Sayfa yolu
Kozinoğlu dosyasında neler oluyor: Yandaşlar arasında 'zehirlenme' kavgası çıktı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.11.2026 , 12:45
“Kaşif Kozinoğlu’nun mezarından ölümcül zehir çıktı! SABAH, otopsi ve laboratuvar raporuna ulaştı
Cinayete kurban gittiği şüphesiyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla mezarı açılan eski MİT Asya Bölge Başdanışmanı Kaşif Kozinoğlu'nun otopsi ve laboratuvar raporuna SABAH ulaştı.”
“Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporu Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
DHA'da yer alan habere göre raporda, Kozinoğlu'nun travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu belirtildi.”
Bu haberler arasında sadece iki gün var.
Önce yandaş medyanın "amirallerinden" biri olan Sabah “Kozinoğlu zehirlendi, bu netleşti” haberi yaptı.
Hemen ardından da söz konusu raporun çıktığını duyuran bir yandaş haber ajansı, tam aksi yönde bir bilgiyi haberleştirdi.
Bu iki hamlenin ardından Akın Gürlek’e yakınlığıyla gündem olan Sontv’den de şöyle bir haber geldi:
“Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek’in elde ettiği özel bilgilere göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Tıp raporundaki iki sonuca itiraz edecek! Ağır metaller tespit edilmesine rağmen zehirlenme neden dışlandı? Ölüm neden kalp hastalığına bağlandı? Haberin devamı ve tüm detayları Sontv’de."
Peki, neler oluyor?
Kozinoğlu dosyası, muhalefetin üst üste Akın Gürlek’e karşı yaptığı hamlelerin ardından başlatılan “temiz eller operasyon” dizisinin bir uzantısı olarak gündeme geldi.
Lüksemburg’taki yönetim kurulu üyeliği ve tapu haberleri sonrası Yeni Parti tarafından Gürlek’in “imaj tazeleme” operasyonları olarak değerlendirilen bu operasyonların ardından Gülistan Doku dosyası yeniden açılmış, Gürlek “faili meçhul kalmayacak” demişti.
O dosyalardan en ses getirenlerinden biri de Kozinoğlu dosyası olmuştu.
soL Haber yandaş medyanın gündeme getirdiği haberlerle gerçekler arasındaki açıya işaret etmeye devam ediyor. Gerçeğin mücadelesine, haberlerine güç vermek isteyen tüm okurlarımıza çağrımız soL'a destek verip, abone olmaları.
AKP'deki kavga her şeyi rayından çıkarıyor
AKP içerisi o kadar karışık ki, atılan her adım, başka bir hesabın ürünü olarak görülüyor.
Örneğin Gülistan Doku dosyasında Süleyman Soylu'nun, bu dosyada ise arka planda Hakan Fidan’ın hedef alındığı iddiaları var.
Geçtiğimiz salı günü, soL TV’deki haber bülteninde konuya dair AKP içinde yürüyen tartışmalara işaret edilmişti. O haberin ilgili bölümünü yeniden hatırlatıyoruz:
Kozinoğlu dosyası şimdilik yaygın olarak sadece AKP’nin eski ortağı Fethullahçı çetenin icraatı üzerinden okunuyor ancak bir başka hazırlık olduğu da ortada. Kozinoğlu dosyasından hakkında ev hapsi kararı verilen Atilla Uğur da bunun işareti. Emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Öcalan Türkiye’ye geldikten sonra onu sorgulayan isim olarak biliniyor. Ergenekon davasının tutuklularından biri olarak Kozinoğlu’yla aynı koğuştaydı Uğur.
Eski Vatan Partisi yöneticisi olan emekli albay Uğur, koğuş arkadaşını öldürmek gibi dikkat çekici bir suçlamayla karşı karşıya. Bu karar üzerinden AKP’nin başlatacağı yeni operasyon dalgası henüz netlik kazanmadı ancak bir hazırlık olduğu anlaşılıyor.
Ancak Kozinoğlu dosyasında tek mesele AKP’nin yeni operasyon sopasının kime uzanacağından ibaret de değil.
Bir kere AKP iktidarı, Kozinoğlu’nun zehirlendiği iddiasını servis ettiği anda, kendi iktidarında, o dönemki ortağı tarafından cezaevlerinde insanların öldürüldüğünü, dolayısıyla bu cinayetlerde rolü olduğunu resmen kabul etmiş oldu.
Öte yandan Kozinoğlu dosyasını açan AKP, bu dosya üzerinden kendi açıklarının da ortaya çıkacağını hesaba katmamış olamaz. Çünkü Kozinoğlu, ölümünden günler önce yazdığı bir mektupta, öldürüleceğini belirtiyor ve önemli suçlamalarda bulunuyordu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in belki de ince eleyip sık dokuyarak açtığı bu dosyanın hedefinde kimler olabilir peki?
Kozinoğlu’nun son mektubuna bakınca ortada çok da bilinmeyen bir denklem olmadığı görülecektir:
"Hakan Fidan’ın MİT’e gelişi ile söz konusu okullarda (Fethullah Gülen okullarında) çalışan öğretmenlerden birçok isim MİT'e davet edilmiş ve MİT'te göreve başlamıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü gibi MİT de Gülen cemaatine mensup kişilerce ele geçirilmek üzeredir."
Yine Kozinoğlu’na göre yıllarca Hakan Fidan’ın yönetiminde yer aldığı TİKA da Cemaat’in kontrolündeydi. Yani hedeflerden biri açık şekilde Hakan Fidan’dı.
Öte yandan Kozinoğlu son mektubunda sadece Hakan Fidan’ı hedef almamış, Erdoğan’ın gizli kasaları olduğunu da iddia etmiş, bunların bilgisini Bülent Arınç’ın CIA’ye verdiğini öne sürmüştü.
Gürlek’in bu dosyayı açmasıyla bu konuların bazı bölümlerinin yeniden kamuoyu gündemine gelmesi şaşırtıcı olmayacak. Bazıları gündeme gelecek, bazıları sümenaltı edilecek. Seyri AKP içindeki kavga belirleyecek…
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.