı.

Sarıyaprak, "Yani birinci firmayı biz bu şekilde egale ettik. Hem hukuken kazandık, ruhsatı iptal ettik. Devamında da bu Zeni Madencilik var. Biri gidiyor öteki başlıyor" dedi.

Gitti dolandırıcı HLC geldi, sömürgeci Zeni

Köylüler verdikleri mücadele ile tüm sahtekarlıkları ortaya çıkarmış. HLC firmasının ruhsatı iptal edilmiş. Ama kâr hırsıyla doluşan patronların gözünü para bürüdüğü için durmuyorlar. 

Şimdi de Zeni adında firma devreye girmiş.

Yeni şirketin bölgeye girişini değerlendiren Sarıyaprak, "Bölgede HLC Kıymetli Madenler ruhsatı iptal edildi ve tamamen devre dışı bırakıldı. MAPEG'te de ruhsat iadesi gerçekleşti" diyerek, "Zeni Madencilik de hemen bu ruhsata sınır, toplamda iki bin hektar alanı kapsayan yeni bir ruhsat aldı. Aynı HLC ile başlatmış olduğumuz mücadele ve hukuki süreçle birlikte bu da devam eden bir ruhsattı" ifadelerini kullandı. 

Bu davayı yerel mahkemede kazandıklarını belirten Sarıyaprak sözlerine şöyle devam etti: 

Yani yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Ruhsatın usulüne uygun olmadığını ve belirli aşamaların zaman aşımına uğradığını, yeniden izinlerin düzenlenmesi gerektiğini belirterek yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Ancak şirket davaya müdahil olarak süreci istinafa taşıdı. Samsun'daki istinaf mahkemesinde dava şirket lehine sonuçlandı.

İstinafın kararı bozup tekrar Tokat'a gönderdiğini aktaran Sarıyaprak, 21 Mayıs'ta bu duruşmanın görüleceğini belirtti.

Maden patronu çalışanlara ruhsatsız silah dağıtmıştı

Firmanın yaptıkları bu kadarıyla da sınırlı değil. 

Daha önce de firma ayrıca sahada çalışan sondaj ve arama ekibine ruhsatsız silah dağıtmıştı. 

Bahadır Sarıyaprak bu skandalı şu sözlerle ifade etti: 

Taş, kırıntı, numune ve sondaj çalışması yapacak ekiplere şirket sahibi ruhsatsız silahlar dağıttı. Olası bir durumda sahaya halktan biri veya muhtar geldiği zaman, sanki o personellere silahları kullanma yetkisi vermiş gibi davrandılar. 

Köylülerin buna karşı birlik olduğunu vurgulayan Sarıyaprak, "Tüm çevre köyler birleşti ve o çalışanların ellerinden silahları alıp kolluk kuvvetlerine biz teslim ettik. Şirket hakkında onunla birlikte ayrıca bir suç duyurusu davası açtık. Yani o süreç de ayrıca devam ediyor" dedi.

Toprakları için mücadele eden köylüler, köy köy gezerek özel şirketlerin maden vesilesi ile çevreye verecekleri zararı anlatıyor.

Peki firmalar işletmeye geçerse ne olacak?

Maden faaliyetlerinin yaratacağı yıkıma dikkat çeken Sarıyaprak, "Şu an bizim orada inanç merkezimizi, yerimizi yok edecekler. Biz bunun çığlığını atıyoruz ama duymuyorlar, şu an gözler kapatılmış" şeklinde konuştu. 

"Tamamen toprağın içinde ne idüğü belirsiz, adı kıymetli maden olan şeyler için biz 'yerin üstü altından değerlidir' diyoruz" diyen Sarıyaprak, bunun temel sloganları olduğunu belirtti. 

