Sayfa yolu
Kanada liderinin ‘ekonomik egemenlik’ reçetesi: Havalimanları özel sermayeye açılıyor, işçiler sokakta
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 16.09.2026 , 14:14
Kanada Başbakanı Mark Carney hükümetinin ABD’ye ekonomik bağımlılığı azaltma iddiasıyla başlattığı yatırım hamlesinin en somut adımlarından biri ülkenin en büyük havalimanlarında atılıyor.
Carney, Toronto’da düzenlenen Kanada Yatırım Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Toronto Pearson, Montreal-Trudeau, Vancouver ve Calgary havalimanlarının işletilmesi için özel sermayeden uzun vadeli yatırım alınacağını açıkladı.
Federal hükümet arazi ve temel varlıkların mülkiyetini elinde tutacak. Ancak özel yatırımcılar, uzun vadeli imtiyaz sözleşmeleri aracılığıyla havalimanlarının işletmesine ve büyümesine dahil edilecek. Carney hükümeti uygulamadan “on milyarlarca dolar” kaynak yaratmayı ve bu parayı bölgesel havalimanları, ulaşım altyapısı ve geniş bant yatırımlarında kullanmayı hedeflediğini söylüyor.
Carney konuşmasında adımı hükümetin daha geniş yatırım politikasının bir parçası olarak sundu. Kanada hükümeti önümüzdeki yıllarda toplam 1 trilyon Kanada doları yatırım çekmeyi hedeflerken, yeni “Mega Verimlilik İndirimi” düzenlemesiyle yeni sermaye yatırımlarında efektif vergi oranını yüzde 13 civarından yüzde 6,4’e indireceğini de açıkladı. Zirveye yaklaşık 30 ülkeden, toplamda 100 trilyon doların üzerinde varlık yöneten yatırımcıların katıldığı bildirildi.
Carney’nin çizdiği tablo, ABD Başkanı Donald Trump döneminde Washington’la büyüyen ticaret gerilimlerinin ardından Kanada’nın sermaye ve ticaret ilişkilerini çeşitlendirme arayışına dayanıyor. Kanada Başbakanı bugün Strasbourg’da Avrupa Birliği’yle ekonomik ve güvenlik ilişkilerini derinleştirmek üzere temaslarda bulunuyor. Carney daha önce Avrupa’yla “benzersiz bir güvenlik ve ekonomik ittifak” kurulması gerektiğini söylemişti. Kanada hükümetinin hedeflerinden biri ABD dışındaki ticareti on yıl içinde ikiye katlamak.
Ancak Washington’a bağımlılığı azaltma hedefi, Carney hükümetinin ülkenin altyapısını giderek daha fazla uluslararası sermayenin yatırım alanına açmasıyla birlikte ilerliyor.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLHaber2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
İşçiler bir gün önce sokağa çıktı
Havalimanlarının özel sermayeye açılması ihtimali hükümetin resmi açıklamasından önce sendikaların tepkisini çekmişti.
Unifor Havacılık Konseyi üyeleri 14 Eylül’de, Kanada Yatırım Zirvesi’nin düzenlendiği Toronto’da gerçekleştirilen protestoya katıldı. Eylemcilerin mesajı açıktı: “Kanada’nın havalimanları satılık değil.”
Unifor, havacılık sektöründe yaklaşık 17 bin işçiyi temsil ediyor. Sendika, özel sermayenin havalimanlarında daha fazla yer edinmesinin taşeronlaşmayı ve şirketler arasında sözleşme devrini artırabileceğini, bunun da ücretler, sosyal haklar ve çalışma koşulları üzerinde aşağı yönlü baskı yaratacağını savunuyor.
Unifor Başkanı Lana Payne, havalimanı çalışanlarının özelleştirmenin sonuçlarını halihazırda yaşadığını belirterek, taşeronlaştırma ve sözleşme devrinin ücretleri ve çalışma koşullarını aşağı çektiğini söyledi. Sendika ayrıca özel sermayenin girişinin özellikle kırsal, kuzey ve uzak bölgelerde kârlı görülmeyen hatları tehdit edebileceğini ileri sürüyor.
Protesto yalnızca havacılık işçilerinden oluşmadı. Sendikalar, yerli halk örgütleri, çevre ve konut hareketlerinden yüzlerce kişi “Çoğunluk paraya karşı” sloganıyla yürüyerek zirvenin açılış etkinliğinin yapıldığı Ontario Sanat Galerisi'ne (Art Gallery of Ontario) yöneldi. Protestocular Carney hükümetini fosil yakıtlar, silah üretimi ve kamu varlıklarının özel sermayeye açılması üzerinden eleştirdi.
Sendikalardan özelleştirme raporu
Kanada İşçi Kongresi de zirveden hemen önce, 11 Eylül’de havalimanlarının özelleştirilmesine ilişkin bir rapor yayımladı.
“Kamusal Pistler, Özel Kârlar” başlıklı çalışma Avustralya, Yeni Zelanda, Portekiz, Britanya ve ABD’deki uygulamaları inceleyerek özel yatırımın ardından daha yüksek ücret ve harçlar, çalışanlar üzerinde maliyet baskısı ve kamuya ait uzun vadeli gelirlerin kaybı gibi sonuçların görüldüğünü savundu.
Kanada İşçi Kongresi Genel Sekreter Yardımcısı Lily Chang, özel yatırımcıların kâr beklentisinin maliyetinin bir yerden karşılanmak zorunda olduğunu söylerken bunun yolcular açısından daha yüksek fiyatlar, çalışanlar açısından daha düşük işgücü maliyetleri ya da kamunun gelir kaybı biçimini alabileceğini belirtti.
Hükümet ise tam tersini savunuyor. Carney, elde edilecek sermayenin bölgesel havalimanlarına ve daha ucuz hava bağlantılarına aktarılacağını belirtirken Ulaştırma Bakanı Steven MacKinnon hem Kanada emeklilik fonlarından hem de yabancı yatırımcılardan güçlü ilgi beklediklerini söyledi. Avustralyalı altyapı yatırımcılarının yanı sıra Kanada’nın büyük emeklilik fonlarının da olası yatırımcılar arasında olduğu belirtiliyor.
Zaten özel yönetiliyordu, şimdi kâr amaçlı sermayeye açılıyor
Kanada havalimanı sistemindeki değişimin niteliği de önemli.
Ülkenin Ulusal Havalimanları Sistemi’ndeki büyük havalimanlarının arazileri federal hükümete ait olmakla birlikte 1990’lardan bu yana uzun vadeli sözleşmelerle bağımsız havalimanı otoriteleri tarafından işletiliyor. Bu otoriteler özel hukuk tüzel kişileri olsa da kâr amacı gütmüyor ve hissedarları bulunmuyor. Elde edilen fazlanın havalimanlarına yeniden yatırılması öngörülüyor.
Carney hükümetinin planı bu modele yeni bir katman ekliyor: Hissedar getirisi arayan özel yatırımcıların doğrudan uzun vadeli işletme imtiyazlarıyla sisteme alınması.
Yani hükümet bir taraftan Trump yönetiminin tarifelerine ve ABD’ye ekonomik bağımlılığa karşı “daha egemen bir Kanada” söylemi kurarken diğer taraftan bu dönüşüm için küresel sermayeyi, emeklilik fonlarını ve büyük altyapı yatırım şirketlerini ülkenin stratejik varlıklarına çağırıyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.