Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

‘Temiz eller’ operasyonu ve AKP: İktidarın yönetme krizi ve ateşle dansı...

“Kara para” denilen bu ağ, AKP iktidarının sadece bu haberde hedef haline gelen açık unsurlarını değil, tamamını kapsıyor. Gözden çıkarılanlar bir bir torbaya doldurulurken patlamaya hazır fay hatlarının sayısı da giderek artıyor. Ortada güzel bir pakete sığacak “temiz eller operasyonu” hayalinden çok AKP için ateşle dans tablosu var gibi duruyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 17.12.2025 , 16:41 Güncelleme Tarihi: 18.12.2025 , 14:13

“İmamoğlu operasyonu, Investco ve Verusa Holding operasyonu, Assan Grup Askeri Casusluk operasyonu, Can Holding operasyonu, İstanbul Altın Rafinerisi operasyonu, Kapalıçarşı döviz büroları operasyonu, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı operasyonu ve unutuldu sanılan Paramount Otel operasyonu… Bu operasyonların hepsi mi CHP'nin veya siyasi aktörlerinin önünü kesmeyle ilgili? Öyle olmadığını en iyi CHP'li siyasi aktörler biliyor. Ama bazı operasyonlar doğal olarak siyasilere de uzanacak ve uzanabilir. Hangi partiden kimlere uzanacağı bilinmez ama bilinenler de var.”

Bu sözler AKP’nin esaslı yayın organlarından biri olan Sabah’ta, Mahmut Övür tarafından dile getirilmişti.

Övür bunları söylüyor ve manşeti atıyordu: Temiz eller operasyonu!

Bu operasyonların gerisi geldi, hatırlatalım:

Casusluk operasyonu, şike ve bahis operasyonu, turizm patronlarına operasyon, Mehmet Akif Ersoy operasyonu, GAİN Medya operasyonu ve dahası…

Övür’ün açtığı aralıktan bugün birçok AKP’li atış yapmaya devam ediyor.

Dahası da var”, “neler olacak neler”, “devam edilecek”, “kirli olan herkesin üzerine gidilecek” temalı yazılar, sosyal medya paylaşımları ve televizyon programı yorumları her yanı kaplamış durumda.

Yapılan açıklamalar ve imalardan anladığımız, operasyonların hepsinin birbiriyle ilişkili olduğu ve devamının da geleceği şeklinde.

Peki, şu ana kadar yapılan operasyonlarla, yukarıda adı geçen dosyalarla iddia düzeyinde dahi olsa ilişkilendirilenler kimler?

soL’da daha önce vurgulamış, altını çizmiştik, yeniden hatırlatalım:

Mehmet Uçum, Hakan Fidan, Fahrettin Altun, Rezan Epözdemir, Sedat Peker, Süleyman Soylu, Mehmet Ağar, Cuneyd Zapsu, Cihan Ekşioğlu ve Sezgin Baran Korkmaz…

Bu isimlerin bazıları bir suçlamanın konusu oldu, bazıları ise bir iddiayla dolaylı olarak ilişkilendirildi ama hepsinin ortak yönü, kesişim kümesi AKP’ydi.

Yani AKP içindeki kaynayan kazanla “temiz eller” operasyonu denilen süreç arasında doğrudan bir bağlantı var.

Peki, AKP, böylesi bir dönemde, kendi içinden aktörlerin sürekli hedef olduğu ya da olabileceği bir sürece neden giriyor?

Her şey AKP içi kavgayla mı ilgili?

İşin bir yönü AKP içinde kaynayan kazan ve yönetme kriziyle doğrudan ilgili.

Erdoğan sonrası için herkes koltuk kapmaca ve güç tahkim etme yarışına girince kriz de katmerlenmişti.

Bu krizin yansımaları da yukarıda işaret ettiğimiz her bir operasyon başlığında ayrı ayrı gündeme geldi.

Gelin Övür’ün işaret ettiği operasyonların izinden gidelim ve kısaca hatırlayalım:

*Investco Holding hakkında "Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet" suçundan elde edilen gelirleri borsa aracılığıyla akladığı gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hayatını anlatan "Bir Lideri Doğuşu" adlı kitabın yazarı Ömer Özbay da bulunuyor. Özbay Verusa’nın CEO’suydu ve bir dönem Erdoğan’ın da danışmanlığını yapmıştı.

*ASSAN Group şirketi sahibi Emin Öner ile şirket genel müdürü Gürcan Okumuş çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. İddiaların merkezinde askeri casusluk vardı. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş.’de (MKE) üst düzey görevlerde bulunduktan sonra ASSAN Grup’a danışmanlık yapan avukat İsmet Sayhan da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma” suçlamasıyla tutuklandı. Sayhan MHP’li bir isimdi ve bu operasyon sektördeki AKP-MHP gerilimiyle ilişkilendirildi, iktidar bloğuyla bağı kuruldu.