Bölgedeki ormanlık alanın önemine değinen Sarıyaprak sözlerine şöyle devam etti: 

Tokat'ta şu an sel felaketleri yaşanıyor. Bakın o orman, o bölge bugün kesilip oralara siyanür havuzu veya farklı bir metal havuzu yapıldığında ne olacak? Bu felaketler tamamen o köylerin içme sularına patlayan siyanür havuzları olarak yansıyacak. Bizi orada, o tepenin dibinde koruyan, en büyük erozyonu önleyen zaten o Çal Baba'dır.

Kutsal mekanlarını koruma kararlılıklarını anlatan Sarıyaprak, "Gözlerini Çal Baba'ya diktiler, onu ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Ben otuz dört yaşımdan beri oraya gider niyaz ederim. Dedem de niyaz etti, onun babası da, dedesi de niyaz etti. Orası bizi koruyup kollar ve biz oranın mücadelesini veriyoruz" diye konuştu. 

'Maden gelirse sadece bu köyler değil tüm Tokat içme suyu sorun yaşayacak'

İnsanların büyükşehirlerdeki birikimlerini köylerine harcadığını ifade eden Sarıyaprak şunları ekledi: "Devlet Su İşleri iki milyar lira para gömdü oraya. Kapalı sulama sistemiyle barajlar arası su transferi yapılıyor. Örneğin şu an Güzelce Barajı yüzde yüz doluluğa geldi, savaklardan su salınmıyor. Hangi barajda su yetersizse o baraja su transferi yapılıyor. Maden gelirse sadece bu köyler değil tüm Tokat'ın içme suyu sorun yaşayacak."

Bahadır Sarıyaprak

Baltanın sapı da ağaçtan

Bölgede yaşayan köylüler, Zeni Madencilik firmasının sahibinin Ahmet Hüzeyfe Durak olduğunu ve Tokat'ın Kevransaray köyünde yaşadığını belirtiyor. 

Köylüler, bu köyün Günçalı köyüne sadece bir kilometre mesafede olduğuna dikkat çekerek, proje onaylanırsa kendi köyünün de maden sahasına dönüşeceğini vurguluyor. Eğer ruhsat işletmeye geçerse köylerinin tam ortası maden sahası olacak ve siyanürlü havuzlar kurulacak.

Patronların maden başvurusundaki sahaların işaretlediği yerlerin önemli bir çoğunluğu köylülerin yaşam alanlarını ve kutsal mekanlarını kuşatmış durumda. Köylerden biri Zeni Madencilik firmasının sahibinin de köyü üstelik.

'21 Mayıs'ta adalet arayışımızı büyüteceğiz'

Sürecin nasıl devam edeceğini aktaran Sarıyaprak, "İstinaf bozdu, kararı tekrar Tokat'a gönderdi. Tokat'ta da şimdi 21 Mayıs'ta bu duruşma görülecek ve duruşma sonucunda yeni bir karar çıkacak" dedi. 

Bu duruşmada bölgedeki tüm köylerin ve sivil toplum kuruluşlarının bir arada olacağını ifade eden Sarıyaprak şöyle konuştu: 

"Biz yine aynı şekilde bölgedeki tüm çevre köyler, sivil toplum kuruluşları, federasyonlar, konfederasyonlar, avukatlarımız İsmail Hakkı Atal, Seyda Afyoncu, bölgeden Melike Tepecik ve dernek başkanları ile hep birlikte Tokat Adliyesi'nin önünde olacağız.

Nasıl HLC Kıymetli Madenler şirketine ait duruşmada iki bin kişiye yakın kişiyle süreci protesto edip haklılığımızı basın açıklamasıyla duyurduysak, yine aynısını yapacağız. Her mecrada bu şirketin usulsüz süreç yürüttüğünü, hukuka aykırı olarak birkaç parsel üzerinden zaman aşımına uğramış izinleri tekrar almaya çalıştığını söyledik. Haricen ülke ekonomisini zarara uğratacak suçları da ortaya çıktı ve haklılığımız tescillendi. Mücadelemizi bırakmayacağız."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.