Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

17 yıllık kâr için kalıcı yıkım: Maden için 1262 hektarlık tarım alanınını yok edecekler

Kırşehir'de Defaş Madencilik, 17 yıllık madende kâr etmek için 1262 hektarlık tarım alanı ve doğada kalıcı tahribat yaratacak. Devasa tarım alanlarının ve Seyfe Gölü havzasının sermaye eliyle 'sömürge' madenciliğine kurban edilmesine karşı yöre halkı topraklarını ve geleceğini savunmak için mücadele ediyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 10.07.2026 , 13:29 Güncelleme Tarihi: 10.07.2026 , 13:36

Kırşehir'in Boztepe ve Merkez ilçelerinde kurulması planlanan devasa altın madeni projesi, bölgenin ekolojik ve tarımsal bütünlüğünü kalıcı olarak bitirmeyi hedefliyor.

Proje kapsamında 1262 hektarlık devasa bir alanda faaliyet yürütülecek ve 17 yıl sürecek yoğun işletme döneminde yılda 3 milyon ton cevher işlenecek. İşlenen her bir ton kayadan sadece 0,53 gram altın elde edilmesi planlanıyor. Madenin inşaat süreci 2 yıl, faaliyet süresi 17 yıl olacak. 2 yıl da kapatma süresi olacağı belirtiliyor.

Bu ufak miktarlara ulaşmak için her yıl 34 milyon ton atık kaya ortaya çıkacak ve 17 yılın sonunda toplam 630 milyon ton kaya yerinden sökülmüş olacak. Süreç boyunca 123 bin tondan fazla patlayıcı kullanılacak ve sonuç olarak yaklaşık 27 ton altın çıkarılacak.

Kulağa mantıklı geliyor ama gerçek öyle değil

Ülkenin kazanacağı parayı düşününce, bu kadar altın çıkarmanın devasa bir ekonomik getiri sağlayacağı sanılabilir ve bu durum kulağa mantıklı gelebilir. 

Ancak durum hiç de öyle değil.

İlk olarak elde edilecek milyarlarca liralık gelir, ülkenin veya emekçilerin kasasına değil, projeyi yürüten Koç Holding ve Fernas ortaklığındaki özel şirketlerin kasasına gidiyor. İkinci olarak ise madencilik faaliyeti bittiğinde bu coğrafya kalıcı olarak tahrip edilmiş, zehirli atıklarla dolu devasa bir çukura dönüştürülmüş olacak.

Proje Seyfe Gölü'nünde etkilenmesine neden olacak. Burası aynı zamanda Allı Turna olarak bilinen flamingo kuşlarının da göç güzergahlarından biri.

Seyfe Gölü havzasında geri dönüşsüz yıkım

Tahribatın boyutu sadece 1000 hektarlık alanla sınırlı kalmıyor. 

Proje doğrudan Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri olan Seyfe Gölü'nün drenaj havzası içerisinde yer alıyor. Altını kayalardan ayırmak için siyanür kullanılmayacağı söylense de, yüzdürme işleminde potasyum amil ksantat, metil izobütil karbinol ve sodyum silikat gibi son derece ağır ve tehlikeli kimyasallar kullanılacak. Bu kimyasal maddeler ile birlikte proje ömrü boyunca 8,4 milyon metreküp temiz su tüketilecek. 

Bu miktar Kırşehir ölçeğindeki bir kentin 1 yıllık tüm su ihtiyacını karşılayacak kadar ciddi bir rakama tekabül ediyor.

Bunun yanı sıra yeraltı sularının çekilmesi ve zehirli sızıntı riski, sadece maden sahasını değil, çok daha geniş bir coğrafyadaki yerel ekosistemi geri dönülemez şekilde zehirleyecek.

Yapılan çalışmalar neticesinde tarım alanları kalıcı olarak yok edilecek. Açılacak devasa çukurlar ile kimyasal ayrıştırma işlemleri yapılacak.

Tarımsal faaliyet altın gelirinin yarısına yakın kazanç sağlıyor ve yaşamı kalıcı kılıyor

Bölgedeki 631 hektar şahıs tarım arazisi ve 380 hektar mera alanı doğrudan yok edilecek. Oysa 20 yıllık profesyonel ve bilimsel kazanç, tek seferlik maden faaliyetinden elde edilecek altının yarısına yakın bir gelir elde ediyor. Üstelik tarım çok daha uzun süre burayı kalıcı ve yaşanabilir hale getiriyor. Yirmi yılın sonunda bölgeyi ölü bir araziye çevirmek yerine, nesiller boyu devam edecek sürdürülebilir bir gıda döngüsü yaratılabiliyor.

Hedeflenen proje köylerin ve tarım arazilerinin tam göbeğinde yer alıyor.

Sömürge madenciliğine karşı Kırşehirliler ayakta

Projenin doğrudan hedefinde olan Çimeli, Körpınar ve Kızılcaköy gibi yerleşim yerleri, devasa açık ocakların ve atık dağlarının adeta içine hapsediliyor. Kırşehirliler 20 yıllık maden için bin hektarlık alandan fazlasının kalıcı olarak yok olmasını istemiyor ve topraklarını korumak için amansız bir mücadele veriyor. 

Yaşananlar adeta sömürge madenciliği gibi ilerliyor. Emekçiler ve köylüler kendi yaşam alanlarında mülksüzleştirilirken, doğanın binlerce yıllık dengesi şirketlerin kısa vadeli kâr hırsına teslim ediliyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.