Sayfa yolu
Kırşehir'in akciğerlerine maden şirketi çöktü: İlbak Holding'e ÇED onayı verildi
Fotoğraf: AA
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.08.2026 , 09:53
Meşe ormanlarıyla kaplı olması nedeniyle Kırşehir'in akciğerleri olarak bilinen Akçakent ilçesi, devasa bir maden tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
İlbak Holding çatısı altında faaliyet gösteren Kayın Madencilik İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan bakır madeni projesi için beklenen resmi onay çıktı.
Kırşehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruyla, Akçakent'e bağlı Avanoğlu köyünde kurulacak maden ocağına ÇED Yönetmeliği kapsamında olumlu kararı verildiği ilan edildi.

Ruhsat alanı binlerce futbol sahası büyüklüğünde
Geçmiş yıllara ait resmi çevresel etki değerlendirme raporlarına göre projenin ruhsat alanı 1.119,54 hektar gibi muazzam bir büyüklüğe sahip. Bu devasa ruhsat alanı, yaklaşık olarak 1.567 adet futbol sahasının kapladığı toplam alana denk geliyor. ÇED olumlu kararı şimdilik bu geniş ruhsat sahası içinde belirlenen 4,11 hektarlık fiili proje alanını kapsasa da, ruhsatın toplam büyüklüğü gelecekteki doğa tahribatının potansiyel boyutlarını gözler önüne seriyor.
Proje kapsamında her yıl 50 bin ton tüvenan bakır cevheri ile 150 bin ton pasa olmak üzere, sahada yılda toplam 200 bin tonluk kazı işlemi gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Milyarlarca liralık gelir halkın değil şirketin kasasına gidecek
Yılda çıkarılması planlanan 50 bin ton tüvenan bakır cevherinin bugünkü küresel piyasalardaki ortalama değeri milyonlarca doları, yani güncel kurla milyarlarca lirayı buluyor. Ancak Kırşehir'in doğasının, suyunun ve ormanlarının tahrip edilmesi pahasına elde edilecek bu devasa ekonomik değer kamu yararına kullanılmayacak ve devletin kasasına girmeyecek.
Bölgenin yer altı zenginliği, doğrudan doğruya projeyi yürüten özel şirketin bilançosuna kâr olarak yazılacak.

Su kaynakları ve tarım arazileri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
Geçmiş zamanlarda yörede milli park olması için tartışmaların merkezinde duran ormanlık dokunun tam kalbinde yer alan bu maden sahası, sadece meşe ağaçlarını değil, bölgedeki tüm ekosistemi tehdit ediyor.
Madencilik faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte yapılacak bitki örtüsü temizliği ve patlatmalı kazılar, bölgenin can damarı olan yer altı ve yer üstü su kaynaklarının ağır metallerle kirlenmesine ve zamanla kurumasına yol açacak. Temiz su kaynaklarının zehirlenmesi ve havaya karışacak tonlarca toz, bölgedeki tarım arazilerini verimsizleştirecek, hayvancılığı ise yapılamaz hale getirecek.
Geçimini topraktan ve doğadan sağlayan yöre halkı, ağır iş makinelerinin gürültüsü ve tozu altında hem sağlığını hem de ekonomik güvencesini kaybederek kendi yurtlarında barınamaz duruma gelecek.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.