*Can Holding operasyonu malum, üzerine en çok tartışma yürüyen ve sürecin en kritik halkalarından biri. Hakan Fidan iddiaları da Mehmet Uçum iddiaları da bu vesileyle gündeme geldi. Rezan Epözdemir bu süreçle bağlantılı şekilde tutuklandı, sonraki tüm dalgalar bu ana dalgayla ilişkilendirildi.

*İstanbul Altın Rafinerisi operasyonunun en dikkat çekici yönü, şirketin sadece tek bir yöneticisi hakkında işlem yapılmaması oldu. Bu isim 21 ve 22’nci Dönem İstanbul Milletvekilliği de yapmış olan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz’dü. Gündüz AKP kurucularından biri ve aynı zamanda başkanlığını yaptığı üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanvekilliği görevini Bilal Erdoğan yürütüyor.

*Merkez Bankası'nın ana hissedarı olduğu BKM’de 100 milyon lirayı aşan kamu zararı tespit edildi. Eski Başkan Yardımcısı Emrah Şener dahil 8 kişi tutuklandı. Şener, Berat Albayrak ekibinden biri olarak biliniyordu. Sadece bir ay cezaevinde kaldı, sonrasında serbest bırakıldı.

*Paramount Otel operasyonu ise evlere şenlik olan kısımlardan. Sedat Peker tüm ayrıntıları anlatan isimdi. Yalıkavak Marina’ya çökme hikayesinde yer alan Muğla Emniyet Müdürü, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu, Koruma Dairesi Başkanı Ekrem Güler, HaberTürk sunucusu Veyis Ateş, Gökçek’in ekran yüzü Tahir Sarıkaya, yandaş yazar Cem Küçük ve Rasim Ozan Kütahyalı bu otelde bir güzel ağırlandı diyordu. Peker’in ifşalarından sonra CHP’li vekili Cemal Enginyurt, Binali Yıldırım, Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in de otelde kalanlar arasında olduğu söyleniyordu. AKP’ye, Süleyman Soylu’ya yakın olduğu belirtilen Cihan Ekşioğlu bu operasyonla topun ağzına geliyor, tutuklanıyordu. Yine bir dönem AKP’ye çok yakın isimlerden olan ve birçok iddiayla adı anılan Sezgin Baran Korkmaz da hedefteydi. Ekşioğlu tutuklanacak, Korkmaz firari durumda olacaktı bu dosyada.

Yeni operasyonlar da AKP'nin içinden devam etti

Yukarıda aktardık, bu tabloya casusluk operasyonu, şike ve bahis operasyonu, turizm patronlarına operasyon, Mehmet Akif Ersoy operasyonu ve GAİN Medya operasyonu eklendi.

Sadece Mehmet Akif Ersoy operasyonu üzerinden ortaya dökülenlere bakalım, ucu Saray’a kadar uzanan bir süreçten, sızıntıdan söz ediyoruz.

Bilindiği üzere Mehmet Akif Ersoy operasyonu sırasında Saray'dan bir isim doğrudan Sabah gazetesi tarafından hedef alınmış, basının gündemine böyle girmişti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak, uyuşturucu ve diğer iddiaların içinde anılmış, sonrasında istifa etmek zorunda kalmıştı.

Yani Saray’dan bir isim, doğrudan Sabah gazetesi tarafından hedef gösterilmiş, istifa ettirilmişti.

Sonra?

Sonrasında “Bize yaptığın kötülükler hadi neyse. Meseleyi kişiselleştirmek istemiyorum. Ankara’da oturduğun ev 40 milyon lira, bindiğin araba 10 milyon lira. Menekşe İnşaat üzerinden neler çevirdiğini biliyoruz. Detayı hepsi bizde belgeleriyle de mevcut. Yani neler yaptığın, arsaları kapattığın ve benzeri biliniyor. Yani bakanlar hakkında bile şunların hakkında raporlar hazırlandı diyor, böyle istedi Cumhurbaşkanı diyor, o isimler hakkında rapor hazırlatılıyor, bakanlar bile korkutulmaya çalışıyor” diyen ve kavgayı genişleten isim Cem Küçük olacaktı.

