Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mücadele eden Bartınlılar kazandı: Hattat Madencilik'in termik santral projesi iptal edildi

Bartın Amasra'da yirmi yıldır süren termik santral dayatması halkın zaferiyle sonuçlandı. Küçük bir şehirde on binlerce kişi direndi. Yeri geldi tüm esnaf kepenk kapattı, 40 bin dilekçe toplandı. Yargıya müdahale, şirketin kollanması işe yaramadı. Şirketin hukuksuzluklarına ve idarenin kayırmalarına karşı direnen on binlerce yurttaşın mücadelesini Avukat Engin Uzun anlattı.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 16.05.2026 , 10:19 Güncelleme Tarihi: 16.05.2026 , 10:28

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


Bartın'ın Amasra ilçesinde 2005 yılından bu yana Hattat Holding tarafından yapılmak istenen termik santral projesi, bölge halkının ve çevre savunucularının çeyrek asra yaklaşan mücadelesi sonucunda tamamen iptal edildi. 

Şirketin kömür çıkarma vaadiyle bölgeye girip ardından süreci termik santral kurma girişimine dönüştürmesiyle başlayan kriz, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli kararıyla son buldu. Yüksek mahkeme, Hattat şirketinin elektrik üretim lisansını kesin olarak iptal ederek Amasra'nın geleceğini kurtaran tarihi bir karara imza attı halkın mücadelesi kazanımla sonuçlandı.

Bartın halkının mücadelesinden bir kare

Yılan hikayesine dönen yargı süreci ve şirketin yargıya müdahalesi

Amasra B sahasını rödovans ihalesiyle 2006 yılında teslim alan şirketin faaliyetleri kısa sürede tam bir yılan hikayesine döndü. Başlangıçta bölgeye yalnızca kömür çıkaracağını iddia ederek giren şirket, el altından elektrik üretim lisansı alarak termik santral için ÇED başvurularına başladı. 

Bu süreçte Hattat Holding, hukukun arkasından dolanmak için projeyi parçalara bölme taktiğini uyguladı. 

Çevreye vereceği zararı gizlemek amacıyla devasa termik santral projesi lavuar tesisi1, atık alanı ve liman gibi küçük parçalar halinde onaylatılmaya çalışıldı. 

Şirketin siyasi bağlantıları da bu dönemde açıkça devreye girdi. Dönemin bakanlarıyla kurulan hemşehrilik ilişkileri ve siyasi kayırmalar sayesinde usulsüz ÇED kararları peş peşe alındı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ise mahkemenin iptal ettiği eski belgeleri geçerli sayıp yasal süreleri dolan şirkete defalarca ek süreler tanıyarak, idarenin açıkça yargıya ve hukuka müdahale etmesine, şirketin kollanmasına göz yumdu.

Avukat Engin Uzun

Küçük bir şehirde on binlerin direnişi: 'Fırın hariç tüm esnaf kepenk kapattı'

Yaşanan bu hukuksuzluklar silsilesine karşı Amasra ve Bartın halkı eşine az rastlanır, tarihi bir direniş sergiledi. Süreci başından bu yana takip eden Bartın Platformu avukatlarından Engin Uzun, halkın kararlılığını ve sokağa yansıyan öfkesini detaylarıyla anlattı. Uzun, "Amasra'da 'ben termik santral istemiyorum, Amasra'nın geleceği turizmden yanadır' şeklinde bir protesto ile tüm esnaf, fırınlar hariç bir gün kepenk kapattı. 'Biz termik santralden kanserle öleceğimize açlıktan ölürüz' diyerek bu protestoyu gösterdiler. Amasra şehir merkezinden termik santralin yapılacağı alana kadar uzanan kesintisiz bir insan zinciri oluşturuldu" sözleriyle eylemlerin boyutunu aktardı. 

40 bin kişi dilekçe verdi

Nüfusu küçük bir il olan Bartın'da on binlerce insanın sokaklara döküldüğünü vurgulayan Uzun, "Bartın ilinde siyasi parti mitingi gibi on bini geçen bir termiksiz yaşam mitingi yapıldı. ÇED sürecinde kırk bin kişi bireysel dilekçeyle projeye itiraz etti. Bu detayın önemli olduğunu düşünüyorum. Kırk bin kişi bir dilekçeye imza atmadı. Kırk bin ayrı dilekçe verdi. Hayvancılıkla uğraşan meralarını, arıcılar arılarını, turizmciler otellerini savunarak kendilerini ilgilendiren alanlarda itirazda bulundu. Bu aslında topyekûn bir halk direnişiydi" ifadelerini kullandı.

Binlerce insan kimi zaman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde kimi zaman da şirketin tanıtım toplantılarını kuşatarak sürece tepkisini gösterdi.

'Bir kömür çıkarma faaliyeti olacaksa bu devlet tarafından yapılmalı'

Amasra'da termik santral projesi halkın direnişiyle çöpe atılmış olsa da, Hattat Holding'in bölgedeki varlığı Türkiye'deki özelleştirme fiyaskolarının ve sermaye dostu politikaların en net özetlerinden biri olmaya devam ediyor. 

Şirketin yirmi yıl boyunca hiçbir üretim yapmadan sahayı elinde tutup, tam da Türkiye Taşkömürü Kurumu'na ait madenlerin kapanmasıyla eş zamanlı olarak üretime başlaması yetkililer tarafından "tuhaf bir tesadüf" olarak sunuluyor. 

Oysa bu durum, kamu kaynaklarının bilinçli bir şekilde tasfiye edilerek özel sermayenin önünün nasıl dikensiz gül bahçesine çevrildiğini açıkça kanıtlıyor. Bölge halkının ve emekçilerin talebi ise yaşanan bu acı tecrübelerin ardından çok daha net bir hal aldı. 

Bartınlılar doğayı tahrip eden, işçi sağlığını hiçe sayan ve yargıyı kendi çıkarları için dizayn eden özel maden şirketleri derhal sahalardan çıkarılmasını talep ediyor. Avukat Engin Uzun ise durumu şu sözlerle özetliyor: 

Bir kömür çıkarma faaliyeti olacaksa bu devlet tarafından yapılmalı. Çünkü özel şirketler yasaların etrafından dolanarak süreci kendi çıkarlarına göre uyduruyor. Birçok örnekte projeyi yasaya uydurmaktansa yasaları projeye uydurmaya çalışıyorlar. Ama Bartınlılar her şeyden önce kentin geleceğini turizmden yana görüyor böyle değerlendiriyor. Devletleştirme olmadığı zaman süreçte şüpheler de artıyor doğal olarak. Ancak son olarak şunu söyleyebilir. Bartın halkının azmi, mücadelesi olmasa bu süreç hukuken de kazanımla sonuçlanmayabilirdi.

  • 1

    Lavuar, madencilikte özellikle de taş kömürü üretiminde çıkarılan kömürün taş, toprak ve diğer yabancı maddelerden arındırılması, boyutlarına göre ayrılması ve yıkanması işlemine verilen isimdir. Kömürün kalitesini ve ekonomik değerini artırmak amacıyla kullanılır.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.