Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İstanbul'daki saldırının ardındaki gerçekler: IŞİD’liler ülkemizde elini kolunu sallayarak nasıl geziyor?

Yalova’daki çatışma sonrası IŞİD’in bölgede nasıl bu kadar rahat faaliyet gösterdiğini tartıştık uzun süre. Sonra Sakarya’da ve ülkenin değişik kentlerinde IŞİD'in silah atölyeleri bulunduğu dahi ortaya çıktı. Ülkemizde bu kadar rahat hareket eden bu cihatçı çeteler, dün İstanbul’da ellerini kollarını sallayarak, geride birçok soru işareti bırakan bir saldırıya daha imza attılar. Peki, bu gücü nereden alıyorlar? Gelin olayın ayrıntılarına yakından bakalım.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.04.2026 , 11:12 Güncelleme Tarihi: 08.04.2026 , 12:58

Türkiye, emperyalizmin savaşlarına ortak edildi. Milyonlarca göçmenin içinde cihatçı çeteler de ülkeye sızmakla kalmadı, vatandaşlık ve ikametle ödüllendirildi. Son 5 yılda malvarlığı dondurulan 'terör destekçileri' listesindeki 98 yabancı uyruklu kişi, vatandaşlık veya ikamet sahibi.

Bu haber, dün İstanbul’da gerçekleştirilen IŞİD saldırısından tam 4 gün önce soL’da yer almıştı.

Haberde cihatçı çete bağlantısı bulunan isimlerin ülkemizde büyük bir rahatlıkla nasıl gezdiğini ayrıntılarıyla aktarmıştık.

Dün İstanbul'da, bu başlık üzerinden nasıl büyük bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görmüş olduk.

Neler biliyoruz?

Öncelikle dünkü saldırının ayrıntılarına bakalım.

Saldırı 2,5 yıldır hiçbir faaliyetin bulunmadığı, kapalı olan İsrail’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde gerçekleşti.

Bu dahi tek başına dünkü saldırıya dair birçok soru işaretine neden oluyor.

Bu parantezi kapatıp, saldırıyı gerçekleştirenlerin kim olduğuyla devam edelim.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, olayın ardından yaptığı açıklamada, saldırıyı kimlerin yaptığını açıklamak yerine “Dini istismar eden örgütle irtibatlılar” demekle yetindi.

Sonra öğrendik ki, saldırganlar devlet tarafından bilinen, zaten takip altında olması gereken IŞİD bağlantılı isimlermiş:

İstanbul’da polislerle girdiği çatışmada öldürülen Yunus Emre Sarban'ın 2021’de IŞİD üyeliğinden malvarlığının dondurulduğu ancak 2024’te bu tedbirin kaldırıldığı öğrenildi. Sarban'ın 2018’de de cinayetten 3 ay hapis yattığı ortaya çıktı.

Kısa Dalga'dan Hale Gönültaş, İçişleri Bakanı Çiftçi’nin açıklamadığı bu isimlerin bağlantısını duyururken, bu bilgi, soL’un 3 Nisan tarihinde yaptığı haberin önemini bir kez daha ortaya koyuyordu.

Ortada cihatçı çetelerle bağı olan yüzlerce kişi vardı ve bunların tamamı bilinen ve takip altında olan isimlerdi.

Buna rağmen bu isimlerin ellerini kollarını sallayarak, tam donanımlı silahlarla İstanbul’a kadar nasıl geldiği merak konusu.

Ancak işin hiç de merak konusu olmayan tarafları da var.

Herkes biliyor, iktidar seyrediyor

Yeni yıla girmeden hemen önce, 29 Aralık 2025 tarihinde Yalova’da polis ekiplerinin düzenlediği bir operasyonda çatışma çıkmış, saatler süren çatışmada sonucunda üç polis hayatını kaybetmiş, 6 IŞİD’li öldürülmüştü.

Yaşanan bu çatışmanın ardından gözler bir anda Yalova’ya çevrilmiş, kentte böyle bir IŞİD hücresinin nasıl var olabildiği büyük tartışma konusu olmuştu.

soL’da o dönem bu tartışmanın ne kadar anlamsız olduğunu ayrıntılarıyla aktarmış, Yalova’nın IŞİD’in örgütlenme alanlarından biri olduğunun yıllardır bilindiğini, Meclis’te dahi bundan 12 yıl önce gündem edildiğini hatırlatmıştık.

Zannetmeyin ki DAİŞ'e katılanlar sadece dış ülkelerden. Çok yakınımızdan, Yalova'dan, bir başka yerden sayılarının bin civarında olduğunu zannettiğimiz bu gençler de aldatılarak götürülüyor. Sonra öldüklerini haber alıyoruz.

Örneğin bu sözlerin bundan 11 yıl önce dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından söylendiğini de yine o dönem vurgulamıştık.

Şimdi İstanbul’da gerçekleşen son saldırı sonrası, Yalova bağlantısı yeniden gündemde.

Saldırı sonucunda öldürülen Yunus Emre Sarban’ın IŞİD’in Türkiye’deki yapılanması olan ‘Ahlak ve Sünnet Dergisi’nin videosunu alıntıladığı sosyal medya paylaşımları gündeme gelmiş durumda.

HalkTv’den İsmail Saymaz, Yalova’daki hücreyle Sarban’ın bağlantısı olduğunu dile getiriyor.

Yani tüm izler yine aynı doğrultuyu gösteriyor.

Peki, bunlar bilinmesine rağmen neden hiçbir adım atılmıyor, atılamıyor?

Ülkenin etrafındaki ateş çemberi

Türkiye’nin en uzun sınır komşusu Suriye, bir süredir El Kaide artığı HTŞ’nin lideri Şara tarafından yönetiliyor.

Bu Türkiye’deki cihatçı çeteler için başlı başına cesaret verici bir başlık.

Peki ya ötesi?

Suriye, 2011 yılından bu yana emperyalistlerin ve onların desteklediği cihatçı çetelerin saldırısı altındayken, bu süreçte AKP iktidarı en hafif tabiriyle “destekleyici” bir rol oynadı.

Cihatçı çeteler yıllarca ellerini kollarını sallayarak ülkemize girmiş, sınırlarımızdan içeri sızarak saldırılar gerçekleştirmişti.

Dile kolay, tam 13 yıl boyunca kullandıkları bir güzergahtan söz ediyoruz. 

Haliyle bu dönem boyunca ülkemizin her yanına iyice yerleştiler.

Dergi çıkardılar, dernek kurdular, medrese açtılar, Kuran kursu adı altında yayıldıkça yayıldılar.

Daha geçtiğimiz haftalarda IŞİD bağlantılı çetelerin ülkemizin çeşitli noktalarında silah atölyeleri kurduğu dahi ortaya çıkmıştı.

Yalova işte bu ekiplerin en çok tutunduğu yerlerden biri oldu, Sakarya ve Kocaeli ile birlikte.

Yani ortada şaşırtıcı, sürpriz hiçbir şey yok.

Bu çeteler iktidarın göz yumması sonucu yıllarca ülkemizi adeta üs olarak kullandılar. Şimdi de bu üsler, halkımıza yönelik büyük bir tehdit haline gelmiş durumda.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.