"Mehmet Akif Ersoy'la ilgili ne kadar iddia varsa, o iddialardan daha ağır bir isim var ama onunla ilgili bir işlem yapılmadı. İsmi zamanla çıkar mı bilmiyorum. Detay vermeyeyim. Belki soruşturma devam ediyor olabilir. Esrar kullandığı, grup şeyleri hepsinde geçiyor adı, onunla ilgili işlem yapılmadı. Bu siyasi baskıyla mı oldu, soruşturma mı devam ediyor… Tanınan bilinen bir isim, onunla ilgili bir işlem yapılmadı. Bunu takip edeceğim, ileride bakacağım. İfade metni ortada, Kanarya rumuzlu gizli tanığın ifadesinde her şey yer alıyor. Uyuşturucuyla mücadele söz konusuysa Mehmet Akif Ersoy kadar hakkında ağır itham bulunan kişilerin de hakkında işlem yapılması gerektiğini düşünüyorum, eğer bu yapılmazsa bu operasyon siyasidir.”

Bu sözleri söyleyen isimse bir diğer AKP’li Şamil Tayyar olacaktı.

Can Holding operasyonunda Savcı Akın Gürlek’in önünün kesilmek istendiği, Mehmet Uçum’un Epözdemir’i koruma altına almaya çalıştığını vurgulayan kişiydi Tayyar.

AKP içindeki kavgada “açık oynamak” birçok aralıkta ona düşüyor, o da görevini yapıyordu yine.

Sonra?

AKP’li olduğu belirtilen ve Habertürk’ün başına geçeceği söylenen Fevzi Çakır ile ilgili “Kılıçdaroğlu videosu” ortaya çıkıyor, bu video doğrudan Sabah gazetesi ekibi tarafından servis ediliyor, ardından da bu isim Habertürk’ten istifa ediyordu.

Koltuk koltuk süren bir kavga var ortada.

AKP içinde yeni bir operasyonun daha elinin kulağında olduğu belirtiliyor.

Erdoğan’ın bahis operasyonu gündemiyle ilgili “herkesin üzerine gidilecek” sözleriyle, Övür’ün ve kimi AKP’lilerin “temiz eller” çıkışı tam da bu noktada birleşiyor.

Neler oluyor, temiz eller ne demek?

Peki, gerçekten neler oluyor? Ortada bir temizlik mi var?

AKP’lilerin bir bölümünün iddiası bu. Kavganın merkez karargahlarından biri AKP’nin içi olduğu için bu tablo da kaynağını AKP’den alıyor.

Oysa tüm iddiaların gelip bağlandığı yere bir daha bakalım mı?

GAİN’de de aynısıyla karşılaştık, Torlak gündeminde de, Can Holding’de de, bahis operasyonlarında da, Paramount’ta da ve yukarıda sıralanan tüm operasyonlarda da…

Ortada “kara para” üzerinden tarif edilen bir şebeke var.

Bu şebeke sadece AKP’deki ilgili isimlerden ve operasyona konu olanlardan ibaret değil, düzenin her yerine, her dokusuna işlemiş durumda.

Kaynağı belli olmayan paralarla kurulan devasa ağlar var.

Önümüze çıkan söz konusu operasyonlarsa bu ağın kurutulmasıyla, temizlikle falan ilgili değil.

AKP içinde tüm hızıyla süren ve belli ki devam edecek bir kavga var. Bu kavga belli ki yeni kelleler alarak devam edecek ve torba giderek büyüyecek.

Bu büyüyen torbayı “bakın içerde de kirli unsurların üzerine gidiyoruz, tıpkı İBB’de olduğu gibi" diye güzel bir paketle sunmak istiyorlar gibi duruyor.

Ancak AKP iktidarının Saray’a, bakanlara kadar sıçrayan bu kavgayı steril bir “temizlik” paketine sıkıştırması, kavganın taraflarını ve aktörlerini düşününce hayli zor görünüyor.

Çünkü “kara para” denilen bu ağ, AKP iktidarının sadece bu haberde hedef haline gelen açık unsurlarını değil, tamamını kapsıyor. Gözden çıkarılanlar bir bir torbaya doldurulurken patlamaya hazır fay hatlarının sayısı da giderek artıyor.

Ortada güzel bir pakete sığacak “temiz eller operasyonu” hayalinden çok AKP için ateşle dans tablosu var gibi duruyor.

Bu ateşle dansın sonuç olarak nereye bağlanacağını belirleyecek olan ise tek başına AKP ve içinde yaşadığımız bu düzen değil. Bu karanlığa ve yağmaya asıl isyan etmesi gerekenler, halk rol alacak mı, esas soru bu?

DÜZELTME: Haberin ilk versiyonunda, Serdar Akinan'ın, hedefteki isimlerden birinin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu olduğuna dair iddiasına da Akinan referans gösterilerek işaret ediliyordu. Bakanlık kaynaklarının itirazlarının ardından, haricen teyit edemediğimiz iddiayı haberden çıkardık.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.