Breadcrumb
İstanbul'daki saldırının İsrail Başkonsolosluğu'na yönelik olduğu kesinleşti: 'İçeridekileri rehin alacaktık'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.04.2026 , 12:46 Güncelleme Tarihi: 24.04.2026 , 12:48
İsrail’in İstanbul Konsolosluğu’na yönelik 7 Nisan’da yapılan saldırıda yaralı olarak yakalanan saldırgan Onur Çelik’in 14 Nisan’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifadesi alındı. Çelik’in ifadesi ortaya çıktı.
Halktv.com.tr’den İsmail Saymaz’ın haberine göre binaya girmek için polislere ateş ede ede ilerlerken vurularak yakalanan Çelik, düştüğü yerde, “Kafir polisler, kafama sıkın” diye bağırdı.
'Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini benimsemiyorum'
25 yaşındaki Çelik, ifadesinde, IŞİD üyesi olmadığını iddia etti. "Türkiye’yi kafir gördüğünü" belirterek, şöyle dedi: “DEAŞ, Hizbuttahrir ve El Kaide’yi terör örgütü görmüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini benimsemiyorum. Türkiye’yi kafir görmekteyim. Oy kullanmam ve okula çocuklarımı göndermem.”
Hedef İsrail Konsolosluğu'ydu, 1 hafta önce planladılar
Cumhur İttifakı saldırının İsrail Başkonsolosluğu'na yönelik olmadığına ilişkin vurgular yapmıştı. Hatta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, saldırının çokuluslu şirketlere mesaj olduğunu savunmuştu.
Saldırgan Onur Çelik'in ifadesi bu iddiaları yalanladı.
Habere göre Onur Çelik ve Murat İmrak Darıca’da araçla dolaşırken, 1 hafta önce İsrail veya ABD Konsolosluğu’na saldırıyı planladı. Diplomatları rehin alarak, taleplerde bulunacaklardı. ABD Konsolosluğu’na saldırmaktan, güvenliği aşamayacaklarını görüp hemen vazgeçtiler. İmrak kilise ve sinagoglara saldırmayı teklif etti ancak İsrail Konsolosluğu’nda karar kıldılar.
İlk keşfi 1 Nisan'da yaptıklarını, saldırıyı eşiyle de paylaştığını anlatan Çelik'e göre, ikinci keşifse 2 Nisan'da yapıldı. Çelik 3 Nisan'da da saldırıda kullanacakları aracı kiraladı. Ardından Erdoğan Alaca’dan 50 bin TL karşılığında iki tüfek aldılar.
7 Nisan saldırı sabahı Onur Çelik, iki adet taşı siyah bantla bantlayıp el bombası görüntüsü verdi. Sahte el bombaları ‘konsolosluğa girerken dikkati dağıtmak' için kullanılacaktı. Taşları yeleğinin ceplerine koydu. Saat 12.30’da konsolosluk sokağına girdiler. Çelik, bu saati seçmelerinin sebebini “Konsolosluktan 12.30’da öğlen arasına çıkanları rehin alarak binaya girmenin daha kolay olacağını düşündük” diye açıkladı.
Polislere 'kafama sıkın' diye bağırdı
Çelik, şöyle devam etti:
Uzun namlulu tüfeği aldıktan sonra direkt servis otobüslerinin bulunduğu yerdeki şahıslara ‘Allahuekber’ diyerek ateş ettim. Servis araçlarının arasında üniformalı polisler vardı. Polislere doğru beş-altı el ateş ettim. Vurulan polis olup olmadığını bilmiyorum. Arkamdan gelen İmrak ve Sarban’ın da Allahuekber diye tekbir getirdiğini duydum. Yolun solundaki konsolosluğa ateş ederek koşmaya başladım. Dört-beş kere tüfekle ateş ettim. Kimseyi vurup vurmadığım hakkında bilgim yok.
Çelik, polislerce vurularak, yere düşürüldü. Polisler yaralı saldırganı öldürmedi. Çelik ise “Kafir polisler kafama sıkın” diye bağırdı.
'Konsolosluğa girmeyi başarsaydık Filistin’de idam edilenler için video çekip içeridekileri rehin alacaktık'
Saymaz "İçeri girebilselerdi, - tabi binada diplomatların görev yaptığını zannediyorlar-, kanlı bir eylem yapacaklardı" diye yazdı. Çelik’e göre plan şöyleydi: “Konsolosluğa girmeyi başarsaydım Filistin’de idam edilenler için video çekip içeridekileri rehin alacaktık. Video çekip rehineleri öldürecektik. Ancak çocuk ve yaşlıları öldürmeyecektik.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.