Sayfa yolu
AKP'nin Akın Gürlek savunması suçun ikrarı: Lüksemburg görevinin ne zaman olduğunun hiçbir önemi yok!
Yayın Tarihi: 06.11.2025 , 11:18 Güncelleme Tarihi: 07.11.2025 , 00:36
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Eti Maden’in yurt dışı işletmesinin yönetim kurulunda yer aldığı ve buradan avro olarak maaş aldığı iddiası dün akşamdan bu yana gündemin en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevindeyken bu görevlendirmenin yapıldığını, 9 ay boyunca da ilgili kurumdan maaş aldığını söyledi. Başsavcı Gürlek’i korumak adına AKP cephesinden gelen yanıtta, görevlendirmenin Adalet Bakan Yardımcılığı döneminde yapıldığı, başsavcılık görevlendirmesi sonrası ise istifa ettiği ifade edildi. Arada yapılan ödemelerin sehven olduğu, iade edildiği de eklendi.
Ancak bu gündemde sorun AKP’lilerin bu açıklamasıyla çözülmüyor.
Gürlek’in söz konusu göreve getirilmesinin hangi tarih ve görevdeyken olduğunun da hiçbir önemi yok.
Dolayısıyla CHP cephesinden gelen “o sırada başsavcıydı, Bakan Yardımcısı değil” savunmasının da bir önemi yok.
Ortada çok daha büyük bir ihlal var.
Tartışmalara konu olduğu üzere Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı öncesi Adalet Bakan Yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Bu görevinden önceyse AKP iktidarının önemli birçok siyasi davasında hakim olarak görev yapmış, kritik dosyalarda önemli ceza kararlarına imza atmıştı.
Yani Gürlek Bakanlık görevi öncesinde hakimlik görevinde bulunuyordu.
Konun asıl önemli yanını tam da burası oluşturuyor.
Sorun çok daha büyük
Konuya ilişkin görüşlerini aldığımız eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Gürlek’in Adalet Bakanı yardımcılığının diğer bakan yardımcılığı görevlerinden farklı hükümlere tabi olduğuna işaret etti.
Bunun savcı ve yargıç kökenli bakan yardımcılarına ilişkin hükümlerle doğrudan bir bağı var.
Buna göre bakan yardımcılığı görevine atanan yargıç ve savcı kökenli kişiler, doğrudan yargıç ve savcıların bağlı bulunduğu hükümlere tabiler.
Eminaoğlu bu durumu soL’a yaptığı şu açıklamayla özetledi:
“Akın Gürlek’in Bakan Yardımcılığı bir idari görev. İdari görevde yargıç ve savcı hükümlerine tabi olmaya devam ediyordu. Bu tip isimler ister bakan yardımcısı olsun, ister yargıç ve savcı olsun fark etmiyor. Anayasa’da hüküm çok açık, her durumda aynı hükümlere tabiler. Bu nedenle hiçbir biçimde resmi ve özel bir kurumun yönetiminde görev alamazlar.”
'Tarihin de görevin de bir önemi yok'
AKP cephesinden gelen aklama girişimlerine dair değerlendirmede bulunan Eminağaoğlu, “Şimdi aklanma yarışına girildi, o sırada bakan yardımcısıydı gibi çıkışlar duyuluyor. Tekrar ediyorum, ister o sırada bakan yardımcısı olsun ister olmasın, tarihlerin de bu bilginin de hiçbir önemi yok. Olsa da olmasa da değişen hiçbir şey yok. Hükümlere aykırı bir adım atıldığı çok net” ifadesini kullandı.
'Derhal işlem başlatılmalı'
Bu durum dolayısıyla Gürlek hakkında HSK’nın derhal işlem başlatması gerektiğine işaret eden Eminağaoğlu, kazançların mal beyanında gösterilip gösterilmediğinin, ilgili kurum Varlık Fonu'na devredildiği için bunun bir kamu parası olması dolayısıyla elde edilen gelirin zimmet suçunu dahi oluşturup oluşturmayacağının ileri tartışmalar olarak gündeme gelebileceğine işaret etti.
Eminağaoğlu, yargıç ve savcıların özel soruşturma hükümlerine tabi olduğunu da belirtirken, "Bulunduğu sınıfa göre HSK mı izin verecek, Bakanlık mı soruşturacak, Yargıtay mı soruşturacak bu konuda da ilgili kurumların bir an önce netlik sağlaması, bunu duyurması gerekir" dedi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.